unite - Türkçe İngilizce Sözlük

unite

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"unite" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
unite f. birleştirmek
The sea unites, the sea belongs to everyone, the sea has no borders.
Deniz birleştirir, deniz herkese aittir, denizin sınırları yoktur.

More Sentences
unite f. birleşmek
For example, will the opposition succeed in uniting behind one candidate?
Örneğin muhalefet tek bir adayın arkasında birleşmeyi başarabilecek mi?

More Sentences
Genel
unite f. birlik olmak
Our first priority must be to be united in our action.
İlk önceliğimiz eylemlerimizde birlik olmak olmalıdır.

More Sentences
unite f. birleşmek
For example, will the opposition succeed in uniting behind one candidate?
Örneğin muhalefet tek bir adayın arkasında birleşmeyi başarabilecek mi?

More Sentences
unite f. birleştirmek
The sea unites, the sea belongs to everyone, the sea has no borders.
Deniz birleştirir, deniz herkese aittir, denizin sınırları yoktur.

More Sentences
Teknik
unite f. birleştirmek
The sea unites, the sea belongs to everyone, the sea has no borders.
Deniz birleştirir, deniz herkese aittir, denizin sınırları yoktur.

More Sentences
Genel
unite f. bağlamak
unite f. nikahlanmak
unite f. kaynaşmak
unite f. bitişmek
unite f. raptetmek
unite f. kavuşturmak
unite f. evlenmek
unite f. evlendirmek
unite f. kombinasyon halinde göstermek
unite f. kombine halde sahip olmak
unite f. yapıştırmak
unite f. birlikte hareket etmek
Star Wars
unite expr. birleş

"unite" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ünite unit i.
Genel
ünite cell i.
ünite unity i.
ünite unit i.
ünite consolidation i.
ünite unitary s.
Teknik
ünite unit i.
Medikal
ünite pint i.
Eski Kullanım
ünite unitude i.

"unite" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
unite under one flag f. bir bayrak altında toplamak
unite under a single flag f. bir bayrak altında toplamak
unite forces f. güçlerini birleştirmek
be unable to unite f. birlik olamamak
unite with f. birleştirmek
unite with f. birleşmek
co-unite f. birleştirmek
co-unite s. sıkıca birleşmiş
Öbek Fiiller
unite for something f. bir şey için birleşmek
unite together f. birleşmek
unite against f. -e karşı birleşmek
unite together f. bir araya getirmek
unite together f. birleştirmek
unite in (someone or something) f. (birinde/bir şeyde) birleşmek
unite in (someone or something) f. (birilerini/bir şeyleri) bir birlik altında bir araya getirmek
unite someone in something f. birilerini bir şeyde birleştirmek
unite in (someone or something) f. (birilerini/bir şeyleri) bir ortaklıkta bir araya getirmek/birleştirmek
unite in (someone or something) f. (birinde/bir şeyde) bir araya gelmek
unite in something f. bir şeyde bir araya gelmek
unite in (someone or something) f. (birinde/bir şeyde) birlik olmak
unite someone in something f. birilerini bir birlik altında bir araya getirmek
unite in (someone or something) f. (birilerini/bir şeyleri) bir şeyde birleştirmek
unite in something f. bir şeyde birleşmek
unite someone in something f. birilerini bir ortaklıkta bir araya getirmek/birleştirmek
unite someone in something f. birilerini evlendirmek
unite into (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) bir şey altında bir araya gelmek
unite into (something) f. (bir şey) altında bütünleştirmek/bir araya getirmek
unite into (someone or something) f. (birine/bir şeye) katılmak
unite someone or something into something f. birilerini/bir şeyleri bir şey altında birleştirmek
unite into (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) birlik olmak
unite into (something) f. (bir şeyde) bütünleştirmek
unite into (something) f. (bir şey) altında toplamak
unite with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) birleşmek
unite against (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı birleşmek
unite with (someone or something) f. (biriyle/bir şeyle) birleştirmek
unite against (someone or something) f. (birine/bir şeye) karşı birleştirmek
unite for (someone or something) f. (biri/bir şey) için birleşmek
İfadeler
workers of all lands, unite! expr. dünyanın bütün işçileri, birleşin!
Konuşma
may god unite you again! expr. allah kavuştursun!
let us all unite expr. hadi hepimiz birlik olalım
let us all unite expr. hadi hepimiz birleşelim
Arıcılık
unite colonies f. kolonileri birleştirmek
Star Wars
jedi unite for peace i. jedi barış için birleş