slam - Türkçe İngilizce Sözlük

slam

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slam — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sertçe çarpmak
Okunuş (IPA):
(AmE /slæm/ – BrE /slæm/)
Terim Türü:
Fiil: slam (slams – slammed – slamming)
Bu fiil, ani ve güçlü biçimde kapatmayı ya da çarpmayı tanımlar. Ses taklitli bir kökten gelişmiştir. Spor ve mecazi eleştirilerde yoğunluk vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
bang
Zıt Anlamlılar:
ease

"slam" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slam i. çarpma
We heard a door slam.
Bir kapı çarpması duyduk.

More Sentences
slam f. çarparak kapatmak (kapıyı/kapağı)
The guards slammed the main gates.
Muhafızlar ana kapıları çarparak kapattı.

More Sentences
slam f. vurmak
The mechanic slammed the wrench down the table.
Tamirci anahtarı masaya vurdu.

More Sentences
slam f. çarpmak
Thirteen minutes later, the plane slammed into the French Alps.
On üç dakika sonra uçak Fransız Alplerine çarptı.

More Sentences
slam f. hızla çarpmak
The car slammed into the wall.
Araba duvara hızla çarptı.

More Sentences
slam f. yerden yere vurmak
The court was slammed by the people for its decision.
Mahkeme, verdiği karar nedeniyle halk tarafından yerden yere vuruldu.

More Sentences
slam i. şelem (briç)
slam i. çarpma sesi
slam i. şlem
slam i. ağır darbe
slam i. şiddetli çarpma
slam i. ağır eleştiri
slam i. sert eleştiri
slam i. hızla çarpan şey
slam i. hapishane
slam i. kısa rolleri bulunan birden çok katılımcının yer aldığı, genellikle rekabetçi olan gösteri
slam f. çarparak kapatmak
slam f. fırça atmak
slam f. çarparak koymak
slam f. fark atmak
slam f. sövmek
slam f. yenmek
slam f. ağır bir şekilde eleştirmek
slam f. çarpıp kapamak
slam f. veryansın etmek
slam f. büyük fark atmak
slam f. sertçe çarpmak
slam zf. bam diye çarparak
slam zf. şiddetli bir çarpmayla
Konuşma Dili
slam f. hışımla girmek
slam f. ok gibi fırlayıp çıkmak
slam f. kapıları çarparak çıkıp gitmek
Teknik
slam i. şapta yan ürün olarak ortaya çıkan sarı renkli demir silikat
Edebiyat
slam i. şair atışması müsabakası
slam i. şamatalı ve rekabetçi şiir okuma etkinliği
Basketbol
slam i. smaç
Tenis
slam i. tek bir sezonda gerçekleşen dört büyük şampiyonluğu da kazanma başarısı

"slam" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
şlam slurry i.
şlam sludge i.
Maden
şlam slime i.

