altta - Türkçe İngilizce Sözlük

altta

"altta" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
altta below zf.
Should the freezer be on top or below?
Dondurucu üstte mi yoksa altta mı olmalı?

More Sentences
Genel
altta bottom zf.
Your results will show on the bottom right.
Sonuçlarınız sağ altta gösterilecektir.

More Sentences
Bilgisayar
altta at the bottom zf.
It was those at the bottom of the heap who died.
Ölenler en alttakiler oldu.

More Sentences
Genel
altta undermost s.
altta infraposed s.
altta under zf.
altta beneath zf.
altta here below zf.
altta aneath [scottish] zf.
Konuşma Dili
altta down below expr.
Teknik
altta basically zf.
Edebiyat
altta infra zf.

"altta" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 89 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
altta kalanın canı çıksın vae victis i.
altta yatan neden root i.
altta yatan neden underlying cause i.
altta yatan sebep underlying reason i.
altta yatan neden underlying reason i.
iki boyutlu eserlerde en altta tasvir edilen özne foreground i.
altta yatan ilke fundament i.
altta kalmak be defeated f.
altta kalmamak not to be outdone f.
en altta undermost s.
rütbe olarak altta below s.
altta yatan underlying s.
altta kalan lower s.
altta yatan inferred s.
altta bulunan infraposed s.
altta yer alan infraposed s.
altta yatan subjacent s.
altta büyüyen subnascent [obsolete] s.
altta gelişen subnascent [obsolete] s.
altta yetişen subnascent [obsolete] s.
daha altta at a lower place zf.
daha altta to a lower place zf.
altta yatan gerçekleri ortaya çıkararak home zf.
bir kat altta down the stairs zf.
bir kat altta on a lower floor zf.
(anatomik yapı) altta anlamına gelen bir ön ek infra- ök.
altta anlamına gelen bir ön ek infra- ök.
Öbek Fiiller
altta kalmamak clap back f.
İfadeler
altta kalanın canı çıksın the devil take the hindmost expr.
Konuşma Dili
altta kalmama clap back i.
(birinin) altta yatan düşüncesi (one's) game i.
altta kalanın canı çıksın and the devil take the hindmost expr.
Deyim
altta yatan sebep the idea behind i.
altta kalmamak give as good as one gets f.
hiyerarşide en altta, en önemsiz olan at the bottom of the food chain expr.
altta kalmaz gives as good as (one) gets expr.
Hukuk
altta yatan underway s.
Siyasal
altta yatan sorun underlying problem i.
altta yatan enflasyon underlying inflation i.
Teknik
döküm şablonlarının yarısının altta diğer yarısının üstte kaldığı iki kalıplama levhasından biri matched board i.
(mücevheratta) değerli maden granüllerinin altta bulunan metale yapıştırılması granulation i.
altta bulunan underlain by s.
Bilgisayar
altta çift bottom double i.
metin-altta text-bottom s.
bilgisayar ve ilgili yazılım ve donanımlarını kullanabilen ve altta yatan kavramları anlayabilen kimse computer-literate s.
altta beliren pull-down s.
Bilişim
altta olma subordination i.
Mekanik
iki adet paralel demir çenesi ve altta geniş açıklığı olan mengene metalworking vise i.
Mimarlık
çevreleyen zemine göre daha altta kalan bahçe sunken garden i.
Mobilya
yukarı çekildiğinde altta kıvrımlar halinde toplanan bir panjur çeşidi roman blind i.
Otomotiv
emme üstte egzoz altta intake over exhaust i.
Denizcilik
kabasorta armalı bir geminin en altta bulunan ön yelkeni forecourse i.
kabasorta armalı bir gemide en altta bulunan ön yelkeninin ıskota köşesinin aşağı doğru bastırılmasını sağlayan halat foresheet i.
Maden
altta yatan maden cevheri underset i.
Medikal
altta yatan hastalık underlying disease i.
altta yatan sebebin tedavisi treatment of underlying cause i.
altta yatan hastalık triggering disease i.
hastanın altta yatan karakteristik özellikleri underlying host characteristics i.
altta yatan olağan patolojiler common underlying pathologies i.
altta yatan tıbbi rahatsızlığın değerlendirilmesi evaluation of the associated underlying medical condition i.
altta yatan patoloji underlying pathology i.
altta yatan etyolojik faktör underlying etiological factor i.
altta yatan nöromüsküler geçiş bozukluğu underlying neuromuscular transport disorder i.
altta yatan kronik akciğer hastalığı underlying chronic lung disease i.
altta yatan santral sinir sistemi bozukluğu underlying central nervous system disorder i.
altta yatan önemli bir hastalığın belirtisi manifestation of significant underlying disease i.
Anatomi
periotik kemiği oluşturan üç unsurun altta ve arkada olanlarına verilen ad opisthotic i.
periotik kemiği oluşturan üç unsurun altta ve arkada olanlarına ait opisthotic s.
periotik kemiği oluşturan üç unsurun altta ve arkada olanları ile ilişkili opisthotic s.
periotik kemiği oluşturan üç unsurun altta ve arkada olanlarını teşkil eden opisthotic s.
Baskı Teknikleri
baskı plakasının altta kalan bölümü sink i.
Mantık
altta yatan anlam implicature i.
altta yatan anlam conversational implicature i.
Botanik
bitkide iki dudaklı korollanın dudak benzeri bölümlerinden altta olanı labium i.
buğdaygillere mensup bitkilerin çoğunda çiçeklikleri çevreleyen iki kavuzdan altta olanı flowering glume i.
Tütün
altta görünen sigaralar cigarettes exposed on bottom i.
Eğitim
(eskiden) bir asilzadenin oğluna eşlik eden, sosyal statü bakımından bir altta olan üniversite öğrencisi seconder i.
(eskiden) bir asilzadenin oğluna eşlik eden, sosyal statü bakımından bir altta olan üniversite öğrencisi secondar i.
Edebiyat
altta yatan anlamı olan subtextual s.
Dilbilim
altta yatan soyut formlardan dilbilgisi formları oluşturma kurallarını kullanan generative s.
Felsefe
altta yatan maddenin tezahür ettiği görünüm, biçim veya tarz mode i.
Coğrafya
gölde daha altta ve soğuk olan su tabakası hypolimnion i.
Jeoloji
altta yatan zayıf kayaç tabakası üzerinde gelişen subsequent s.
Sanat
(eserde) altta yatan desen veya görüntüyü oluşturan fundamental s.
Matbaa
altta yer alan inferior s.
Eski Kullanım
altta yatan subject s.
altta yatan subjected s.
Engineering
altta yatan toprağı su erozyonuna karşı korumak için kullanılan beton vb. zemin kaplaması apron i.
Böcek Bilimi
bacakları altta bağlanmış ve kitin gibi bir kılıfla kısmen örtülmüş bir pupa masked pupa i.