precipitate - Türkçe İngilizce Sözlük

precipitate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"precipitate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 80 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
precipitate i. çökelti
The solid precipitate is then calcined at temperatures around 800 °C.
Katı çökelti daha sonra 800 °C civarındaki sıcaklıklarda kalsine edilir.

More Sentences
Genel
precipitate f. çökeltmek
They undergo change in the course of the fermentation process and are naturally precipitated or filtered out.
Fermantasyon süreci boyunca değişime uğrarlar ve doğal olarak çökeltilir veya süzülürler.

More Sentences
Teknik
precipitate i. çökelti
The solid precipitate is then calcined at temperatures around 800 °C.
Katı çökelti daha sonra 800 °C civarındaki sıcaklıklarda kalsine edilir.

More Sentences
precipitate f. çökeltmek
They undergo change in the course of the fermentation process and are naturally precipitated or filtered out.
Fermantasyon süreci boyunca değişime uğrarlar ve doğal olarak çökeltilir veya süzülürler.

More Sentences
Genel
precipitate i. yoğunlaşmış buhar
precipitate i. çökelme
precipitate i. acelecilik
precipitate i. rüsup
precipitate i. telaş
precipitate i. çöküntü
precipitate i. yağış
precipitate i. tersip
precipitate f. sonucuna ulaşmak
precipitate f. yoğunlaşmak (yağış)
precipitate f. neden olmak
precipitate f. atmak
precipitate f. yağmak
precipitate f. hızlandırmak
precipitate f. yüksekten atmak
precipitate f. yatıştırmak
precipitate f. başlatmak
precipitate f. düşürmek
precipitate f. yere düşmek (yağmur/kar şeklinde)
precipitate f. çöktürmek
precipitate f. sürat vermek
precipitate f. hız vermek
precipitate f. süratlendirmek
precipitate f. süratini artırmak
precipitate f. zemin hazırlamak
precipitate f. çökelmek
precipitate f. aniden yapmak
precipitate f. apansız meydana getirmek
precipitate f. aniden getirmek
precipitate f. yere fırlatmak
precipitate f. aşağı atmak
precipitate f. yoğuşturmak
precipitate f. yağdırmak
precipitate f. belirli bir şekil vermek
precipitate f. şekillendirmek
precipitate f. koşturmak
precipitate f. apar topar halletmek
precipitate f. dik bir şekilde düşmek
precipitate f. doğrudan alçalmak
precipitate f. acele davranmak
precipitate f. ayrılmak
precipitate f. ayrışmak
precipitate f. şekil almak
precipitate f. somutlaşmak
precipitate f. oluşmak
precipitate s. aceleyle yapılan
precipitate s. hızlı
precipitate s. aşağı akan
precipitate s. acele
precipitate s. aşağı düşen
precipitate s. evegen
precipitate s. ani
precipitate s. düşüncesiz
precipitate s. zamanından önce
precipitate s. aceleci
precipitate s. düşen
precipitate s. yağan
precipitate s. akan
precipitate s. büyük hızla gelen
precipitate s. sağanak yağan
precipitate s. çökelen
precipitate s. çok dik
precipitate s. sarp
precipitate s. aceleci
precipitate s. düşüncesiz
precipitate s. ivedi
Teknik
precipitate i. tortu
precipitate f. çökelmek
Medikal
precipitate f. çökelmek
Kimya
precipitate i. çökelek
precipitate i. tortu
precipitate f. çöktürmek
precipitate f. çökelmek
precipitate f. çökertmek
precipitate f. çökmek
precipitate s. çöktürücü

"precipitate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 66 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
precipitate into something f. katı hale dönüşmek
precipitate into something f. daha ciddi bir hal almasını sağlamak
precipitate into (something) f. daha ciddi (bir şeye) dönüşmek
precipitate into (something) f. yoğunlaşıp (bir şey) halinde yağmak
precipitate into (something) f. daha ciddi bir hal almak
precipitate into (something) f. daha ciddi (bir şeye) dönüştürmek
precipitate into (something) f. kristalize olmak
precipitate into (something) f. sıvıdan katı hale geçmek
precipitate something into something f. bir şeyi ciddi bir şeye dönüştürmek
precipitate something into something f. bir şeyi ciddi bir şey haline getirmek
precipitate into (something) f. gazdan katı hale geçmek
precipitate something into something f. bir şeyi katılaştırıp/yoğunlaştırıp bir şeye dönüştürmek
precipitate into (something) f. yoğunlaşıp (bir şey) haline gelmek
precipitate into something f. yoğunlaşıp başka bir hale geçmek
precipitate into f. daha ciddi (bir şeye) dönüşmek
precipitate into f. daha ciddi bir hal almak
precipitate into f. yoğunlaşıp (bir şey) halinde yağmak
precipitate into f. daha ciddi (bir şeye) dönüştürmek
precipitate into f. kristalize olmak
precipitate into f. sıvıdan katı hale geçmek
precipitate into f. gazdan katı hale geçmek
precipitate into f. yoğunlaşıp (bir şey) haline gelmek
Teknik
coherent precipitate i. koherent çökelek
incoherent precipitate i. inkoheran çökelti
incoherent precipitate i. bağdaşmaz çökelti
precipitate distribution i. çökelti dağılımı
precipitate boundary i. çökelti sınırı
precipitate morphology i. çökelti biçimlenimi
precipitate morphology i. çökelti morfolojisi
precipitate phase i. çökelti fazı
transgranular precipitate i. taneiçi çökeltisi
intragranular precipitate i. tane içi çökeltisi
semicoherent precipitate i. yarıbağdaşık çökelti
grain boundary precipitate i. tane sınırı çökeltisi
metastable precipitate i. yarıdengeli çökelti
transcrystalline precipitate i. tanelerarası çökelti
intergranular precipitate i. tanelerarası çökelti
cementite precipitate i. sementit çökeltisi
embrittling precipitate i. gevrekleştiren çökelti
primary precipitate i. birincil çökelti
continuous grain bounday precipitate i. kesintisiz tane sınırı çökeltisi
submicroscopic precipitate i. gözetleçle görülemeyen çökelti
dispersed precipitate i. ayrık çökelti
graphite precipitate i. grafit çökeltisi
coherent precipitate i. bağdaşık çökelti
precipitate morphology i. çökelti biçimseli
precipitate phase i. çökelti evresi
precipitate size i. çökelti büyüklüğü
precipitate etching i. çökelti dağlama
precipitate length i. çökelti boyu
precipitate surface i. çökelti yüzeyi
precipitate interface i. çökelti arayüzeyi
matrix precipitate i. anayapı çökeltisi
precipitate segregation i. çökelti birikimi
precipitate coarsening i. çökelti irileşmesi
inhomogeneous precipitate i. ayrışık çökelti
red precipitate i. kızıl çökelti
angular precipitate i. köşeli çökelti
precipitate out f. yağış yoluyla dışarı atmak
precipitate out f. atmak
Patoloji
precipitate labour i. hızlanmış doğum
Kimya
coherent precipitate i. koherent çökelek
white precipitate i. beyaz renkli kokusuz ve biçimsiz bir bileşik
white precipitate i. amonyum klorür çözeltisine aşındırıcı madde çözeltisi eklenerek elde edilen beyaz renkli kristalli bir madde
fusible white precipitate i. amonyum klorür çözeltisine aşındırıcı madde çözeltisi eklenerek elde edilen beyaz renkli kristalli bir madde
yellow precipitate i. kireç suyuna amorf sarı toz halinde aşındırıcı madde olarak eklenen bir cıva oksidi