under - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

under

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"under" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
under ed. altında
General
under s. -den aşağı
under s. alt
under s. az
under s. daha küçük
under s. -den eksik
under s. -den az
under zf. altında
under zf. aşağıda
under zf. altta
under zf. aşağısına
under zf. altına
under zf. dibe
under ed. gereğince
under ed. arasına
under ed. idaresinde
under ed. emrinde
under ed. bağlı
under ed. aşağıdaki
under ed. yardımcı
under ed. altındaki
under ed. -den küçük
under ed. yönetiminde
under ed. etkisi altında
under ed. ast
under ed. daha aşağı
under ed. altından
under ed. göre
under ed. -in yönetiminde
under ed. döneminde
under ed. altı
under ed. yönetimi altında
Technical
under altına
under altında

"under" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
bring under control f. kontrol altına almak
General
act under the auspices of f. himayesi altında hareket etmek
assemble under the same roof f. aynı çatı altında toplamak
be born under a lucky star f. kadir gecesi doğmak
be brought under control f. kontrol altına alınmak
be buried under avalanche f. çığ altında kalmak
be buried under snow f. karlar altında kalmak
be buried under snow f. kar altında kalmak
be detained under allegations of match-fixing f. şike soruşturması kapsamında gözaltına alınmak
be drawn under the supervision of a notary public f. noter huzurunda çekilmek
be enrolled under f. -e kayıtlı olmak
be kept under observation f. müşahede altına alınmak
be put under house arrest f. ev hapsine alınmak
be put under protection f. koruma altına alınmak
be put under the command f. buyruğu altına girmek
be put under the command of f. buyruğu altına girmek
be registered under f. -e kayıtlı olmak
be registered under the name of f. adına kayıtlı olmak
be snowed under f. bunalmak
be snowed under with work f. başını kaşıyacak vakti olmamak
be sought by interpol under issue of a red notice f. interpol tarafından kırımızı bültenle aranmak
be trapped under rubble f. enkaz altında kalmak
be trapped under the rubble f. enkaz altında kalmak
be unable to bear up under difficulties f. sıkıntıya gelememek
be under a ban f. yasaklanmak
be under a cloud f. şüphe altında olmak
be under a cloud of suspicion f. şüphe altında olmak
be under a lot of pressure f. büyük baskı altında olmak
be under a lot of pressure f. çok baskı altında kalmak
be under a lot of pressure f. çok baskı altında olmak
be under a lot of stress f. büyük bir stres altında olmak
be under a spell f. büyülenmek
be under a spell f. afsunlanmak
be under adult supervision f. yetişkin gözetiminde bulunmak
be under adult supervision f. yetişkin gözetiminde olmak
be under age f. küçük olmak
be under age f. yaşı tutmamak
be under age f. yaşı küçük olmak
be under arrest f. tutuklu olmak
be under attack f. topa tutulmak
be under attack f. saldırılara maruz kalmak
be under consideration f. üzerinde düşünülmek
be under construction f. inşaat halinde olmak
be under control f. kontrol altında olmak
be under custody f. tutuklu olmak
be under discussion f. görüşülmekte olmak
be under guard f. koruma altında olmak
be under house arrest f. göz hapsi altında olmak
be under investigation f. soruşturulmak
be under investigation f. soruşturma altında olmak
be under investigation f. soruşturma altında bulunmak
be under oath f. yeminli olmak
be under obligation f. yükümlülük altına olmak
be under obligation f. minnet altında kalmak
be under pressure f. manevi baskı altında olmak
be under pressure f. baskı altında kalmak
be under pressure f. baskı altında olmak
be under pressure at work f. işte baskı altında olmak
be under psychological pressure f. psikolojik baskı altında olmak
be under repair f. tamirde olmak
be under repair f. tamir edilmek
be under risk f. uçurumun kenarında olmak
be under risk f. risk altında olmak
be under sedation f. ilaçla yatışmak
