şeffaf - Turco Inglés Diccionario

şeffaf

Significados de "şeffaf" en diccionario inglés turco : 41 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
şeffaf transparent adj.
The bottle was made from transparent plastic.
Şişe şeffaf plastikten imal edilmiştir.

More Sentences
General
şeffaf clear adj.
First, the leaves are filled with a clear gel.
İlk olarak yapraklar şeffaf bir jel ile doldurulur.

More Sentences
şeffaf sheer adj.
She wore a black silk dress, sheer stockings, and high heels.
Siyah ipek bir elbise, şeffaf çoraplar ve yüksek topuklu ayakkabılar giymişti.

More Sentences
şeffaf transparent adj.
The bottle was made from transparent plastic.
Şişe şeffaf plastikten imal edilmiştir.

More Sentences
şeffaf open adj.
The mayor's open policy is exemplary.
Belediye başkanının şeffaf politikası örnek niteliğinde.

More Sentences
şeffaf open adj.
The mayor's open policy is exemplary.
Belediye başkanının şeffaf politikası örnek niteliğinde.

More Sentences
Construction
şeffaf clear adj.
First, the leaves are filled with a clear gel.
İlk olarak yapraklar şeffaf bir jel ile doldurulur.

More Sentences
General
şeffaf gauze n.
şeffaf pellucid adj.
şeffaf diaphanous adj.
şeffaf lucid adj.
şeffaf liquid adj.
şeffaf limpid adj.
şeffaf bright adj.
şeffaf lucent adj.
şeffaf crystal adj.
şeffaf crystalline adj.
şeffaf filmy adj.
şeffaf hyaline adj.
şeffaf glazy adj.
şeffaf through-shine adj.
şeffaf ethereous adj.
şeffaf glassy adj.
şeffaf obvious adj.
şeffaf clean adj.
şeffaf ghost adj.
şeffaf diaphaned adj.
şeffaf phantom adj.
şeffaf perspicuous [obsolete] adj.
şeffaf see-through adj.
Idioms
şeffaf clear as crystal adj.
Technical
şeffaf translucent adj.
Textile
şeffaf achromatic color n.
şeffaf achromatic colour n.
Aeronautic
şeffaf glaze adj.
Mining
şeffaf hydrophanous adj.
Optics
şeffaf diaphanic adj.
Biology
şeffaf hyaline adj.
şeffaf hydatoid adj.
Archaic
şeffaf dioptric adj.
şeffaf diaphane adj.

