lower - Türkçe İngilizce Sözlük

lower

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"lower" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 96 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lower f. düşürmek
The Council may propose a lowering of the amount.
Konsey miktarın düşürülmesini önerebilir.

More Sentences
lower f. alçaltmak
Can't you lower your voice?
Sesini alçaltamaz mısın?

More Sentences
lower f. indirmek
The threshold has been lowered to 0.5% which is very good.
Eşiği %0,5'e indirmek çok iyi bir gelişmedir.

More Sentences
lower s. alt
This is only the lower level.
Bu sadece alt seviye.

More Sentences
Genel
lower i. daha aşağı
I think that we need to set our sights slightly lower than this ambitious presentation.
Bence gözümüzü bu iddialı sunumdan biraz daha aşağıya dikmemiz gerekiyor.

More Sentences
lower f. azaltmak
This confidence led to lower interest rates, and that took a great deal of pressure off your budget.
Bu güven faiz oranlarının düşmesine yol açtı ve bu da bütçeniz üzerindeki baskıyı büyük ölçüde azalttı.

More Sentences
lower f. alçaltmak
Can't you lower your voice?
Sesini alçaltamaz mısın?

More Sentences
lower f. inmek
At least until it lowers to a level that the person can bear.
En azından kişinin dayanabileceği bir seviyeye inene kadar.

More Sentences
lower f. kısmak
Turn the flame down low.
Ateşi kısın.

More Sentences
lower f. indirmek
The threshold has been lowered to 0.5% which is very good.
Eşiği %0,5'e indirmek çok iyi bir gelişmedir.

More Sentences
lower s. aşağıdaki
The Lower Park is an ideal place for walking.
Aşağı Park yürüyüş için ideal bir yerdir.

More Sentences
lower s. aşağı
Midtown Manhattan, along with Lower Manhattan, is one of the world's leading financial centers.
Midtown Manhattan, Aşağı Manhattan ile birlikte dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biridir.

More Sentences
lower s. daha alçak
In Finnish houses, the ceiling height is about half a meter lower than usual.
Fin evlerinde tavan yüksekliği normalden yaklaşık yarım metre daha alçaktır.

More Sentences
lower s. daha düşük
It is, in any event, lower than the growth in world trade.
Her halükarda dünya ticaretindeki büyümeden daha düşük.

More Sentences
lower zf. alt
This is only the lower level.
Bu sadece alt seviye.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
lower f. alçaltmak
Can't you lower your voice?
Sesini alçaltamaz mısın?

More Sentences
lower s. alt
This is only the lower level.
Bu sadece alt seviye.

More Sentences
lower s. düşük
Nevertheless, lower prices and greater demand have not put an end to consumer complaints, as we all know.
Bununla birlikte, hepimizin bildiği gibi, düşük fiyatlar ve artan talep tüketici şikâyetlerini sona erdirmemiştir.

More Sentences
Teknik
lower f. indirmek
The threshold has been lowered to 0.5% which is very good.
Eşiği %0,5'e indirmek çok iyi bir gelişmedir.

More Sentences
lower s. alt
This is only the lower level.
Bu sadece alt seviye.