be under someone's authority f. yetkisinde olmak
be under someone's charge f. sorumluluğu altında olmak
be under someone's responsibility f. sorumluluğu altında olmak
be under someone's responsibility f. sorumluluğunda olmak
be under stress f. stres içinde olmak
be under stress f. stres altında kalmak
be under stress f. fazla yük altında bulunmak (yapı)
be under suspicion f. zan altında bulunmak
be under suspicion f. zan altında olmak
be under suspicion f. zan altında kalmak
be under suspicion f. şüphe altında olmak
be under the assumption f. zannetmek
be under the assumption f. sanmak
be under the assumption f. varsaymak
be under the authority of f. yetkisinde olmak
be under the control of f. denetiminde olmak
be under the control of f. -in gözetimi altında olmak
be under the control of (somebody) f. elinde kalmak
be under the control of (somebody) f. elde kalmak
be under the domination of f. -nın hakimiyetinde olmak
be under the governance of f. denetiminde olmak
be under the guarantee of f. garantisi altında olmak
be under the heel of f. insafına kalmak
be under the illusion that f. yanılgıya düşmek
be under the impression f. izlenimine kapılmak
be under the influence f. etki altında kalmak
be under the influence of f. etkisi altında kalmak
be under the initiative of f. inisiyatifinde olmak
be under the responsibility of someone f. sorumluluğunda olmak
be under the responsibility of someone f. sorumluluğu altında olmak
be under the risk of f. ... riski altında olmak
be under the spotlight f. ilgi odağı olmak
be under the spotlight f. dikkatler üzerinde olmak
be under the sway of f. egemenliği altında olmak
be under the sway of f. nüfuzu altında olmak
be under the threat of f. -in tehlikesi altında kalmak
be under the threat of extinction f. (soyları/soyu) yok olma tehdidi altında olmak
be under the threat of extinction f. (soyu/soyları) tükenme tehdidi altında olmak
be under the weather f. kendini kötü hissetmek
be under threat f. tehdit altında olmak
bet something in the under f. bir şeye alt oynamak
bring a fire under control f. yangını kontrol altına almak
bring someone under control f. kontrol altına almak
bring someone under suspicion f. zan altında bırakmak
bring together under the same roof f. çatısı altında toplanmak
bring together under the same roof f. aynı çatı altında toplamak
buckle under f. teslim olmak
buckle under f. boyun eğmek
can't breathe under water f. su altında nefes alamamak
chuck somebody under the chin f. gıdık almak
collect under the same heading f. bir başlık altında toplamak
collect under the same heading f. bir başlıkta toplamak
collect under the same title f. bir başlıkta toplamak
collect under the same title f. bir başlık altında toplamak
come under f. yetki alanına girmek
come under ambush f. tuzağa düşmek
come under attack f. saldırıya maruz kalmak/uğramak
come under criticism f. eleştirilere maruz kalmak
come under domination f. hakimiyete girmek
come under fire f. ateş altında tutulmak
come under heavy criticism f. ağır eleştirilere maruz kalmak
come under one's domination f. hakimiyeti altına girmek
come under somebody's influence f. nüfuzu altına girmek
come under something f. hedef olmak
come under starter's orders f. (at yarışında) starta hazır olmak
come under starter's orders f. çıkışa hazır olmak
come under the command of f. komutası/emri altına girmek
come under the domination of f. denetimi altına girmek
come under the domination of f. denetimine girmek
come under the domination of f. egemenliğine girmek
come under the domination of f. egemenliği altına girmek
come under the domination of f. hakimiyeti altına girmek
come under the influence of f. nüfuzu altına girmek
come under the rule of f. hakimiyeti altına girmek
come under the rule of f. denetimi altına girmek
come under the rule of f. yönetimi altına girmek
come under the rule of f. denetimine girmek
cross under f. altından geçirmek
cross under f. altından geçmek