Significados de "şeffaf" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yarı şeffaf madde translucent substance n.
şeffaf taş transparent gem n.
şeffaf madde transparent substance n.
şeffaf kağıt üzerine çıkarılan kopya tracing n.
şeffaf sır glaze n.
şeffaf kopya kağıdı tracing paper n.
şeffaf olmayış opacity n.
şeffaf olma özelliği limpidity n.
şeffaf kağıt cellophane n.
şeffaf olma durumu limpidity n.
polislerin ve askerlerin özellikle eylemlerde kullandıkları şeffaf kalkan riot shield n.
şeffaf koli bandı clear packing tape n.
şeffaf koli bandı clear box tape n.
şeffaf bant clear tape n.
şeffaf koli bandı clear box sealing tape n.
şeffaf koli bandı clear packaging tape n.
ön kısmında şeffaf bölüm bulunan zarf window envelope n.
şeffaf folyo transparent foil n.
şeffaf liderlik visible leadership n.
şeffaf liderlik transparent leadership n.
plastik şeffaf ayakkabı jelly shoes n.
şeffaf dosya klasörü clear book n.
şeffaf çanta transparent bag n.
şeffaf çanta clear bag n.
şeffaf dosya punched pocket (uk) n.
şeffaf dosya sheet protector (us) n.
şeffaf kopya kağıdı tracing paper n.
değerli bir taş olan zoisitin şeffaf bir cinsi tanzanite n.
şeffaf plastik clear plastic n.
açılır kapanır şeffaf cd kutusu jewel box n.
sümüksü, macun kıvamında-yapışkan, genellikle şeffaf ve yeşil renkte satılan oyun hamuru flubber n.
sakızağacındaki çatlaklardan sızan ve başlıca cila yapımında kullanılan, sarımsı-yeşilimsi renkte şeffaf ve aromatik bir reçine mastich n.
birbiriyle karışık ve şeffaf cama gömülü renkli camdan yapılma ince çubuk ve tüpler millefiore glass n.
eskimiş porselende oldukça şeffaf olan benek moon n.
şeffaf şey hyalin n.
şeffaf şey hyaline n.
cam gibi şeffaf olma hyalescence n.
şeffaf olma limpitude n.
şeffaf bir tür porselen lithophane n.
şeffaf elmas kristali glassie n.
şeffaf elmas kristali glassy n.
ince ve şeffaf kumaş gossamer n.
(buza benzer şeffaf kristalleri olan) bir feldspat türü ice spar n.
yağa batırılarak şeffaf ve suya dayanıklı hale getirilmiş kağıt oilpaper n.
japon balığı akvaryumu olarak kullanılan şeffaf cam kase goldfish bowl n.
paketlemede kullanılan ince, esnek ve şeffaf kağıt film n.
sunum amaçlı üzerine işaretlemeler yapılan ince, şeffaf ve plastik bir malzeme foil n.
sahne ışıklarını renklendirmek için üzerine konan renkli ve şeffaf kağıt gelatin n.
sahne ışıklarını renklendirmek için üzerine konan renkli ve şeffaf kağıt gelatine n.
tam şeffaf olmama semipellucidity n.
şeffaf buz silver storm n.
şeffaf şey crystal n.
küçük şeffaf kağıt zarf pochette n.
ufak bir heykelcik/figür içeren bir tür şeffaf mermer sulphide n.
üzerine şeffaf bir kağıt koyup kopyasını çıkarmak trace v.
şeffaf olmak be transparent v.
şeffaf olmak transpare [obsolete] v.
(şeffaf yüzey) leke veya çizgi ile dolmak cloud v.
şeffaf ambalaj ile sarmak prepackage v.
şeffaf pakete sarmak prepackage v.
şeffaf olmayan nontransparent adj.
parlak ve şeffaf glare adj.
kısmen şeffaf semicrystalline adj.
daha şeffaf sheerer adj.
şeffaf olmayan opaque adj.
şeffaf olmayan non-transparent adj.
şeffaf olmayan non-transparent adj.
şeffaf olmayan intransparent adj.
şeffaf olmayan nebulose adj.
ince, esnek ve kısmen şeffaf olan membraneous adj.
ince, esnek ve kısmen şeffaf olan membranaceous adj.
yüzeyi yarı şeffaf hale getirilmiş ground-glass adj.
yarı şeffaf diaphaned adj.
şeffaf benekli fenestrated adj.
şeffaf benekli fenestrate adj.
hafif, şeffaf ve yumuşak filmy adj.
şeffaf dokusu sebebiyle sise benzeyen gauzelike adj.
ince ve şeffaf pleural adj.
yarı şeffaf semilucent adj.
kısmen şeffaf subpellucid adj.
yalnızca kenarları şeffaf subtranslucent adj.
adil ve şeffaf olmayan indirect adj.
şeffaf bir biçimde perspicuously adv.
şeffaf bir biçimde transparently adv.
şeffaf şekilde glazily adv.
şeffaf madde anlamı veren ön ek hyalo- pref.
Idioms
şeffaf iletişim kurmak speak as (one) finds v.
şeffaf olmak speak as (one) finds v.
bir konuda/bir şey yapma konusunda şeffaf olmak make no bones about something/about doing something v.
(bir konuda) şeffaf olmak make no bones about (something) v.
şeffaf bir kutunun içinde under glass adj.
şeffaf olmayan bir şekilde in a smoke-filled room expr.
Trade/Economic
adresin görüneceği kısmı şeffaf olan zarf window envelope n.
şeffaf piyasa transparent market n.
şeffaf ambalaj prepack n.
şeffaf paket prepackage n.
şeffaf ambalaj prepackage n.
şeffaf kargo poşeti prepack n.
şeffaf poşet prepack n.
şeffaf poşet prepackage n.
şeffaf paket prepack n.
şeffaf kargo poşeti prepackage n.
Politics
şeffaf devlet transparent-open state n.
şeffaf maliyetlendirme transparent costing n.
Technical
şeffaf yapıştırıcı cellophane tape n.
şeffaf mermer calcite n.
şeffaf cila clear enamel n.
şeffaf kaplama clear enamel n.
kılıf ambalajın şeffaf kısmı blister pack n.
şeffaf tabaka clear coating n.
şeffaf duvar translucent wait n.
şeffaf silikon transparent silicone n.
hafif ve şeffaf sheer n.
sıvı seviye veya miktarını gösteren şeffaf gösterge sight gage n.
şeffaf levha templet n.
şeffaf levha template n.
şeffaf kontrol kağıdı control sheet n.
uçak cilalaması için şeffaf malzemelerin deney yöntemleri test methods for transparent materials for aircraft glazing n.
şeffaf alçıtaşı selenite n.
şeffaf malzemeler transparent materials n.
şeffaf bağlantı transparent connection n.
uçaklarda cam olarak kullanılan şeffaf malzemeler transparent materials for aircraft glazing n.
şeffaf kaynak paravanı transparent welding screen n.
şeffaf kaynak perdesi transparent welding curtain n.
şeffaf kaynak şeridi transparent welding strip n.
şeffaf kaplama clear coat n.
yarı şeffaf madde transparent substance n.
yarı şeffaf kağıt translucent paper n.
tepegöz ile kullanılmak üzere şeffaf olarak üretilmiş resim viewgraph n.
tüplü televizyon alıcısı ekranını çevreleyen şeffaf veya opak kenarlık mask n.
pencereye benzeyen şeffaf parça window n.
(dalgıç başlığının önündeki) şeffaf plaka window n.
zarf üzerinde adresin göründüğü şeffaf kısım window n.
katot ışınlı osiloskop gibi ölçüm cihazlarının önünde yer alan şeffaf ölçek graticule n.
sanat eserinin üzerinde bulunup baskı ressamının izleyeceği birtakım talimatları içeren şeffaf kaplama overlay n.
harita veya fotoğraf gibi bir materyalin üzerine bindirilecek olan grafikli şeffaf katman overlay n.
sanat eseri veya fotoğrafın üzerindeki şeffaf kaplama overlay n.
girişim veya polarizasyon özellikleri sebebiyle bazı dalga boyunlarındaki ışınları daha iyi ileterek bir çeşit süzgeç görevi gören şeffaf malzeme filter n.
şeffaf tabaka sight n.
üç boyutlu etki yaratan bir şeffaf slayt projektörü stereopticon n.
şeffaf olmayan opaque adj.
yarı şeffaf translucent adj.
özellikle şeffaf yüzeylerde nem oluşmasını önleyen antifog adj.
özellikle şeffaf yüzeylerde nem oluşmasını önleyen antifogging adj.
Computer
şeffaf zemin transparent backgrounds n.
şeffaf şifreleme transparent encryption n.
Telecom
şeffaf kodlu veri haberleşmesi code-transparent data communication n.
şeffaf köprüleme transparent bridging n.
şeffaf şebeke transparent network n.
şeffaf gözlü zarf envelope with a transparent panel n.