below - Türkçe İngilizce Sözlük

below

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

below — Definition

Anlamı ve Tanımı:
aşağı(da), -nin altında
Okunuş (IPA):
(AmE /bɪˈloʊ/ – BrE /bɪˈləʊ/)
Terim Türü:
Edat/Zarf: below
Konum veya seviye olarak daha aşağıda olmayı tanımlar; edat ve zarf işleviyle kullanılır. Kökeni eski İngilizceye dayanır.
Eş Anlamlılar:
under, beneath, lower than
Zıt Anlamlılar:
above, over, higher than

"below" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
below s. aşağıdaki
In the analysis below, the Commission has followed the methodology applied in the previous Regular Reports.
Aşağıdaki analizde, Komisyon, daha önceki Düzenli Raporlarda uygulanan yöntemi izlemiştir.

More Sentences
below zf. altta
Should the freezer be on top or below?
Dondurucu üstte mi yoksa altta mı olmalı?

More Sentences
below zf. aşağıda
Below is the chart that illustrates this point.
Aşağıda bu noktayı gösteren grafik yer almaktadır.

More Sentences
below ed. altında
Watch this video to see how it's done, or follow the steps below the video.
Nasıl yapıldığını görmek için bu videoyu izleyin veya videonun altındaki adımları izleyin.

More Sentences
below ed. aşağı
Please leave a comment below and join the discussion!
Lütfen aşağıya bir yorum bırakın ve tartışmaya katılın!

More Sentences
below s. alttaki
Genel
below zf. aşağıdan
Check out the full Oscar winners list below.
Oscar kazananlarının tam listesine aşağıdan göz atabilirsiniz.

More Sentences
below zf. alt
He lives in my apartment building but on the floor below me.
Benim oturduğum apartmanda, hemen alt katımda oturuyor.

More Sentences
below zf. alt katta
Tom lives above me and Mary lives below me.
Tom üst katımda, Mary ise alt katımda oturuyor.

More Sentences
below zf. (sıcaklık) sıfırın altında
The temperature is forty below.
Sıcaklık sıfırın altında kırk derece.

More Sentences
below zf. alt kademe
I work directly below the director of the company.
Şirket müdürünün hemen alt kademesinde çalışıyorum.

More Sentences
below zf. (birinden/bir şeyden) düşük
His performance rating was below expectations.
Performans notu beklentilerden düşüktü.

More Sentences
below ed. aşağı
Please leave a comment below and join the discussion!
Lütfen aşağıya bir yorum bırakın ve tartışmaya katılın!

More Sentences
below ed. altında
Watch this video to see how it's done, or follow the steps below the video.
Nasıl yapıldığını görmek için bu videoyu izleyin veya videonun altındaki adımları izleyin.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
below zf. altında
At 18 months old, his legs were amputated below the knee.
18 aylıkken bacakları diz altından kesildi.

More Sentences
Teknik
below zf. altında
At 18 months old, his legs were amputated below the knee.
18 aylıkken bacakları diz altından kesildi.

More Sentences
Genel
below s. düşük rütbede
below s. rütbe olarak altta
below s. rütbe olarak aşağıda
below zf. aşağıya
below zf. cehennemde
below zf. alttan
below zf. alttan
below zf. alta
below zf. altındaki
below zf. altına
below zf. aşağısından
below zf. altından
below zf. su altında
below zf. alt kata
below zf. bir metnin daha sonraki bölümünde
below zf. daha düşük bir rütbede
below zf. daha düşük bir sınıfta
below zf. çizginin altında
below zf. aşağı(da)
below zf. -nin altında
below ed. ötesinde
below ed. aşağısında
below ed. -in altında
below ed. -den aşağı
below ed. hakaret derecesinde aşağıda
below ed. güneyi
below ed. gururuna yediremeyecek kadar aşağı
below ed. gurur kırıcı seviyede
below ed. güneyinde
below ed. (bir şeye) değmez
below ed. daha düşük seviyede
below ed. … ile kaplı
below ed. ... ile gizlenmiş
below ed. ... ile saklanmış
Bilgisayar
below expr. neyin altına
Denizcilik
below zf. alt güvertede
below zf. alt güverteye
Zooloji
below zf. alt tarafta
below zf. karın tarafında
Tiyatro
below i. sahne altı
Eski Kullanım
below i. dünya
below i. yeryüzü
below zf. dünyada
below zf. yeryüzünde