cut the ground from under someone's feet f. birinin savunduğu noktaları çürütmek
cut the ground out from under one's feet f. birinin dayanak noktalarını çürütmek
cut under f. fiyat kırmak
enter under one's rule f. yönetimi altına girmek
enter under one's rule f. hakimiyeti altına girmek
examine under the microscope f. mikroskop altında incelemek
execute under hand or under seal f. imzalı ve mühürlenmiş bir şekilde düzenlemek (belge)
fall under f. dahil olmak
fall under f. kapsamı içerisinde olmak
fall under f. çatısı altında toplanmak
fall under domination f. hakimiyeti altına girmek
fall under domination f. hakimiyete girmek
fall under someone's rule f. yönetimi altına girmek
fall under someone's rule f. hakimiyeti altına girmek
fall under suspicion f. zan altına girmek
fall under the hegemony of f. yönetimi altına girmek
fall under the hegemony of f. hakimiyeti altına girmek
fall/come under the influence of f. etkisi altına girmek
feel under pressure f. baskı altında hissetmek
feel under the weather f. rahatsız olmak
forget under f. unutmak
gather under a single roof f. bir çatı altında toplamak
gather under a single roof f. çatı altında toplamak
gather under a single roof f. tek çatı altında toplamak
gather under the roof f. çatı altında toplamak
gather under the same roof f. aynı çatı altında toplanmak
gather under the same roof of f. çatısı altında toplanmak
get hot under the collar f. öfkelenmek
get hot under the collar f. kızmak
get somebody under one's thumb f. avucunun içine almak
get trapped under debris f. göçük altında kalmak
get trapped under debris f. enkaz altında kalmak
get under f. altından sıyrılmak
get under f. altından geçmek
get under control f. engellemek
get under control f. önlemek
get under control f. kontrol altına almak
get under control f. kontrol altında tutmak
get under one's skin f. sinir etmek
get under one's skin f. rahatsızlık vermek
get under one's skin f. birini rahatsız etmek
get under one's skin f. tedirginlik vermek
get under one's skin f. kızdırmak
get under way f. yola çıkmak
get under way f. demir almak
get under way f. yelken açmak
get under weigh f. yola çıkmak
give one's testimony under the threat of being jailed f. ifadesini hapse atılma tehdidiyle vermek
go under f. bozulmak
go under f. batmak
go under f. iflas etmek
go under f. suyun dibini boylamak
go under f. iflas bayrağını çekmek
go under the name of f. adıyla tanınmak
groan under something f. inim inim inlemek (bir sebepten dolayı)
have a reservation under someone f. birinin adına rezervasyonu olmak
have everything under control f. her şeyi kontrol altına almak
hide one's light under a bushel f. rengini belli etmemek
hide one's light under a bushel f. kendini göstermemek
hide one's light under a bushel f. karda yürüyüp izini belli etmemek
hide one's light under a bushel f. tevazu sahibi olmak
hide one's light under a bushel f. yeteneğini gizlemek
hide one's light under a bushel f. kendini belli etmemek
keep one's nerves under control f. sinirlerine hakim olmak
keep someone under observation f. müşahede altında tutmak
keep someone under observation f. gözlem altında tutmak
keep someone under one's thumb f. sıkı denetim altında tutmak
keep someone under surveillance f. birini sürekli olarak gizlice izlemek
keep something under one's hat f. bir şeyi gizli tutmak
keep something under wraps f. gizli tutmak
keep something under wraps f. saklamak
keep the fire under control f. yangını kontrol altına almak
keep under f. disiplin altında tutmak
keep under f. narkoz vermek
keep under f. bastırmak
keep under f. zaptetmek
keep under f. yükselmesine izin vermemek
keep under f. baş kaldırtmamak
keep under control f. kontrol altında tutmak
keep under cover f. hasır altında tutmak
keep under observation f. müşahede altında tutulmak
keep under observation f. gözlem altında tutmak
keep under one's hat f. sırrı saklamak
keep under one's hat f. gizli tutmak
keep under one's hat f. sır tutmak