More Sentences
Genel
lower i. dünya
lower i. surat asma
lower i. somurtma
lower i. it
lower f. zayıflatmak
lower f. azalmak
lower f. küçültmek
lower f. kırmak (gurur)
lower f. mayna etmek
lower f. aşağılamak
lower f. surat asmak
lower f. karartmak
lower f. eksilmek
lower f. küçük düşürmek
lower f. alçalmak
lower f. somurtmak
lower f. eksiltmek
lower f. batmak (güneş)
lower f. tehditkar davranmak
lower f. göz dağı vermek
lower s. abaşo
lower s. ikinci derecede
lower s. daha önce
lower s. eski
lower s. eskiden olan
lower s. daha önceki
lower s. alçakta yaşayan
lower s. altta kalan
lower s. aşağı bölümde yaşayan
lower s. daha yeni
lower s. daha güncel
lower s. yakın geçmişte olan
Ticaret/Ekonomi
lower s. ikinci derece
Hukuk
lower s. alt meclis ile ilgili
lower s. (çift meclisli parlamentoda) alt meclisi ifade eden
Teknik
lower i. alt segman
lower f. iniş takımlarını açmak
Bilgisayar
lower i. küçükharf
Havacılık
lower s. aşağı alt
Denizcilik
lower i. alt ranza
lower f. yelken indirmek
lower f. gemi indirmek
Anatomi
lower f. (dili) indirmek
lower f. (dili) damaktan uzaklaştırmak
lower f. (dili) aşağı doğru hareket ettirmek
Diş Hekimliği
lower i. alt çene protezi
Matematik
lower s. alt sınırda
lower s. tek değişkenli
lower s. tek sayıda
lower s. çok değişkenli
Biyoloji
lower s. basit yapılı
lower s. ilkel yapıda
lower s. çağdaşları kadar gelişmemiş
Dilbilim
lower f. dili alçaltarak ses çıkarmak
lower f. ünlü harf artiküle etmek
Arkeoloji
lower s. ilk çağlara ait
lower s. eski dönemler ile ilgili
lower s. eski döneme ait
lower s. önceki döneme ait
lower s. önceki çağ ile ilgili
Coğrafya
lower i. new jersey eyaletinde yerleşim yeri
lower s. aşağı çığır ile ilgili
lower s. aşağı çığıra ait
lower s. güneyde olan
lower s. (bölgenin) güneyinde olan
Meteoroloji
lower i. kasvetli gökyüzü
lower i. kapalı gökyüzü
lower i. rüzgarlı gökyüzü
lower i. bulanık gökyüzü
lower f. (gökyüzü) kapalı olmak
lower f. (gökyüzü) rüzgarlı olmak
lower f. (gökyüzü) kasvetli görünmek
lower f. (gökyüzü) bulanık görünmek
Müzik
lower f. kalınlaştırmak
Eski Kullanım
lower f. pusu kurmak
lower f. pusuya yatmak