"slam" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
poetry slam i. şair atışması (yarışması)
slam book i. anket defteri
slam dance i. çarpışarak icra edilen bir tür dans
slam down f. indirmek (hızlı ve gürültülü bir şekilde)
slam on the brake f. frene basmak
slam one's foot on the brake f. frene asılmak
slam one's foot on the brake f. frene basmak
slam on the brake f. frene asılmak
slam the door f. kapıyı çarpmak
slam one's fist on the table f. masaya yumruğunu vurmak
slam-bang f. pataklamak
slam-bang f. çok uzatmak
slam-bang f. dövmek
slam-bang f. gürültülü davranmak
slam-bang s. pervasızca
slam-bang s. mükemmel
slam-bang s. heyecan verici şekilde hızlı
slam-bang s. lakayt
slam-bang s. güçlü
slam-bang s. heyecan verici
slam-bang s. nefes kesici
slam-bang s. gürültülü ve şiddetli
slam-bang s. üstün
slam-bang s. aksiyon dolu
slam-bang s. baştan savma
slam-bang zf. kuvvetle
slam-bang zf. gürültüyle
slam [dialect] zf. tümüyle
slam-bang zf. bütünüyle
slam-bang zf. tamamen
slam-bang zf. dikkatsizce
slam-bang zf. düşünmeden
slam-bang zf. umursamazca
slam [dialect] zf. bütünüyle
slam [dialect] zf. tamamen
slam-bang zf. tümüyle
Öbek Fiiller
slam into something f. bir yere vurmak/çarpmak
slam something down (onto something) f. (yumruğunu vb bir yere) vurmak
slam something down (on something) f. (yumruğunu vb bir yere) vurmak
slam into something f. vurmak (doğal afet, kriz, kaza vb)
slam to f. çarparak kapatmak
slam down f. çiğnemeden yutmak
slam down f. hızlıca mideye indirmek
slam down f. hızlı hızlı yemek/içmek
slam down f. yuvarlamak (içki)
slam back f. (bir içkiyi) yuvarlamak
slam back f. bir lokmada yutmak
slam back f. hızla içmek
slam back f. (bir yemeği) götürmek
slam back f. çabucak yemek
slam back f. çiğnemeden yutmak
slam back f. bir nefeste içmek
slam (someone or something) down onto (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) vurmak/çalmak
slam (someone or something) down onto (something) f. (birini/bir şeyi bir yere) çarpmak
slam (someone or something) down on (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) vurmak/çalmak
slam into f. -e vurmak/çarpmak
slam into (someone or something) f. (birine/bir şeye) vurmak/çarpmak
slam (someone or something) down on (something) f. (birini/bir şeyi bir yere) çarpmak
slam on f. dikkatsizce uygulamak
Konuşma Dili
slam dunk i. yapması/başarması kolay şey
slam dunk i. tereyağından kıl çeker gibi basit şey
slam dunk i. çocuk oyuncağı
slam dunk i. etkili hareket
slam dunk i. etkili çıkış
grand slam i. beysbolda her üç kalede de oyuncu varken erişilen sayı turu
grand slam i. briçte bir oyunda on üç elin hepsini kazanma
grand slam i. sporda bir yılda gerçekleşen tüm büyük şampiyonlukları/turnuvaları kazanma (özellikle tenis ve golfte)
grand slam i. tam zafer
grand slam i. ezici zafer
slam [us] i. aşağılama
slam [us] i. hakaret
slam some beers f. bira yuvarlamak
slam a beer f. bira yuvarlamak
slam (someone or something) f. ağır bir şekilde eleştirmek
slam (someone or something) f. yerden yere vurmak
slam (someone or something) f. (içki) yuvarlamak/çakmak
slam (someone or something) f. (yemek) yuvarlamak/götürmek
slam (someone or something) f. kırmızıya boyamak
slam dunk f. kolayca halletmek
slam dunk f. smaç basmak
slam dunk f. hakkını avucuna koymak
slam dunk f. hakkını vermek
slam dunk f. tereyağından kıl çeker gibi halletmek
Deyim
slam the door in someone's face f. kapıyı birinin yüzüne kapamak
slam the door in someone's face f. kapıyı yüzüne kapamak
slam the brakes on f. frene asılmak
slam the brakes on f. bir şeye son vermek
slam the brakes on f. bir şeyi durdurmak
slam the door in someone's face f. kapıyı yüzüne çarpmak
be a slam dunk f. tereyağından kıl çeker gibi halletmek
be a slam dunk f. kolayca başarmak
be a slam dunk f. amacına ulaşacağı önceden belli olmak
be a slam dunk f. çocuk oyuncağı olmak
be a slam dunk f. sonu baştan belli olmak
be a slam dunk f. kazanacağı belli olmak
be a slam dunk f. kaybetme şansı düşük olmak
be a slam dunk f. başaracağı baştan belli olmak
slam the door shut f. kapıyı çarpmak
slam (on) the brakes f. acil frene basmak
slam (on) the brake f. bir şeye son vermek
slam (on) the brakes f. bir şeye son vermek
slam the door shut f. son vermek
slam (on) the brake f. bir şeyi durdurmak/yavaşlatmak
slam the door shut f. tamamen durdurmak
slam (on) the brake f. acil frene basmak
slam (on) the brakes f. bir şeyi durdurmak/yavaşlatmak
slam (on) the brake f. frene asılmak
slam the door shut f. kapıyı sertçe kapatmak
slam (on) the brakes f. frene asılmak
slam the door in one's face f. kapıları yüzüne kapamak
slam the door in one's face f. iletişim kurmayı reddetmek
Konuşma
do not slam the door, please! expr. kapıyı çarpmayın, lütfen!
Teknik
slam acceleration i. güç kontrol kolunun çok hızlı olarak ileri itildiği uygun olmayan motor çalıştırılması
grand slam i. grand şilem
slam freezing i. hızlı dondurma
slam [dialect] [uk] i. şaplı ürünlerdeki atık
Otomotiv
slam onto the brakes i. frene yüklenme
Denizcilik
slam dunk i. (yatçılıkta) yatı yakın mesafede takip ederken pruvayı rüzgara çevirerek rüzgar yönünü geminin diğer tarafına alma
Spor
body slam i. güreşte rakibini havaya kaldırıp yere atma hareketi
body-slam i. güreşte rakibini havaya kaldırıp yere atma hareketi
grand slam i. (ragbi birliği) altı uluslar şampiyonasında oynanan tüm maçların galibi
body-slam f. (güreş) rakibi havaya kaldırıp yere atmak
Basketbol
slam dunk i. smaç
slam dunk i. smaç
slam dunk i. smaç basma
slam-dunk f. smaç basmak
slam-dunk f. (topu) smaç basmak
Futbol
grand slam i. (amerikan futbolunda) altı uluslu şampiyona'daki tüm maçların galibi
İskambil
small slam i. (briçte) küçük şlem
little slam i. (briçte) küçük şlem
Müzik
slam dance f. punk müzik eşliğinde çılgınca dans etmek
Argo
slam dunk i. kesin sonuç
slam-dunk i. kesin sonuç (almak)
slam-dunk i. kolayca başarılabilecek iş
slam duck i. kültürsüz hödük
slam duck i. cahil tip
slam bony i. ani ereksiyon
slam piece i. pompacı
slam piece i. tokmakçı
slam piece i. sevişilen ama ciddi bir ilişki düşünülmeyen kişi
grand slam f. parayı götürmek
grand slam f. malı götürmek
grand slam f. parayı bulmak
grand slam f. parayı indirmek
slam shut f. kapıyı hızla çarpmak
slam a beer f. bira yuvarlamak/götürmek/içmek/çakmak
slam (back) f. (içkiyi) yuvarlamak
slam (down) f. (içkiyi) yuvarlamak
slam-dunk f. (birini) şapa oturtmak
slam (back) f. (alkollü içkiyi) hızlıca içmek