keep under one's hat f. gizlemek
keep under suitable conditions f. uygun koşullarda saklamak
keep under supervision f. gözlem altında tutmak
keep under surveillance f. göz altında bulundurmak
keep under surveillance f. gözaltında tutmak
keep under surveillance f. gözlem altında tutmak
knuckle under f. boyun eğmek
knuckle under f. yelkenleri suya indirmek
knuckle under f. pes etmek
labor under a misconception f. yanlış kanıda olmak
labour under a delusion f. hayale kapılmak
launch under the brand name f. ..markası ile piyasaya sürmek
lay a snare under someone f. ardından kuyu kazmak
lay down under a tree f. bir ağacın altına/altında uzanmak
lie down under blue sky f. masmavi gökyüzünün altında uzanıp yatmak
lie under oath f. yeminliyken yalan söylemek
lie under the sod f. mezarda yatmak
light a fire under people f. insanları ateşlemek
live under a law office f. bir hukuk bürosunun altında/alt katında yaşamak/oturmak
live under something f. altında/alt katında yaşamak/oturmak
live under the same roof f. aynı çatı altında yaşamak
live under the shadow of guns f. silahların gölgesinde yaşamak
live under the threat of bankruptcy f. iflas tehdidi altında yaşamak
live under the wings of f. kanatları altında yaşamak
merge under the name of f. adı altında birleşmek
merge under the title of f. adı altında birleşmek
not be under control f. kontrol altında-olmamak
pay under protest f. itiraz ederek ödemek
place someone under an obligation f. birini bir şey yapmaya zorlamak
place someone under arrest f. birini tutuklamak
place someone under arrest f. gözaltına almak
place someone under observation f. müşahede altına almak
place under police supervision f. polis nezareti altına almak
place under surveillance f. gözlem altında tutmak
place/put a ladder under something f. bir şeyin altına merdiven koymak
pull something under the surface f. yüzeyin altına çekmek
put (somebody) under house arrest f. gözaltına almak
put (somebody) under surveillance f. gözaltına almak
put it under the pillow f. yastığın altına koymak
put one's signature under important successes f. önemli başarılara imza atmak
put one's signature under something f. altına imza atmak
put somebody under house arrest f. gözaltına almak
put somebody under the influence f. nüfuz altına almak
put someone under arrest f. birini tutuklamak
put the key under the mat f. anahtarı paspasın altında koymak
put under a ban f. aforoz etmek
put under a ban f. yasaklamak
put under a ban f. yasak etmek
put under a taboo f. yasaklamak
put under custody f. yediemine teslim etmek
put under maintenance f. bakım altına almak
put under obligation f. yükümlülük altına sokmak
put under one's order f. emrine vermek
put under protection f. koruma altına almak
put under psychiatric observation f. müşahede altına almak
put under restraint f. kısıtlamak
put under the scope f. mercek altına almak
reel under the weight of f. ağırlığı altında sendelemek
remain under investigation f. araştırılmak
remain under investigation f. araştırılması devam etmek
remain under pressure f. baskı altında kalmak
remain under stress f. stres altında kalmak
sail under false colors f. olduğundan başka türlü görünmek
score under f. fark yemek
score under f. yenilmek
sell something under the counter f. bir şeyi el altından satmak
sell under the price f. fiyatından aşağıya satmak
serve under f. hizmetinde bulunmak
shave one's under-the-arms f. koltuk altlarını tıraş etmek
shit under one's pants f. altına etmek
sit down under f. boyun eğmek
sit down under f. katlanmak
sit under f. bağlı olmak
stay under the debris f. enkazda kalmak
stay under the debris f. enkaz altında kalmak
stay under the sun f. güneşte kalmak
struggle along under these poor conditions f. kötü şartlar altında mücadeleye devam etmek
study under f. belirli bir hocanın nezaretinde çalışmak veya okumak
subsume under f. altında toplamak
sweep under the carpet f. gizlemek
sweep under the carpet f. örtbas etmek
swim under water f. suyun altında yüzmek
