play - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

play

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"play" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
play f. çalmak
play f. oynamak
play i. oyun
play i. piyes
General
play f. sunmak
play f. oynatmak
play f. numarası yapmak
play f. tutmak
play f. kımıldanmak
play f. kımıldamak
play f. sallanmak
play f. gezdirmek
play f. (su) serpmek
play f. eğlenmek
play f. oynamak
play f. çalmak (çalgı/müzik)
play f. oynaşmak
play f. bahis yapmak
play f. tiyatro oynamak
play f. hareket etmek
play f. icra etmek
play f. çalmak
play f. rol almak
play f. müzik aleti çalmak
play f. turneye çıkmak
play i. gevşeme
play i. ilgi
play i. hareket serbestliği
play i. şaka
play i. oynama payı
play i. faaliyet
play i. gösteri
play i. kumar
play i. işleme
play i. davranış
play i. laçkalık
play i. oyun
play i. eğlence
play i. hareket
play i. oynama
play i. boşluk
play i. tiyatro
play i. fiil
Technical
play boşluk
play oynama payı
Computer
play yürüt
play ses çal
play oyun
play çal
play oynat
play kullan
Mechanic
play gevşeklik (hareket eden bir elemanda)
Automotive
play iki parça arasındaki hareket
play gezinme
Music
play çalmak
Theatre
play sahne oyunu
play piyes
play oynamak
play canlandırmak

"play" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be costarring in the play f. biriyle oyunda baş rolu paylaşmak
begin to play f. vizyona girmek
breath control play f. orgazmı güçlendirmek için kendi kendini farkında olmadan boğma durumu
bring one's power into play f. ağırlık koymak
can't play piano f. piano çalamamak
cause to play f. oynatmak
choose a play partner f. eş tutmak
come into play f. etkili olmak
come into play f. kullanılmaya başlamak
come into play f. meydana çıkmak
give a play f. bir piyes oynamak
go to play golf f. golf oynamaya gitmek
go to play golf f. golfe gitmek
know how to play things on piano f. piyanoda bir şeyler çalmayı bilmek
let somebody play f. çaldırmak
make play f. oynatmak
make somebody play f. çaldırmak
not play guitar f. gitar çalmamak
not to play by the same rules f. aynı kurallara uymamak
not to play the game f. mızıkçılık etmek
play a big role f. büyük rol oynamak
play a card game f. kart oyunu oynamak
play a central part f. merkezi bir rol oynamak
play a central role f. merkezi bir rol oynamak
play a critical role f. kritik bir rol oynamak
play a crucial role f. önemli rol oynamak
play a crucial role f. kritik bir rol oynamak
play a crucial role f. önemli bir rol oynamak
play a dirty trick f. alavere dalavere yapmak
play a dirty trick on f. külah giydirmek
play a dirty trick on f. kancıklık etmek
play a dirty trick on f. kalleşlik etmek
play a dirty trick on somebody f. kalleşlik etmek
play a double game f. iki tarafı da idare etmek
play a double game f. ikili oynamak
play a false note f. falso yapmak
play a football match f. maç oynamak
play a football match f. maç yapmak
play a football/soccer match f. futbol maçı yapmak
play a fundamental role f. önemli bir rol oynamak
play a fundamental role f. önemli rol oynamak
play a game f. oyun oynamak
play a game of billiards f. bilardo oynamak
play a guitar f. gitar çalmak
play a hero f. kahramanlık yapmak
play a joke on somebody f. oyun etmek
play a joke on somebody f. oyun oynamak
play a joke on somebody f. şaka yapmak
play a joke on someone f. birine şaka yapmak
play a joke on someone f. birine oyun oynamak
play a key role f. kilit bir rol oynamak
play a key role f. kilit rol oynamak
play a key role f. önemli bir rol oynamak
play a movie f. film oynatmak
play a musical instrument very well f. konuşturmak
play a noble part f. şerefli bir rol oynamak
play a part f. rol almak
play a part f. yer almak
play a part f. katılmak
play a part f. rol yapmak
play a part f. rol oynamak
play a part f. bir rolü oynamak
play a part f. payı olmak
play a part in f. rol oynamak
play a part in f. rolü olmak
play a prank on somebody f. oyun etmek
play a prank on somebody f. oyun oynamak
play a prank on somebody f. muziplik etmek
play a prank on someone f. birini işletmek (tlf/şaka)
play a role f. payı olmak
play a role f. rol oynamak
play a role in f. rol üstlenmek
play a significant role f. önemli rol oynamak
play a significant role f. önemli bir rol oynamak
play a smaller role f. daha küçük (önemsiz) bir rol oynamak
