| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | away s. | uzak | ||
|
Some of them are a million light-years away. Bazıları bir milyon ışık yılı uzakta. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | away zf. | uzakta | ||
|
My hometown is hundreds of miles away from here. Benim memleketim buradan yüzlerce kilometre uzakta. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | away zf. | uzağa | ||
| Genel | ||||
| Genel | away s. | deplasmanda | ||
|
Galatasaray is playing away at Rome next week. Galatasaray önümüzdeki hafta Roma ile deplasmanda oynayacak. More Sentences |
||||
| Genel | away s. | yok | ||
|
Can you take care of my dog while I'm away? Ben yokken köpeğime bakabilir misin? More Sentences |
||||
| Genel | away s. | uzak | ||
|
Some of them are a million light-years away. Bazıları bir milyon ışık yılı uzakta. More Sentences |
||||
| Genel | away s. | burada olmayan | ||
|
Tom will be away until Monday. Tom pazartesiye kadar burada olmayacak. More Sentences |
||||
| Genel | away zf. | buradan | ||
|
Go away; I can't look at you! Git buradan, sana bakamıyorum! More Sentences |
||||
| Genel | away zf. | durmadan | ||
|
They were at the beach, dancing the night away. Sahildeydiler, gece boyunca durmadan dans ediyorlardı. More Sentences |
||||
| Genel | away zf. | bir yere | ||
|
The workers concerned, who are generally highly qualified, are not moving away. Genellikle yüksek vasıflı olan söz konusu işçiler başka bir yere taşınmıyor. More Sentences |
||||
| Genel | away zf. | uzakta | ||
|
My hometown is hundreds of miles away from here. Benim memleketim buradan yüzlerce kilometre uzakta. More Sentences |
||||
| Genel | away zf. | bir kenara bırakarak | ||
|
Put that watch away; you don't want it to be stolen. O saati bir kenara koy; çalınmasını istemezsin. More Sentences |
||||
| Genel | away zf. | kurtularak | ||
|
As soon as you are away with that disease, we can go on that trip. Sen bu hastalıktan kurtulur kurtulmaz o yolculuğa çıkabiliriz. More Sentences |
||||
| Genel | away zf. | kenara atarak | ||
|
I would like to emphasise that I am very willing to make concessions, but not when the other side throws them away. Taviz vermeye çok istekli olduğumu ancak karşı tarafın bu tavizleri bir kenara atmaması gerektiğini vurgulamak isterim. More Sentences |
||||
| Genel | away zf. | başka tarafa | ||
|
She always looks away when she is embarrassed. Utandığı zaman hep başka tarafa bakar. More Sentences |
||||
| Genel | away zf. | (bir şeye belirli süre) kalmış | ||
|
Our wedding is just three days away now! Düğünümüze artık sadece üç gün kalmış durumda! More Sentences |
||||
| Genel | away ünl. | dışarı! | ||
|
Tom is often away on business. Tom genellikle iş için dışarıda oluyor. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | away expr. | hapiste | ||
|
You should be put away. Sen hapse atılmalısın. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | away zf. | uzakta | ||
|
My hometown is hundreds of miles away from here. Benim memleketim buradan yüzlerce kilometre uzakta. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | away zf. | uzak | ||
|
Keep this medicine away from the eyes. Bu ilacı gözlerden uzak tutun. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | away zf. | deplasmanda | ||
|
Galatasaray is playing away at Rome next week. Galatasaray önümüzdeki hafta Roma ile deplasmanda oynayacak. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | away s. | yola çıkmış | ||
| Genel | away s. | deplasmanda oynanan | ||
| Genel | away s. | mevcut olmayan | ||
| Genel | away zf. | şimdi | ||
| Genel | away zf. | belirli bir uzaklıkta | ||
| Genel | away zf. | hemen | ||
| Genel | away zf. | oradan | ||
| Genel | away zf. | şuradan | ||
| Genel | away zf. | başka yerde | ||
| Genel | away zf. | bir tarafa | ||
| Genel | away zf. | uzağa | ||
| Genel | away zf. | -den | ||
| Genel | away zf. | -dan | ||
| Genel | away zf. | rakip sahada | ||
| Genel | away zf. | birden | ||
| Genel | away zf. | bir anda | ||
| Genel | away zf. | ansızın | ||
| Genel | away zf. | uzaklaştırmak için | ||
| Genel | away zf. | ayırmak için | ||
| Genel | away zf. | yok etmek için | ||
| Genel | away zf. | ortadan kaldırmak için | ||
| Genel | away zf. | boşa harcayarak | ||
| Genel | away zf. | uzaklaştırarak | ||
| Genel | away zf. | uygun bir yere | ||
| Genel | away zf. | uygun bir yerde | ||
| Genel | away zf. | biriktirerek | ||
| Genel | away zf. | karşı tarafta | ||
| Genel | away zf. | sonuna kadar | ||
| Genel | away zf. | (her şey) bitip tükeninceye kadar | ||
| Genel | away zf. | devamlı | ||
| Genel | away ünl. | defol! | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | away zf. | uzağa | ||
| Konuşma Dili | away expr. | kodeste | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | away zf. | bir yana | ||
| Teknik | away zf. | uzağa | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | away expr. | dışarıda | ||
| Spor | ||||
| Spor | away i. | deplasman maçı | ||
| Spor | away s. | deplasman | ||
| Spor | away s. | (golf) oynanan çukurda topu bayrak direğine en uzak olan | ||
| Spor | away s. | (beyzbol) dışarıda | ||
| Spor | away s. | yarışın süre dışındaki kısmıyla ilgili | ||
| Spor | away s. | yarışın ilk yarısıyla ilgili | ||