hakaret - Türkçe İngilizce Sözlük

hakaret

"hakaret" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 71 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
hakaret defamation i.
The journalist lost the sue for defamation.
Gazeteci, hakaret davasını kaybetti.

More Sentences
hakaret invective i.
Frustrated by the criticism, he unleashed a torrent of invective.
Eleştiriler karşısında hüsrana uğrayınca, adam hakaret yağmuruna başladı.

More Sentences
hakaret insult i.
I consider this procedure to be most insulting to the House.
Bu prosedürün Meclis'e karşı büyük bir hakaret olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
Genel
hakaret outrage i.
This is an outrage!
Bu bir hakaret!

More Sentences
hakaret affront i.
These statements are an affront to our nation's history.
Bu ifadeler ulusumuzun tarihine hakarettir.

More Sentences
hakaret slur i.
His mother used a racial slur against his teacher.
Annesi öğretmeni için ırkçı bir hakaret kullandı.

More Sentences
hakaret invective i.
Frustrated by the criticism, he unleashed a torrent of invective.
Eleştiriler karşısında hüsrana uğrayınca, adam hakaret yağmuruna başladı.

More Sentences
Hukuk
hakaret defamation i.
The journalist lost the sue for defamation.
Gazeteci, hakaret davasını kaybetti.

More Sentences
hakaret insult i.
I consider this procedure to be most insulting to the House.
Bu prosedürün Meclis'e karşı büyük bir hakaret olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
Genel
hakaret revilement i.
hakaret label i.
hakaret contumely i.
hakaret slight i.
hakaret slap i.
hakaret scoff i.
hakaret opprobrium i.
hakaret fling i.
hakaret snub i.
hakaret offence i.
hakaret indignity i.
hakaret contempt i.
hakaret injuria i.
hakaret verbal injury i.
hakaret cussword i.
hakaret offense i.
hakaret taunt i.
hakaret taunting i.
hakaret abuse i.
hakaret name i.
hakaret name calling i.
hakaret name-calling i.
hakaret traduction i.
hakaret lash i.
hakaret violence i.
hakaret revile [obsolete] i.
hakaret low blow i.
hakaret glide i.
hakaret obscenity i.
hakaret igg i.
hakaret odium i.
hakaret opprobry i.
hakaret confrontment [obsolete] i.
hakaret dishonor [us] i.
hakaret dishonour [uk] i.
hakaret disobligation i.
hakaret disobligement i.
hakaret contek i.
hakaret injury [obsolete] i.
hakaret invection [obsolete] i.
hakaret flout i.
hakaret shy i.
hakaret sneb i.
hakaret snib i.
hakaret squelch i.
hakaret off (offence) kısalt.
Konuşma Dili
hakaret bashing i.
hakaret put-down i.
hakaret slam [us] i.
Deyim
hakaret a slap in the face i.
Hukuk
hakaret aspersion i.
hakaret obloquy i.
hakaret libel i.
Siyasal
hakaret libel i.
hakaret slander i.
Eski Kullanım
hakaret despite i.
hakaret sneap i.
Argo
hakaret goof i.
hakaret burn i.
hakaret diss i.
hakaret dis i.
Modern Argo
hakaret a dick in the ass i.