"below" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
below-grade work i. zemin altı işler
descent of the sun below the western horizon i. güneşin batması
descent of the sun below the western horizon i. güneş batması
view from below i. alttan görünüm
view from below i. alttan bakış
below ground i. zemin altı
message below i. alttaki mesaj
message below i. aşağıdaki mesaj
link below i. alttaki bağlantı
link below i. aşağıdaki bağlantı
below link i. alttaki bağlantı
below link i. aşağıdaki bağlantı
below freezing i. sıfır derecenin altı
hit below the belt f. kahpelik etmek
speak below one's breath f. alçak sesle konuşmak
hit below the belt f. kalleşlik etmek
calculate below the real value f. eksik hesaplamak
rank below f. birinden aşağı bir rütbede olmak
hit below the belt f. haksızlık etmek
be below seasonal normals f. mevsim normallerinin altında seyretmek
drop down below a certain level f. belli bir seviyenin altına düşmek
drop below f. altına düşmek
drop below f. altına inmek
go down below f. altına düşmek
be below the average f. ortalamanın altında kalmak
be below the critical level f. kritik seviyenin altında seyretmek
fall below the critical level f. kritik seviyenin altına düşmek
indicate below f. aşağıda belirtmek
specify below f. aşağıda belirtmek
plunge to below zero f. sıfırın altına düşmek
drop to below zero f. sıfırın altına düşmek
take someone below f. alt güverteye götürmek
below average s. vasatın altında
below par s. başa baştan aşağı
below-mentioned s. aşağıda adı geçen
below-average s. ortalamanın altında
below the average s. ortalamanın altında
below the average s. seviyenin altında
below mentioned s. aşağıda belirtilen
below stated s. aşağıda belirtilen
written below s. aşağıda yazılı olan
written below s. aşağıda yazılan
below (someone or something) s. (birine/bir şeye) yakışmayan
below (someone or something) s. (birinin/bir şeyin) düzeyine uymayan
below (someone or something) s. (birinin/bir şeyin) düzeyinin altında
below (someone or something) s. (birinin/bir şeyin) düzeyinden düşük
holed below the waterline s. bir daha düzelmemek üzere zarar görmüş
below zero zf. sıfırın altında
from below zf. aşağıdan
from below zf. alttan
below the salt zf. az tanınmış kimseler arasında
down below zf. altına
down below zf. altında
below the mark zf. istenilen derecede değil
below stairs zf. alt katta
below threshold zf. eşik altı
below the skin zf. derinin altında
below par zf. normalin altında
way below zf. çok aşağıda
below seasonal normals zf. mevsim normallerinin altında
below par zf. başa başın altında
below ground zf. yerin altında
below ground zf. gömülü
below ground zf. yer altında
below is the list of our employees zf. personel listemiz aşağıdaki gibidir
at the age of ... and below zf. yaş ve altı
below grade zf. yer altında
below the poverty line zf. yoksulluk sınırının altında
below expectations zf. beklentilerin altında
below the par zf. seviyenin altında
below the level zf. seviyenin altında
below-consensus zf. uzlaşılanın altında
below-consensus zf. mutabık olunanın altında
below-consensus zf. genel kanının altında
well below zf. nın oldukça altında
as noted below zf. aşağıda belirtildiği gibi
below ground zf. yer altı
below the sea level zf. deniz seviyesinin altında
below the surface zf. yüzeyin altında
far below zf. açık ara altında
far below zf. çok altında/aşağısında
here below zf. aşağıda
here below zf. altta
below the belt zf. korkakça
below the belt zf. vicdansızca
below the belt zf. ahlaksızca
below (someone or something) zf. (birinin/bir şeyin) altında
below (someone or something) zf. (birinden/bir şeyden) düşük
below (someone or something) zf. (birinden/bir şeyden) aşağı bir düzeyde
