unity - Türkçe İngilizce Sözlük

unity

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

unity — Definition

Anlamı ve Tanımı:
birlik
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈjuːnɪti/ – BrE /ˈjuːnɪti/)
Terim Türü:
İsim: unity (uncountable)
Uyumlu bütünlük durumu. Latince unitas kökünden gelir. Felsefe, matematik ve siyasal söylemde merkezî kavramdır.
Eş Anlamlılar:
oneness, cohesion
Zıt Anlamlılar:
disunity, fragmentation

"unity" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
unity i. birlik
An economic unity of Latin American countries may become a major partner in the global economy.
Latin Amerika ülkelerinin ekonomik birliği, küresel ekonomide önemli bir paydaş haline gelebilir.

More Sentences
Genel
unity i. bütünlük
Our unity as a European Union should be deployed in support of their efforts.
Avrupa Birliği olarak bizim bütünlüğümüz, onların çabalarını desteklemek üzere kullanılmalıdır.

More Sentences
unity i. birlik
An economic unity of Latin American countries may become a major partner in the global economy.
Latin Amerika ülkelerinin ekonomik birliği, küresel ekonomide önemli bir paydaş haline gelebilir.

More Sentences
unity i. bütünsellik
Unity is a principle applied in dramas.
Bütünsellik, dramalarda uygulanan bir ilkedir.

More Sentences
Hukuk
unity i. birlik
An economic unity of Latin American countries may become a major partner in the global economy.
Latin Amerika ülkelerinin ekonomik birliği, küresel ekonomide önemli bir paydaş haline gelebilir.

More Sentences
Felsefe
unity i. birlik
An economic unity of Latin American countries may become a major partner in the global economy.
Latin Amerika ülkelerinin ekonomik birliği, küresel ekonomide önemli bir paydaş haline gelebilir.

More Sentences
Genel
unity i. vahdet
unity i. beraberlik
unity i. ünite
unity i. ittihat
unity i. ittifak
unity i. dayanışma
unity i. uyum
unity i. ahenk
unity i. birleşme
unity i. birim
unity i. devamlılık
unity i. süreklilik
unity i. değişmezlik
unity i. sebat
unity i. grup üyelerinin çıkarlarının, amaçlarının veya görüşlerinin aynı olması
unity i. ilişkili bölümlerden meydana gelen bütünsellik
unity i. bir bütün olan oluşum
Hukuk
unity i. birim
unity i. bütün
unity i. ittihat
unity i. ittifak
unity i. vahit
unity i. vahdet
Teknik
unity i. teklik
unity i. tek olma durumu
Matematik
unity i. birim
unity i. bir
unity i. sayı birimi
unity i. teklik
unity i. bir sayıyla çarpılıp sayıda değişiklik meydana getirmeyen küme elemanı
Edebiyat
unity i. eserin tek bir olay örgüsünün olması, bir gün içinde ve tek bir yerde geçmesi gerektiği görüşü
Dini
unity i. sağlık ve refahın ruhani kaynaklarını vurgulayan 20. yy. amerikan dini hareketi
Coğrafya
unity i. maine eyaletinde yerleşim yeri
unity i. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
unity i. new hampshire eyaletinde yerleşim yeri
Askeri
unity i. birlik-beraberlik
Sanat
unity i. sanat eserinde unsurların tek bir tasarım veya amaca göre düzenlenmesi
Tiyatro
unity i. oyunun tek bir olay örgüsünün olması, bir gün içinde ve tek bir yerde geçmesi gerektiği görüşü