"hakaret" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
hakaret etmek insult f.
hakaret etmek affront f.
Genel
ağır hakaret invective i.
ağır hakaret invectiveness i.
hakaret ve iftira libel and slander i.
büyük hakaret outrage i.
yayın yoluyla hakaret libel i.
söz (övücü veya hakaret edici) epithet i.
hakaret eden traducer i.
iddia olunan hakaret alleged defamation i.
insanlığa yapılmış bir hakaret an affront to humanity i.
hafif hakaret a slight insult i.
çok ağır hakaret gross insult i.
iyi niyetli fakat hakaret içeren söylem microaggression i.
hakaret edilebilirlik affrontiveness [obsolete] i.
hakaret eden kimse affronter [obsolete] i.
hakaret etme vituperation i.
hakaret eden vituperator i.
hakaret eden kimse reviler i.
hakaret dili reviling i.
hakaret sözcüğü revile i.
hakaret konuşması revile i.
hakaret veya incitmeden alınan tatmin gree i.
hakaret etme offense i.
ahlaki hassasiyetlere hakaret eden şey offense i.
hakaret etme offence i.
hakaret içeren konuşma opprobrium [obsolete] i.
hakaret veya saygısızlığın yarattığı şiddetli öfke ruffled feathers i.
aleni hakaret confrontment [obsolete] i.
hakaret eden kimse contemner i.
başkasına hakaret eden kimse cojuror i.
(hakaret amacıyla) çekik chink i.
(italyanlara hakaret olarak) makarnacı wop i.
(hakaret amacıyla) irlanda çomarı paddy i.
topluluk içinde yapılan ve hakaret içeren yergi pasquinade i.
hakaret etmek affront f.
hakaret etmek defame f.
hakaret etmek revile against something f.
hakaret etmek desecrate f.
hakaret etmek abuse f.
yayın yoluyla hakaret etmek libel f.
hakaret etmek revile f.
önemsizmiş gibi göstermek (kabahat, hakaret vb'ni) palliate f.
hakaret etmek vituperate f.
hakaret etmek give affront to f.
hakaret etmek revile at something f.
hakaret etmek outrage f.
hakaret etmek slight f.
hakaret etmek vilify f.
hakaret saymak take/regard/consider something as an insult f.
hakaret kabul etmek take/regard/consider something as an insult f.
hakaret etmek taunt f.
hakaret etmek abuse f.
hakaret etmek set light by f.
hakaret etmek betongue f.
hakaret etmek objurgate f.
hakaret etmek overlead f.
hakaret etmek dishonest [obsolete] f.
hakaret etmek dispraise f.
hakaret etmek insolence [obsolete] f.
nah çekerek hakaret etmek fig [obsolete] f.
hakaret etmek scold [obsolete] f.
hakaret etmek sizzle f.
hakaret etmek snib [dialect] [uk] f.
hakaret etmek sneb [dialect] [uk] f.
hakaret etmek suggil f.
kutsala hakaret etmek blaspheme f.
hakaret dolu scornful s.
hakaret edici offensive s.
hakaret edilmiş reviled s.
hakaret dolu opprobrious s.
hakaret eden offensive s.
hakaret edilmiş affronted s.
hakaret edici derogatory s.
hakaret yüklü scurrilous s.
hakaret dolu scurrilous s.
hakaret eğilimli affrontive [obsolete] s.
hakaret edilebilir affrontive [obsolete] s.
hakaret dolu abusive s.
hakaret edici unheard-of s.
hakaret edilmemiş unoffended s.
hakaret eden vituperatory s.
hakaret eden vituperative s.
hakaret edici vernaculous s.
hakaret eden objurgatory s.
hakaret eden offenceful s.
hakaret dolu opprobrious s.
hakaret içermeyen inoffensive s.
hakaret edici invective s.
hakaret eden convicious s.
hakaret içeren derogatory s.
hakaret ederek invectively zf.
hakaret ederek slurringly zf.
hakaret ederek slightingly zf.
hakaret edilmiş bir şekilde outragedly zf.
hakaret edici bir şekilde offensively zf.
hakaret ederek affrontingly [obsolete] zf.
hakaret ederek foully zf.
hakaret derecesinde aşağıda below ed.
hakaret içeren ifade bitch N.
argo hakaret ifadesi thot N.
dine hakaret blasphemy N.
argo hakaret tit N.
Öbek Fiiller
birbirlerine hakaret etmek toss insulting remarks back and forth f.
ağır hakaret etmek spit on f.
(birine soru, hakaret, eleştiri) yağdırmak lob (something) at f.
(herkesin ortasında) hakaret etmek cut down f.
'-e hakaret etmek hate on f.
'-e soru, hakaret, eleştiri yağdırmak lob at f.
İfadeler
hakaret yağmuru stream of insults expr.
Konuşma Dili
trump'ın gazetecilere hakaret etmek amacıyla söylediği olumsuz bir ifade covfefe i.
siyahi amerikalılar arasında şaka olarak birbirlerinin aile üyelerine hakaret ederek yapılan söz düellosu the dozens i.
genellikle siyahi amerikalılar arasında şaka olarak birbirlerinin aile üyelerine hakaret ederek yapılan sözlü düello the dirty dozens i.
kullanıcılar arasında olan hakaret dolu ve rencide edici mesajlaşma flame-war i.
birine hakaret etmek sling mud at f.
birine hakaret etmek fling mud at f.
hakaret etmek sneep f.
birbirlerine hakaret etmek trade blows/insults f.
hakaret etmek burn f.
genellikle siyahi amerikalılar arasında şaka olarak birbirlerinin aile üyelerine hakaret ederek söz düellosu yapmak play the dozens f.
siyahi amerikalılar arasında şaka olarak birbirlerinin aile üyelerine hakaret ederek söz düellosu yapmak shoot the dozens f.
birine hakaret etmek shine someone f.
(birine) hakaret etmek shine (one) on f.
Deyim
baş parmak ısırılarak yapılan eski bir hakaret bite (one's) thumb at i.
hakaret davalarında tehdit yollu susturma libel chill i.
iltifat görünümünde hakaret chinese compliment i.
hakaret gibi bir hareket a slap in the face i.
gazetelere hakaret mektupları gönderen kimse disgusted of tunbridge wells [uk] i.
birine hakaret etmek take digs at someone f.
birine hakaret etmek take a dig at someone f.
birine hakaret etmek give someone a dig f.
birine hakaret etmek take a jab at someone f.
birine hakaret etmek call someone names f.
hakaret etmek fly in the face of f.
hakaret etmek cast in the teeth f.
birine bilerek hakaret etmek spit in someone's eye f.
(birine) bilerek hakaret etmek spit in (one's) eye f.
(birini) hakaret yağmuruna tutmak fire insults at (one) f.
genellikle başparmağı üst dişlerin arkasından dışarıya doğru hızla itme hareketiyle yapılan arkaik bir hakaret bite (one's) thumb at f.
(birine) boynuz işaretiyle hakaret etmek make horns at (someone) f.
işaret ve küçük parmakları açık bir şekilde yumruğunu kafasına götürerek hakaret etmek make horns at (someone) f.
hakaret etmek give it large [uk] f.
birine hakaret etmek cast aspersions on someone f.
(birine) hakaret etmek fling mud at (one) f.
hakaret etmek fling mud f.
hakaret etmek give a dig f.
birine/bir şeye hakaret etmek give someone/something the finger f.
birine hakaret etmek give someone the finger f.
'-e hakaret etmek take a pop at f.
'-e hakaret etmek have a pop at f.