play a trick f. azizlik etmek
play a trick f. hile yapmak
play a trick f. oyun etmek
play a trick f. açmaz yapmak
play a trick on f. azizlik etmek
play a trick on somebody f. oyun etmek
play a trick on somebody f. muziplik etmek
play a trick on somebody f. oyun oynamak
play actor f. oyuncu
play again f. tekrar oynamak
play again f. tekrar sahalara dönmek
play again f. yeniden oynamak
play along f. uyumlu davranmak
play along with f. uyum içinde olmak
play an active role f. aktif olarak yer almak
play an active role f. etkin bir rol oynamak
play an active role in f. aktif rol oynamak
play an encore f. (seyircinin çağırması sonrası) (şarkıcı) bis yapmak
play an essential role f. önemli rol oynamak
play an essential role f. önemli bir rol oynamak
play an important role f. önemli bir rol oynamak
play an important role f. önemli rol oynamak
play an instrument f. çalgı çalmak
play an instrument f. alet çalmak
play an instrument f. kerizlemek
play an instrument f. enstrüman çalmak
play around f. oynamak
play around f. vakit geçirmek
play around f. oyalanmak
play as a playmaker f. oyun kurucu olarak oynamak
play at f. oynamak (çocuk dilinde)
play at f. oynamak
play atari f. atari oynamak
play back f. (plak vb) yeniden çalmak
play back f. tekrarlamak
play backgammon f. tavla atmak
play backgammon f. tavla oynamak
play baglama f. bağlama çalmak
play ball f. işbirliği yapmak
play ball f. katılmak
play ball f. imece yapmak
play ball f. oyuna başlamak
play ball f. top oynamak
play ball with someone f. birisiyle işbirliği yapmak
play baseball f. beysbol oynamak
play basketball f. basketbol oynamak
play beach volley f. plaj voleybolu oynamak
play better f. daha iyi oynamak
play blind man's buff f. körebe oynamak
play both ends against the middle f. ikili oynamak
play both ends against the middle f. kendi çıkarı için başkalarını birbirine düşürmek
play by ear f. notasız çalmak
play by rules f. kuralına göre oynamak
play by the rules f. kurallara bağlı kalmak
play cards f. kağıt oynamak
play cards f. iskambil oynamak
play catch f. yakalamaç oynamak
play chess f. satranç oynamak
play computer game f. bilgisayar oyunu oynamak
play computer game f. bilgisayar oynamak
play computer games f. bilgisayar oyunları oynamak
play computer games f. bilgisayar oynamak
play computer games f. bilgisayarda oyun oynamak
play cops and robbers f. hırsız polis oynamak
play cowboy f. kovboyculuk oynamak
play dart f. dart oynamak
play date f. oyun buluşması
play dead f. ölü numarası yapmak
play defensively f. defans yapmak
play dodgeball f. yakartop oynamak
play dominoes f. domino oynamak
play down f. önemsememek
play down f. önemini azaltmak
play down f. hafifsemek
play drums f. bateri çalmak
play drums f. davul çalmak
play ducks and drakes with money f. para yemek
play false f. ihanet etmek
play false f. hilekarlık etmek
play fast and loose with f. hafife almak
play fast and loose with f. aldatmak
play fast and loose with f. oynamak
play fast and loose with f. çarpıtmak
play football f. futbol oynamak
play football f. top oynamak
play for f. için oynamak
play for high stakes f. büyük oynamak
play for time f. zaman kazanmaya çalışmak
play for time f. ağırdan almak
play fun games f. eğlenceli oyunlar oynamak
play god f. tanrı'yı oynamak
play handball f. hentbol oynamak
play hard f. naz yapmak
play hard to get f. ağırdan satmak
play hard to get f. kendini ağırdan satmak
play havoc with f. harap etmek
play havoc with f. altüst etmek
play havoc with f. mahvetmek
play hide and seek f. saklambaç oynamak
play hide-and-seek f. saklambaç oynamak
play hob with f. karmakarışık etmek
play hob with f. yaramazlık etmek
play hookey f. okuldan kaçmak
play hookey f. asmak (okul)
play hooky f. asmak (okul)
play hooky f. okuldan kaçmak
play hooky f. dersleri kırmak
play hooky f. izinsiz olarak okula gelmemek
play hooky f. dersi asmak
play hopscotch f. seksek oynamak
play horon f. horon oynamak
play host f. ev sahipliği yapmak
play house f. evcilik oynamak
play in a band f. bir grupta çalışmak
play in a tv show f. dizide oynamak
play in an orchestra f. bir orkestrada çalmak
play in final f. final oynamak
play in the classroom f. sınıfta oyun oynamak
play in the dirt f. toprakta oynamak
play in the dirt f. çamur içinde oynamak