"unity" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 90 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
full unity i. tek yürek
unity of family i. aile birliği
unity of command i. komuta birliği
unity of power i. kuvvetler birliği
social unity i. sosyal birlik
internal unity i. bağdaşım
cultural unity i. kültürel birlik
cultural unity i. kültürel birliktelik
lack of unity i. birlik/bütünlük eksikliği/yoksunluğu
unity of existence i. varlık birliği
unity of existence i. vahdet-i vücut
psychic unity of humankind i. insanın psişik birliği
unity and togetherness i. birlik ve beraberlik
plur (peace, love, unity, and respect) i. barış, sevgi, birlik ve saygı
unity of purpose i. amaç birliği
democracy and national unity day i. demokrasi ve milli birlik günü
achieve unity i. birlik sağlamak
july 15 democracy and national unity day i. 15 temmuz demokrasi ve milli birlik günü
provide unity f. bütünlük sağlamak
have unity f. bütünlük arz etmek
be in unity f. bütünlük içinde olmak
in unity zf. birlik ve beraberlik içinde
at unity zf. bütün olarak
at unity zf. birlikte
Atasözü
strength in the unity birlikten kuvvet doğar
in unity, there is strength birlikten kuvvet doğar
Ticaret/Ekonomi
unity of command principle i. emir ve kumanda birliği
unity principle i. birlik ilkesi
economic unity i. ekonomik birlik
valuation-unity principle i. değerlemede birlik ilkesi
budget unity principle i. bütçe birliği ilkesi
Hukuk
family unity principle i. ailenin birliği ilkesi
unity of the joint authors i. eser sahipleri arasındaki birlik
unity of interest i. müşterek kiracıların mülkiyetteki ortak çıkarı
unity of interest i. çıkar birliği
Siyasal
national unity i. ulusal birlik
grand unity party i. büyük birlik partisi
unity and solidarity i. birlik beraberlik
unity and solidarity i. birlik ve beraberlik
indivisible unity i. bölünmez bütünlük
unity of command i. komuta birliği
unity of command i. kumanda birliği
unity of control i. idare birliği
unity of control i. kontrol birliği
unity principle i. birlik ilkesi
unity of authority i. yetki birliği
organization of african unity i. afrika birliği örgütü
indivisible unity of the country i. ülkenin bölünmez bütünlüğü
indivisible unity of the country i. ülkenin ayrılmaz bütünlüğü
indivisible unity i. ayrılmaz bütünlük
national unity project i. milli birlik projesi
national unity i. ülke birliği
country's unity i. ülke birliği
national unity i. milli birlik
unity of country i. ülkenin birliği
country's unity i. ülkenin birliği
national unity i. ülkenin birliği
unity of country i. ülke birliği
unity and territorial integrity of the state i. devletin birliği ve ülke bütünlüğü
islamic unity i. islam birliği
political unity i. siyasi ittifak
political unity i. politik birlik
political unity i. siyasal birlik
political unity i. politik dayanışma
islamic unity i. somali'de kurulmuş, el kaide'ye finansal destek veren radikal islamcı bir örgüt
divine unity i. ilahi birlik
unity ticket [australia] i. sendika seçimlerinde nasıl oy kullanılacağını gösteren kart
disrupt the unity and territorial integrity of the state f. devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak
disrupt the unity and territorial integrity of the state f. devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
Kurum/Kuruluş
unity of account i. hesap birimi
government of national unity i. ulusal birlik hükümeti
Telekom
unity gain bandwidth i. birim kazanç bant genişliği
unity gain i. birim kazanç
Psikoloji
psychic unity i. ruhsal birlik
Matematik
roots of unity i. birimin kökleri
algebra with unity i. birimli cebir
nth roots of unity i. birin n'inci kökleri
Biyoloji
unity of type i. aynı sınıftaki canlılarda yaşam tarzlarından bağımsız olarak görülen yapısal uyuşum
Sosyal Bilimler
unity-in-diversity i. çeşitlilik içinde bütünlük
unity in society i. toplumda bütünlük
Edebiyat
unity of effect i. tek etki kuramı
Coğrafya
west unity i. ohio eyaletinde yerleşim yeri
unity village i. missouri eyaletinde yerleşim yeri
Askeri
unity of command i. emir ve komuta birliği
national unity committee i. milli birlik komitesi
Kısaltma
oau (organization of african unity) i. afrika birliği örgütü
Osmanlıca
the unity of elements i. ittihad-ı anasır
Star Wars
unity (outpost) i. bütünlük (karakol)
unity council i. birlik konseyi
unity of community i. halkın birliği