"lower" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lower case i. küçük harf
Genel
the lower classes i. ayaktakımı
lower school i. hazırlık okulu
the lower part of a trouser leg i. baldırak
lower left i. alt sol
lower integral i. alt integral
lower case i. minüskül
lower suspension arm i. alt suspansiyon kolu
lower lip i. alt dudak
lower culmination i. alt geçiş
lower berth i. alçak ranza
lower part of the trouser leg i. paça
lower identity i. alt kimlik
lower sum i. alt toplam
lower side band i. alt kenar bandı
lower status i. düşük statü
lower carboniferous period i. alt karbon devri
lower longeron i. alt lonjeron
lower segment i. alt parça
the lower part i. aşağı
lower rank i. alt dizi
lower right i. alt sağ
lower contact spring i. alt kontak yayı
lower case i. miniskül
lower saxony i. aşağı saksonya
lower bainite i. alt beynit
lower limb i. alt organ
lower transformation temperature i. alt dönüşüm sıcaklığı
lower class i. aşağı tabaka
lower lip i. altdudak
lower part i. aşağı taraf
lower deck i. tavlun
lower class i. alt sınıflar
lower world i. cehennem
lower limit i. alt limit
lower sideband i. alt kenar bandı
lower confidence limit i. alt güven sınırı
lower triangular matrix i. alt üçgensel matris
lower boundary i. alt sınır
lower base i. alt taban
lower class i. alt tabaka
lower wing i. alt kanat
lower bound i. alt sınır
lower part i. alt
lower level i. alt kademe
lower class i. alt klas
lower class i. aşağı sınıf
lower neighbourhood i. aşağı mahalle
lower-position i. alt pozisyon
lower-case letter i. küçük harf
lower-case letter i. miniskül
lower federal court i. alt federal mahkeme
lower left-hand corner i. sol alt köşe
lower right-hand corner i. sağ alt köşe
lower-left corner i. sol alt köşe
lower-right corner i. sağ alt köşe
lower dimension i. alt boyut
lower back i. (vücutta) bel
lower back i. (bir şeyin) alt arka (kısmı)
lower salaries i. daha düşük maaşlar
lower-self and higher-self i. alt benlik ve üst benlik
lower and uppercase i. küçük ve büyük harf
lower limit i. alt sınır
lower bunk i. alt ranza
lower part i. alt bölüm
lower part i. alt kısım
lower step i. alt basamak
lower brain i. alt beyin
lower cannon i. ön kol zırhı
lower rank i. alt rütbe
lower rank i. düşük seviye
lower world i. yeryüzü
lower rank i. alt tabakalılık
lower rank i. alt rütbelilik
lower rank i. alt tabaka
lower the price f. ucuzlatmak
lower down f. aşağıya indirmek
lower oneself f. kendini küçük düşürmek
lower a flag f. bayrak indirmek
lower one's guard f. gardını indirmek
lower the price f. fiyat kırmak
lower the price of f. ucuzlatmak
lower sails f. yelkenleri indirmek
lower the flag f. bayrağı indirmek
assign to a lower position f. daha alt göreve atamak
lower the price f. fiyatı düşürmek
lower one's grade f. notunu düşürmek
lower one's price f. fiyatını düşürmek
lower one's price f. fiyatını indirmek
lower the limit f. limit düşürmek
lower the cost f. maliyeti düşürmek
lower the prices f. fiyatları aşağı çekmek
lower the cost f. maliyeti azaltmak
lower one's head f. başını öne eğmek
lower the cost f. maliyet azaltmak
lower the prices f. fiyatları düşürmek
lower the price f. fiyatı aşağı çekmek
lower one's head f. başını eğmek
lower one's prestige f. prestijini sarsmak
lower the cost f. maliyet düşürmek
lower the speed f. hız düşürmek
lower the price f. fiyatı (aşağı) çekmek
lower one's colors f. yelkenleri suya indirmek
lower the boom on someone f. birini yerden yere vurmak
lower one's flag f. bozguna uğramak
lower the flag to half-mast f. bayrağı yarıya indirmek
lower the flag to half-staff f. bayrağı yarıya indirmek
lower a flag to half-staff f. bayrağı yarıya indirmek
be in the lower position f. bir alt kademede olmak
make a bid lower than another f. daha aşağı fiyat teklif etmek
lower the heat f. ocağın altını kısmak
lower the heat f. yemeğin altını kısmak
lower the sound f. sesini alçaltmak
have lower back pain f. beli ağrımak
lower the speed f. hız yavaşlatmak
lower the speed f. hızı yavaşlatmak
lower one's pants f. pantolonunu indirmek
lower one's voice f. sesini alçaltmak
lower down the speed f. hızı azaltmak
lower down the speed f. hızı düşürmek
lower the speed limit f. hız limitini düşürmek
lower the price f. fiyatı indirmek
lower the price f. fiyat düşürmek
set the thermostat at a lower temperature f. termostatı daha düşük bir ısıya ayarlamak/sabitlemek
receive a lower salary f. daha az maaş almak
lower the seat f. koltuğu alçaltmak
lower oneself f. (kişinin kendisini) alçalmak
lower ranking s. alt kıdemli
lower-than-average s. ortalamadan daha düşük
lower austral s. aşağı avustralya
lower-class s. düşük seviyeli
lower-class s. türünün gerisinde olan
lower-class s. alt seviyede olan
lower than expected zf. beklenenin altında
to a lower place zf. daha altına
to a lower place zf. daha altında
at a lower place zf. daha altında
at a lower place zf. daha altına
to a lower place zf. daha altta
at a lower place zf. daha altta
on a lower floor zf. aşağı katta
on a lower floor zf. bir kat altta
on a lower floor zf. bir kat aşağıda
lr (lower right) kısalt. alt sağ
lr (lower right) kısalt. sağ alt
Konuşma Dili
lower your gun expr. silahını indir
a level lower expr. bir tık altı
Deyim
lower one's colors f. yelkenleri suya indirmek
lower someone's spirit f. canını sıkmak
lower someone's spirit f. moraliniz bozmak