apron - Türkçe İngilizce Sözlük

apron

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

apron — Definition

Anlamı ve Tanımı:
önlük, mutfak önlüğü
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈeɪprən/ – BrE /ˈeɪprən/)
Terim Türü:
İsim: apron (aprons)
Giysiyi korumak için öne takılan önlüğü; bazı bağlamlarda uçak apronu gibi teknik anlamları da olan ismi ifade etmektedir. Orta İngilizce’de “a napron” biçiminden yanlış bölünmeyle “an apron”a dönüşerek dil tarihinin klasik yeniden bölümlenme örneklerinden biri olmuştur

"apron" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
apron i. önlük
The young woman tied her apron and started to make a cake.
Genç kadın önlüğünü bağladı ve pasta yapmaya başladı.

More Sentences
Genel
apron i. apron
He worked as an apron movement control officer for ten years.
On yıl boyunca apron hareket kontrol memuru olarak çalışmıştır.

More Sentences
Teknik
apron i. apron
He worked as an apron movement control officer for ten years.
On yıl boyunca apron hareket kontrol memuru olarak çalışmıştır.

More Sentences
apron i. önlük
The young woman tied her apron and started to make a cake.
Genç kadın önlüğünü bağladı ve pasta yapmaya başladı.

More Sentences
Tekstil
apron i. önlük
The young woman tied her apron and started to make a cake.
Genç kadın önlüğünü bağladı ve pasta yapmaya başladı.

More Sentences
Otomotiv
apron i. apron
He worked as an apron movement control officer for ten years.
On yıl boyunca apron hareket kontrol memuru olarak çalışmıştır.

More Sentences
Tiyatro
apron i. ön sahne
The stage players lined on the apron and saluted the audience.
Sahne oyuncuları ön sahnede dizilerek seyircileri selamladı.

More Sentences
Genel
apron i. koruma kalkanı
apron i. peştamal
apron i. önlük giysi
apron i. rüzgarlık
apron i. koruyucu kapak
apron i. prostela
apron i. kayışlı taşıyıcı
apron i. döşlük
apron f. önlükle örtmek
apron f. önlükle korumak
apron f. önlükle sarmak
apron N. mutfak önlüğü
Ticaret/Ekonomi
apron i. müfredat listesi
apron i. perakende satışlarda faturaya eklenen ayrıntıları gösteren liste
Teknik
apron i. araba çamurluğu iç eteği
apron i. çamur koruma plakası
apron i. epron
apron i. göğüslük
apron i. hadde yolluğu
apron i. kapak
apron i. tabliye
apron i. yükleme sahası
apron i. sürekli taşıma bandı
apron i. (kaynak yaparken kullanılan) siper
apron i. koruma siperi
Mekanik
apron i. araba önlüğü
apron i. torna tezgahında kurşun vida dişlilerini koruyan muhafaza
Mimarlık
apron i. iç pencerenin altına monte edilmiş yatay kaplama
İnşaat
apron i. duvar üzerindeki metal kenarlık
Mobilya
apron i. masa, sandalye gibi mobilyaların bacakları arasında uzanan raylı veya oymalı panel
Otomotiv
apron i. alt panel
Havacılık
apron i. hangar önü
apron i. terminalin ya da hangarın karşısında bulunan uçak park alanı
apron i. uçağın manevra yapabilmesi için kullanılan sertleştirilmiş düz yüzey rampa
apron i. hava yastıklı teknenin tabanında bulunan dairesel kuşak
Denizcilik
apron i. baş bodoslama astarı
apron i. iskele rıhtım tabliyesi
Hayvancılık
apron i. uzun tüylü bir köpeğin boyun kısmındaki saçaklar
Tütün
apron i. bant
Dini
apron i. papaz giysisinin ön kısmı
Çevre
apron i. erozyona karşı koruma sağlaması için kıyı şeridi boyunca uzanan yapı
Coğrafya
apron i. buzul moreninin önünde biriken kum ve çakılla kaplı alan
Spor
apron i. golf sahasının etrafını çevreleyen, golf çimine kıyasla daha uzun olan çim sınırı
Boks
apron i. boks ringinin etrafını çevreleyen, halatların ötesine uzanan kısım
Müzik
apron i. sahnenin perde önü bölümü
Tiyatro
apron i. önsahne
apron i. tavan çıkıntısı
Engineering
apron i. altta yatan toprağı su erozyonuna karşı korumak için kullanılan beton vb. zemin kaplaması

"apron" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
apron apron i.
He worked as an apron movement control officer for ten years.
On yıl boyunca apron hareket kontrol memuru olarak çalışmıştır.