take (a patient) under an operation f. ameliyata almak (hastayı)
take somebody under one's protection f. himayesine almak
take somebody under one's protection f. kanat germek
take someone under one's wing f. kol kanat germek
take someone under protective care f. kol kanat olmak
take something under one's arm f. koltuklamak
take something under preservation f. koruma altına almak
take something under protection f. koruma altına almak
take under one's arm f. koltuklamak
take under one's protection f. kanadı altına almak
take under review f. değerlendirmeye almak
take under review f. izlemeye almak
take under surveillance f. nezaret altına almak
throw oneself under a subway f. kendini metronun altına atmak
throw oneself under a train f. kendini trenin altına atmak
tread under foot f. ezmek
tread under foot f. ayak altında çiğnemek
tuck under f. altına koymak
turn under f. altüst etmek
under-record f. eksik kaydetmek
under-record f. yetersiz kaydetmek
under-represent f. yetersiz temsil etmek
under-represent f. (olması gerekenden) düşük seviyede temsil etmek
under-represent f. az temsil etmek
unite under a single flag f. bir bayrak altında toplamak
unite under one flag f. bir bayrak altında toplamak
unite/gather under a single flag f. bir/tek bayrak altında toplamak
unite/gather under one flag f. bir/tek bayrak altında toplamak
work under f. emrinde çalışmak
work under difficult conditions f. zor şartlar altında çalışmak
work under difficult conditions f. zor şartlar altında görev yapmak
work under hard conditions f. zor şartlar altında çalışmak
work under hard conditions f. zor şartlar altında görev yapmak
work under harsh conditions f. zor şartlar altında çalışmak
work under harsh conditions f. zor şartlar altında görev yapmak
work under someone f. birisinin altında çalışmak
work under someone f. birinin altında çalışmak
work under someone f. birinin emrinde çalışmak
work under the umbrella of f. çatısı altında çalışmak
work/serve under someone f. birinin altında/emrinde çalışmak
work/serve under someone f. birine bağlı olarak çalışmak
children under five years of age i. beş yaş altı çocuklar
children under the custody of i. velayeti altındaki çocuklar
dark circles under eyes i. göz altı morlukları
down under i. ingilizlerin avustralya ve yeni zelanda için kullandıkları halk deyimi
draft law currently/presently under discussion/consideration i. görüşülmekte olan yasa tasarısı
fornication under control of the king i. kral kontrolünde zina
ground under the feet i. ayakaltı
group something under something i. altında toplamak
one under the other i. alt alta
pit under a loom i. çulha çukuru
road under construction i. yapım halinde yol
stagger under the weight of i. ağırlığı altında sendelemek
subjects under discussion i. mevzuat
the key under the mat i. paspasın altındaki anahtarı
the under layers i. alt tabakalar
the under side of the chin i. sakak
tread under foot i. çiğneme
under eye bag i. göz altı torbası
under frame i. alt takım
under police escort i. polis gözetiminde
under police escort i. polis korumasıyla
under suspicion i. töhmetli
under tension i. gerilimli
under-dogs i. ayaktakımı
under-eye bags i. göz altı torbaları
under-eye concealer i. göz altı kapatıcı
under-representation i. eksik temsil
under-representation i. yetersiz temsil
growing under ground s. yer altında yetişen
snowed under s. karla kaplı
snowed under s. karlar altında kalmış
snowed under s. kar altında kalmış
snowed under s. karlarla kaplı
under- s. yetersiz
under a vow s. antlı
under age s. rüştünü kazanmamış
under age s. rüştüne ermemiş
under age s. rüştünü ispat etmemiş
under age s. reşit olmamış
under an oppressive regime s. zorba bir yönetim altında
under arms s. silahlanmış
under arms s. silah altında
under arrest s. tutuklu
under attack s. saldırı altında
under blockade s. abluka altında
under color of s. bahanesiyle
under colour of s. bahanesiyle
under consideration s. tetkik edilmekte