below (someone or something) zf. (birinin/bir şeyin) gerisinde
Öbek Fiiller
drop below f. (bir şeyin) altına düşmek
fall below f. (bir şeyin) altına inmek
drop below f. (bir şeyin) altına inmek
fall below f. (bir şeyin) altına düşmek
rate something below something else f. (bir şeyi başka bir şeyin) altında değerlendirmek
send someone below f. birini geminin altına/alttaki güvertelerden birine göndermek
sink below something f. altına batmak
look below f. aşağı bakmak
rank below (someone or something) f. sıralamada (birinin/bir şeyin) gerisinde görmek
rank below (someone or something) f. sıralamada (birinin/bir şeyin) altında kabul edilmek
rank below (someone or something) f. sıralamada (birinin/bir şeyin) gerisinde sayılmak
rank below (someone or something) f. önemi (birinin/bir şeyin) gerisinde olarak görülmek
rank below (someone or something) f. sıralamada (birinin/bir şeyin) altında değerlendirmek
rank below (someone) f. (birinden) düşük bir pozisyonda/kademede olmak
rank below (someone or something) f. değeri (birinden/bir şeyden) düşük görülmek
rank below (someone or something) f. (birinden) bir şeyden daha az önemli kabul etmek
rank below (someone or something) f. değeri (birinin/bir şeyin) altında sayılmak
rank below (someone or something) f. değerini (birinin/bir şeyin) altında görmek
rank below (someone or something) f. önemini (birinin/bir şeyin) gerisinde olarak görmek
rank below (someone) f. (birinden) düşük bir sıralamada olmak
rank below (someone) f. (birinden) aşağı rütbede/mevkide olmak
rank below (someone or something) f. değerini (birinden/bir şeyden) düşük görmek
rank below (someone or something) f. (birinden) bir şeyden daha az önemli kabul edilmek
bob (below) f. aniden bir şeyin altında kaybolmak
drop below (something) f. (bir seviyenin) altına düşmek/inmek
drop below someone or something f. birinin/bir şeyin altına inmek
drop below someone or something f. birinin/bir şeyin altına düşmek
drop below (something) f. (bir şeyin) altına inmek
drop below (something) f. (bir şeyin) altına düşmek
fall below (something) f. (bir şeyin) altına düşmek
fall below (something) f. (bir şeyin) altına inmek
rate below (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) daha az önemli/değerli olarak değerlendirmek
rate below (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) daha az önemli/değerli sayılmak/görülmek
rate below (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) altında değerlendirilmek
rate below (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) daha az önemli/değerli olarak değerlendirilmek
rate below (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) daha az önemli/değerli saymak/görmek
rate below (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) altında değerlendirmek
rate below f. altında değerlendirmek
send below f. geminin altına/alttaki güvertelerden birine göndermek
sink below f. altına batmak
stay below the radar f. atlanmak
stay below the radar f. gözden/dikkatten kaçmak
stay below the radar f. fark edilmemek
stay below the radar f. unutulmak
take (someone or something) below f. (birini/bir şeyi) alt güverteye götürmek
take below f. alt kata götürmek
take below f. alt güverteye götürmek
İfadeler
those below i. aşağıdakiler
the questions below i. aşağıdaki sorular
immediately below i. hemen aşağıda
as described below expr. aşağıda tanımlandığı şekilde
look below expr. aşağıya bakınız
look below expr. aşağı bakınız
presented below expr. aşağıda sunulmaktadır
as you may see below expr. aşağıda göreceğiniz üzere
as can be seen below expr. aşağıda göreceğiniz üzere
is presented below expr. aşağıda sunulmaktadır
is as below expr. şu şekildedir
is as below expr. aşağıdaki şekildedir
is below expr. aşağıdadır