More Sentences
Teknik
apron apron i.
He worked as an apron movement control officer for ten years.
On yıl boyunca apron hareket kontrol memuru olarak çalışmıştır.

More Sentences
Otomotiv
apron apron i.
He worked as an apron movement control officer for ten years.
On yıl boyunca apron hareket kontrol memuru olarak çalışmıştır.

More Sentences
Havacılık
apron ramp i.

"apron" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
apron strings i. önlük bağları
apron strings i. başkasına bağlılık
apron strings i. aşırı bağlılık
silk apron i. futa
surgeon's apron i. doktor önlüğü
bird cage apron i. kafes tülü
cage apron i. kafes tülü
bib apron i. mutfak önlüğü
cooking apron i. mutfak önlüğü
kitchen apron i. mutfak önlüğü
whi̇te apron i. beyaz önlük
be tied to someone's apron strings f. birine fazla bağlı olmak
be tied to someone's apron strings f. birisinin sözünden çıkmamak
Deyim
apron-string tenure i. kadının sahip olduğu fakat o yaşadığı sürece kocası tarafından idare edilen mal mülk
apron-string hold i. kadının sahip olduğu fakat o yaşadığı sürece kocası tarafından idare edilen mal mülk
apron-string tenure i. iç güveyisi tarafından idare edilen mal mülk
apron-string hold i. iç güveyisi tarafından idare edilen mal mülk
apron string i. (anasının) dizinin dibi
apron string i. bir kadının kocasına/çocuğuna olan bağı
apron string i. (annesinin) eteği/dibi
apron string i. (anasının) kuzusu
apron string i. bir kadının ailesine olan bağı
be tied to one's mother's apron strings f. anasının dizinin dibinden ayrılmamak
be tied to someone's apron strings f. birisine aşırı bağlı olmak
be tied to your mother's apron strings f. anasının kuzusu olmak
be tied to your mother's apron strings f. süt kuzusu olmak
be tied to your mother's apron strings f. annesinin eteğinden ayrılamamak
be tied to a wife's apron strings f. eş/anne tarafından gereğinden fazla kontrol edilmek
cut the apron strings f. (daha çok ebeveynlerin çocuklarını kontrol etmede) ipleri gevşetmek
loosen the apron strings f. (daha çok ebeveynlerin çocuklarını kontrol etmede) ipleri gevşetmek
be tied to (something's) apron strings f. (birinin) etkisi altında olmak
be tied to something's apron strings f. (birinin) etkisi altında olmak
cut the apron strings f. özgürlüğünü ilan etmek
be tied to something's apron strings f. (birine) aşırı bağlı olmak
be tied to (something's) apron strings f. (birine) aşırı bağlı olmak
be tied to (something's) apron strings f. ipleri (birinin) eline vermek
be tied to something's apron strings f. ipleri (birinin) eline vermek
be tied to something's apron strings f. (birine) gebe kalmak
be tied to (something's) apron strings f. (birine) gebe kalmak
cut the apron strings f. ipleri gevşetmek
cut the apron strings f. baskıyı azaltmak
cut the apron strings f. dizginleri gevşetmek
cut the apron strings f. daha serbest bırakmak
wear (one's) apron high f. hamile olmak
tied to apron strings s. (birinin) etkisi altında
tied to (one's) apron strings s. (birinin) etkisi altında
tied to someone's apron strings s. (birinin) etkisi altında
tied to apron strings s. (birine) aşırı bağlı
tied to (one's) apron strings s. (birine) aşırı bağlı
tied to someone's apron strings s. (birine) aşırı bağlı
tied to apron strings s. ipleri (birinin) elinde
tied to someone's apron strings s. ipleri (birinin) elinde
tied to (one's) apron strings s. ipleri (birinin) elinde
tied to apron strings s. ana/süt kuzusu
tied to (one's) apron strings s. ana/süt kuzusu
tied to someone's apron strings s. kılıbık
tied to apron strings s. kılıbık
tied to (one's) apron strings s. kılıbık
tied to someone's apron strings s. ana/süt kuzusu
(tied to) your mother's, wife's, etc. apron strings s. anasının/karısının/birinin eteğinden ayrılmayan
tied to (someone's) apron strings s. (biri) tarafından yönetilen/kontrol edilen
tied to (someone's) apron strings s. (birine) bağlı
tied to one's mother's apron strings s. anasının dizinin dibinden ayrılmayan
