| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | slur i. | hakaret | ||
|
Afterward, it is said that he deleted the slur on his page. Sonradan sayfasında yer alan hakaret içeren ifadeyi sildiği söyleniyor. More Sentences |
||||
| Genel | slur i. | iftira | ||
|
I would ask him to withdraw his falsities and slurs. Yalanlarını ve iftiralarını geri çekmesini rica ediyorum. More Sentences |
||||
| Genel | slur i. | ses kaydırması | ||
|
The orchestra practiced on the slur in the musical piece. Orkestra müzik parçasındaki ses kaydırma üzerinde çalıştı. More Sentences |
||||
| Genel | slur f. | ağzında yuvarlamak | ||
|
Because of the high fever, Gary started slurring his words. Yüksek ateş yüzünden Gary sözcükleri ağzında yuvarlamaya başladı. More Sentences |
||||
| Genel | slur f. | birleştirmek | ||
|
The guitarist slurred by playing notes with the left hand without plucking Gitarist sol eliyle notaları birleştirerek maharetle çaldı More Sentences |
||||
| Müzik | ||||
| Müzik | slur i. | ses kaydırması | ||
|
The orchestra practiced on the slur in the musical piece. Orkestra müzik parçasındaki ses kaydırma üzerinde çalıştı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | slur i. | kargacık burgacık yazma | ||
| Genel | slur i. | bulanıklık | ||
| Genel | slur i. | iç içe yazma | ||
| Genel | slur i. | ayıp | ||
| Genel | slur i. | yerme | ||
| Genel | slur i. | kötü telaffuz etme | ||
| Genel | slur i. | leke | ||
| Genel | slur i. | notaları birleştirme | ||
| Genel | slur i. | ağzında yuvarlama | ||
| Genel | slur f. | ağzında gevelemek | ||
| Genel | slur f. | hecelerini karıştırmak (tane tane söyleyeceğine) | ||
| Genel | slur f. | okunaksız yazmak | ||
| Genel | slur f. | notaları birleştirerek çalmak | ||
| Genel | slur f. | iftira etmek | ||
| Genel | slur f. | karalamak | ||
| Genel | slur f. | leke sürmek | ||
| Genel | slur f. | kötü telaffuz etmek | ||
| Genel | slur f. | gizlemek | ||
| Genel | slur f. | lekelemek | ||
| Genel | slur f. | hecelerini karıştırmak | ||
| Genel | slur f. | kirletmek | ||
| Genel | slur f. | yalapşap yapmak | ||
| Genel | slur f. | aceleyle halledivermek | ||
| Genel | slur f. | yapmış olmak için yapmak | ||
| Genel | slur f. | ayaklarını sürüyerek yürümek | ||
| Genel | slur f. | ayaklarını sürümek | ||
| Genel | slur f. | silikleştirmek | ||
| Genel | slur f. | belirsizleştirmek | ||
| Genel | slur f. | maskelemek | ||
| Genel | slur f. | kamufle etmek | ||
| Genel | slur f. | peltek konuşmak | ||
| Genel | slur N. | peltek konuşma | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | slur i. | trikotaj makinelerindeki platinlere baskı uygulayan aygıt | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | slur i. | ses kaydırma imi | ||
| Müzik | slur f. | iki notayı birleştirmek | ||
| Müzik | slur f. | notaları birleştirmek | ||
| Müzik | slur f. | notaları birleştirerek çalmak | ||
| Matbaa | ||||
| Matbaa | slur i. | baskı anında kağıdın kayması sonucu bulanık veya çift basılmış kısım | ||
| Matbaa | slur f. | (basılı kağıt) yazıları bulanık veya birbirine girecek şekilde kaymak | ||