stab - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

stab

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"stab" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
stab f. saplamak
stab f. bıçaklamak
General
stab f. bıçaklamak
stab f. zımbalamak
stab f. batırmak
stab f. denemek
stab f. delmek
stab f. şişlemek
stab f. hançerlemek
stab f. hacamat etmek
stab f. sançmak
stab i. bıçaklama
stab i. bıçak yarası
stab i. saplanma
stab i. süngüleme
stab i. bıçak gibi saplanma
stab i. saplama
Technical
stab yatay kuyruk

"stab" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

İngilizce Türkçe
General
have a stab at f. denemek
stab in the back f. kalleşlik etmek
have a stab at f. kalkışmak
stab somebody in the back f. kalleşlik etmek
stab somebody to death f. bıçaklayarak öldürmek
stab someone in the back f. kalleşlik yapmak
stab someone in the neck f. birini boynundan bıçaklamak
accidentally stab oneself f. kazara kendini bıçaklamak
stab wounds i. bıçak yaralamaları
stab wound i. bıçak yarası
stab wound i. kesici ve delici alet yarası
stab vest i. (özellikle bıçaklı saldırılar için kullanılan) koruyucu yelek
stab proof vest i. (özellikle bıçaklı saldırılar için kullanılan) koruyucu yelek
Phrasals
stab someone in something birini bir yerinden bıçaklamak
stab at someone birini bıçaklamak
stab at saplamak
Colloquial
a stab in the dark tahmin etme
a stab in the dark kafadan atma
a stab in the dark yuvarlak tahmin
Idioms
stab in the back arkadan vurmak
stab a knife in someone's back arkadan vurmak
stab in the back kalleşlik etmek
stab in the back sırtından vurmak
stab in the back üzmek
stab in the back yaralamak
stab in the back şaşırtmak
make a stab at something girişimde bulunmak
have a stab at something yeni veya farklı bir şey denemek
make a stab at something yeni veya farklı bir şey denemek
make a stab at something denemek
have a stab at something denemek
have a stab at something girişimde bulunmak
have a stab at ilk kez denemek
make a stab at ilk kez denemek
stab in the back sırtından bıçaklamak
stab in the back hainlik etmek
take a wild stab in the dark rastgele tahminde bulunmak
stab someone in the back birini sırtından bıçaklamak
stab someone in the back birine ihanet etmek
take a stab at something bir denemek
take a stab at something bir şeyi denemek
Medical
stab vaccinator batırarak aşı uygulayıcı
foot-stab use ayağa batırarak uygulama
wing-web-stab use kanat zarına batırarak uygulama
penetrating stab wounds kesici delici alet yaralanmaları
penetrating stab wounds to the abdomen karına penetre kesici delici alet yaralanmaları
Food Engineering
stab culture saplama kültür
Military
stab detonators iğneli detonatörler
stab alloy istikrarlı alaşım