(tied to) your mother's, wife's, etc. apron strings s. anasının/karısının/birinin dizinin dibinden ayrılmayan
(tied to) your mother's, wife's, etc. apron strings s. annesi/karısı/biri tarafından yönetilen/kontrol edilen
tied to one's mother's apron strings s. annesi tarafından yönetilen/kontrol edilen
tied to (someone's) apron strings s. (birinin) eteğinden ayrılmayan
tied to (someone's) apron strings s. (birinin) dizinin dibinden ayrılmayan
tied to one's mother's apron strings s. annesine bağlı
(tied to) your mother's, wife's, etc. apron strings s. annesine/karısına/birine bağlı
tied to one's mother's apron strings s. anasının eteğinden ayrılmayan
tied to one's mother's apron strings s. anasının kuzusu
tied to his mother's apron strings s. annesinin eteğinden ayrılamayan
tied to mother's apron strings s. annesine bağlı
tied to his mother's apron strings s. anasının dizinin dibinden ayrılmayan
tied to mother's apron strings s. anasının dizinin dibinden ayrılmayan
tied to mother's apron strings s. süt kuzusu
tied to his mother's apron strings s. süt kuzusu
tied to his mother's apron strings s. anasının kuzusu
tied to his mother's apron strings s. annesine bağlı
tied to mother's apron strings s. anasının kuzusu
tied to mother's apron strings s. annesinin eteğinden ayrılamayan
tied to his mother's apron strings s. anasının dizinin dibinden ayrılmayan
Teknik
apron roller i. apron silindiri
ice apron i. buz kırıcı
lattice apron i. gözenekli apron
leading edge of the apron cradle i. apron kafesinin dönüş kenarı
bottom apron nose bar i. alt apron burun çubuğu
apron conveyor i. mafsallı konveyör
apron tube i. profilli boru
apron conveyor i. levhalı konveyör
apron wall i. pencere parapeti
apron wall i. pencere eteği
apron feeder i. levhalı besleyici
apron piece i. merdiven başlık kirişi
apron slab i. apron döşemesi
protective apron i. koruyucu kaplamalı yer
bottom apron i. alt apron
bottom apron guide bar i. alt apron rehber çubuğu
apron pivot i. kapak menteşesi
apron real tower i. apron makara kulesi
apron bracket i. kapak şasisi
double apron fence i. iki taraflı dikenli tel çiti
feed apron i. besleme tablası
apron conveyor i. çelik levhalı taşıyıcı
port apron i. port eşiği
apron feeder i. zincirli besleyici
apron conveyor i. mafsallı bant taşıyıcı
apron cards i. apron kartları
apron feeder i. paletli besleyici
tool apron i. planya makinesinin kesici takımının kenetlendiği parça
Mekanik
apron man i. önlük giyen kimse
apron man i. tamirci
Tekstil
apron ribbon i. önlük şeriti
kitchen apron i. mutfak önlüğü
apron fabric i. önlük kumaşı
apron dress i. önlük
top apron i. üst manşon
bottom apron i. alt manşon
apron protecting against cuts and stabs by hand knives i. çakılarla kesmeye ve delmeye karşı koruyucu önlük
İnşaat
window apron i. parapet kirişi
Otomotiv
front apron i. ön alt panel
fender splash apron i. çamurluk sıçratma paneli
fender apron i. çamurluk iç sacı
Havacılık
apron management i. service apron yönetim servisi
apron floodlight i. apron aydınlatma ışığı
apron movement pattern i. apron güvenlik çizgileri
parking apron i. park apronu
itenerant apron i. seyyar apron
apron-drive loading bridge i. aprondan çekilen yükleme köprüsü
service and hangar apron i. servis ve hangar apronu
apron taxiway i. apron taksi yolu
apron management service i. apron yönetim hizmeti
apron identification card i. apron kartı
Medikal
surgical drop-off apron i. ameliyat önlüğü
lead apron i. röntgen ışınlarına karşı koruyucu giysi
lead apron i. kurşun önlük
surgical apron i. cerrahi önlük
surgical apron i. ameliyat önlüğü
Botanik
devil's apron i. atlantik okyanusu'na özgü laminaria cinsi yosun
Çevre
butyl rubber apron i. sentetik kauçuktan yapılmış önlük
Coğrafya
frontal apron i. sandur
frontal apron i. sander
morainal apron i. sandur
morainal apron i. sander
outwash apron i. sander
outwash apron i. sandur
Askeri
single-apron fence i. tek taraflı dikenli tel
protective apron i. kimyasal maddelerden koruma önlüğü
apron shield i. kalkan