| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | slam i. | çarpma | ||
|
We heard a door slam. Bir kapı çarpması duyduk. More Sentences |
||||
| Genel | slam f. | çarparak kapatmak (kapıyı/kapağı) | ||
|
The guards slammed the main gates. Muhafızlar ana kapıları çarparak kapattı. More Sentences |
||||
| Genel | slam f. | vurmak | ||
|
The mechanic slammed the wrench down the table. Tamirci anahtarı masaya vurdu. More Sentences |
||||
| Genel | slam f. | çarpmak | ||
|
Thirteen minutes later, the plane slammed into the French Alps. On üç dakika sonra uçak Fransız Alplerine çarptı. More Sentences |
||||
| Genel | slam f. | hızla çarpmak | ||
|
The car slammed into the wall. Araba duvara hızla çarptı. More Sentences |
||||
| Genel | slam f. | yerden yere vurmak | ||
|
The court was slammed by the people for its decision. Mahkeme, verdiği karar nedeniyle halk tarafından yerden yere vuruldu. More Sentences |
||||
| Genel | slam i. | şelem (briç) | ||
| Genel | slam i. | çarpma sesi | ||
| Genel | slam i. | şlem | ||
| Genel | slam i. | ağır darbe | ||
| Genel | slam i. | şiddetli çarpma | ||
| Genel | slam i. | ağır eleştiri | ||
| Genel | slam i. | sert eleştiri | ||
| Genel | slam i. | hızla çarpan şey | ||
| Genel | slam i. | hapishane | ||
| Genel | slam i. | kısa rolleri bulunan birden çok katılımcının yer aldığı, genellikle rekabetçi olan gösteri | ||
| Genel | slam f. | çarparak kapatmak | ||
| Genel | slam f. | fırça atmak | ||
| Genel | slam f. | çarparak koymak | ||
| Genel | slam f. | fark atmak | ||
| Genel | slam f. | sövmek | ||
| Genel | slam f. | yenmek | ||
| Genel | slam f. | ağır bir şekilde eleştirmek | ||
| Genel | slam f. | çarpıp kapamak | ||
| Genel | slam f. | veryansın etmek | ||
| Genel | slam f. | büyük fark atmak | ||
| Genel | slam f. | sertçe çarpmak | ||
| Genel | slam zf. | bam diye çarparak | ||
| Genel | slam zf. | şiddetli bir çarpmayla | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | slam f. | hışımla girmek | ||
| Konuşma Dili | slam f. | ok gibi fırlayıp çıkmak | ||
| Konuşma Dili | slam f. | kapıları çarparak çıkıp gitmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | slam i. | şapta yan ürün olarak ortaya çıkan sarı renkli demir silikat | ||
| Edebiyat | ||||
| Edebiyat | slam i. | şair atışması müsabakası | ||
| Edebiyat | slam i. | şamatalı ve rekabetçi şiir okuma etkinliği | ||
| Basketbol | ||||
| Basketbol | slam i. | smaç | ||
| Tenis | ||||
| Tenis | slam i. | tek bir sezonda gerçekleşen dört büyük şampiyonluğu da kazanma başarısı | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | şlam | slurry i. | ||
| Genel | şlam | sludge i. | ||
| Maden | ||||
| Maden | şlam | slime i. | ||