under consideration s. incelenmekte olan
under consideration s. gözden geçirilmekte
under consideration s. görüşülmekte
under consideration s. üzerinde düşünülen
under contract s. kontrat altına alınmış
under cover s. gizlenmiş
under cover s. gizli
under cover s. sığınmış
under cover of s. himayesinde
under cover of s. perdesi altında
under cover of s. kisvesi altında
under cover of s. in himayesinde
under cover of s. -den istifade ederek
under custody s. gözetim altında
under custody s. vesayet altında
under date of s. tarihli
under discussion s. müzakerede
under dispute s. ihtilaflı
under escort s. himaye altında
under favour of s. sayesinde münasebetiyle
under favour of s. münasebetiyle
under favour of s. sayesinde
under favour of s. yardımıyla
under fire s. düşman ateşine maruz
under fire s. ateş altında
under guarantee s. güvence altında
under hand s. hileli
under heavy artillery fire s. ağır top ateşi altında
under oath s. yemin altında
under oath s. yeminli
under one's belt s. tecrübe ile yetişmiş
under one's hat s. mahrem
under one's hat s. gizli
under penalty of s. cezası ile
under pressure s. baskı altında
under research s. araştırılan
under research s. araştırma altında
under scrutiny s. incelenmekte
under seal s. mühürlü
under seal s. mühürlenmiş
under shelter s. emniyetli
under shelter s. barınmış
under siege s. kuşatma altında
under someone's thumb s. birisinin hükmü altında
under someone's thumb s. birisinin nüfuzu altında
under the cross s. çaprazın altında
under weigh s. yolda
under weigh s. hareket halinde
under-appreciated s. yeterince takdir edilmemiş
under-handed s. alttan alta
under-handed s. hileli
under-represented s. yetersiz temsil edilen
under-represented s. yetersiz temsil edilmiş
under-researched s. yeterince araştırılmamış
under-the-counter s. el altından
under-theorized s. yetersiz kuramlaştırılmış
under-theorized s. eksik kuramlaştırılmış
working under an agreement s. anlaşmalı
in hails of buckshot. under heavy gunfire zf. ağır ateş (silah) altında
in under two months zf. iki aydan az bir zamanda
in/under the sun zf. güneşin altında
in/under the sun zf. güneşin alnında
regardless of the name under which zf. ne nam altında olursa olsun
regardless of the name under which zf. her ne nam altında olursa olsun
under a big tree zf. büyük bir ağacın altında
under a licence zf. ruhsat tahtında
under a moral obligation zf. ahlaki yükümlülük altında
under all circumstances zf. her koşulda
under all circumstances zf. her şartta
under all conditions zf. her koşulda
under all conditions zf. her şartta
under any circumstance(s) whatsoever zf. ne koşul altında olursa olsun
under any circumstance(s) whatsoever zf. her ne koşul altında olursa olsun
under any circumstance(s) whatsoever zf. her ne şart altında olursa olsun
under any circumstance(s) whatsoever zf. ne şart altında olursa olsun
under any circumstances zf. her ne olursa olsun
under any circumstances zf. her halukarda
under any circumstances zf. her durumda
under bad conditions zf. kötü koşullar altında
under bad conditions zf. kötü şartlar altında
under certain circumstances zf. belli şartlarla
under certain conditions zf. belli şartlarla
under cloud of night zf. karanlıktan istifade ederek
under cloud of suspicion zf. bir şüphe bulutu altında
under coercion zf. zorla
under coercion zf. isteği dışında
under compulsion zf. baskı altında
under compulsion zf. zorla
under control zf. kontrol altına alınmış
under control zf. kontrol altında
under cover zf. zarf içinde
under cover of zf. bahanesiyle
under cover of zf. bahanesiyle kisvesi altında
under cover of friendship zf. arkadaşlık kisvesi altında
under development zf. gelişme halinde
under development zf. yapım aşamasında
under difficult conditions zf. müşkül vaziyette
under difficulties zf. zorluk karşısında
under duress zf. baskı altında
under equal circumstances zf. eşit şartlar altında
under equal conditions zf. eşit şartlar altında