play in the dirt f. toprak içinde oynamak
play in the garden f. bahçede oynamak
play in the mud f. çamur içinde oynamak
play in the park f. parkta oynamak
play into somebody's hands f. ekmeğine yağ sürmek
play into the hands of f. ekmeğine yağ sürmek
play it low down f. kaale almamak
play it safe f. sağlama almak
play it safe f. sağlamcı davranmak
play it safe f. riske girmemek
play jigsaw f. yapboz oynamak
play leading role f. başrol oynamak
play leapfrog f. birdirbir oynamak
play logo f. logo oynamak
play lotto f. loto oynamak
play loud f. sesli çalmak
play marbles f. bilye oynamak
play marbles f. bilya oynamak
play marbles f. gülle oynamak
play marbles f. misket oynamak
play marco polo f. marco polo oynamak
play music f. çalgı çalmak
play music f. müzik icra etmek
play off f. birbirine düşürmek
play off f. berabere kalan bir oyunu sonradan tamamlamak
play off against f. birbirine düşürmek
play okey f. okey oynamak
play okey game f. okey oynamak
play on f. oynamak
play on f. oynaşmak
play on f. çalmaya devam etmek
play on someone's affections f. karşısındakinin hislerine hitap etmek
play on the road f. yolda oynamak
play on the swings f. salıncakta salllanmak
play on the violin f. keman çalmak
play one's cards well f. kozunu iyi oynamak
play one's cards well f. kartlarını iyi oynamak
play one's trump card f. kozunu oynamak
play out f. tükenmek
play out f. bitirmek
play pc games f. bilgisayarda oyun oynamak
play pc games f. bilgisayar oynamak
play piano f. piyano çalmak
play pig in the middle f. ortada sıçan oynamak
play piggy in the middle f. ortada sıçan oynamak
play playstation f. playstation oynamak
play playstation f. pes oynamak
play playstation f. playstation oynamak
play playstation f. pes atmak
play poker f. poker oynamak
play politics f. siyasi çıkarlarına göre davranmak
play politics f. entrika çevirmek
play pool f. bilardo oynamak
play possum f. uyur gibi yapmak
play possum f. hasta numarası yapmak
play possum f. ölü numarası yapmak
play possum f. ölü taklidi yapmak
play pranks on smb f. muziplik yapmak
play pranks on somebody f. muziplik yapmak
play rex f. kral gibi davranmak
play rough f. itişip kakışmak
play safe f. riske girmemek
play safe f. kendini emniyete almak
play saxophone f. saksafon çalmak
play saz f. saz çalmak
play second fiddle f. ikinci derecede rol oynamak
play smb a trick f. oyuna getirmek
play smb false f. ihanet etmek
play smb for a sucker f. enayi yerine koymak
play snowball f. kar topu oynamak
play soccer f. futbol oynamak
play somebody a trick f. oyun etmek
play somebody a trick f. oyuna getirmek
play somebody false f. ihanet etmek
play somebody false f. aldatmak
play somebody for a sucker f. enayi yerine koymak
play somebody foul f. hainlik etmek
play someone false f. birini aldatmak
play someone false f. birine oyun oynamak
play something by ear f. olayların seyrine göre hareket etmek
play something by ear f. notasız çalmak
play something down f. bir şeyi önemsizmiş gibi göstermek
play something on the piano f. piyanoda bir şeyler çalmak
play sports f. spor yapmak
play squash f. duvar tenisi oynamak
play squash f. squash oynamak
play straight man f. anahtar vermek
play stupid f. salağa yatmak
play tag f. kovalamaca oynamak
play tag f. elim sende oynamak
play tambourine f. tef çalmak
play tennis f. tenis oynamak
play the bad guy f. kötü adamı oynamak
play the deuce with f. altüst etmek
play the deuce with f. berbat etmek
play the devil's advocate f. kendi görüşlerinin doğruluğunu ölçmek için karşıt görüşlerin savunmasını yapmak
play the fool f. aptalca davranmak
play the fool f. maskaralık etmek
play the fool f. ahmakça davranmak
play the fool f. aptallık etmek
play the game f. dürüstçe hareket etmek
play the game by its rules f. oyunu kurallarına göre oynamak
play the game by the rules f. oyunu kurallarına göre oynamak
play the glad game f. polyannacılık oynamak
play the harlot f. kahpelik etmek
play the lead f. başrol oynamak
play the lottery f. loto oynamak
play the market f. spekülasyon yapmak
play the part of f. rolünü oynamak
play the piano f. piyano çalmak
play the ponies f. altılı oynamak
play the ponies f. at yarışında bahse girmek
play the pools f. toto oynamak
play the role of f. canlandırmak
play the role of f. bürünmek
play the role so convincingly f. rolü çok inandırıcı oynamak
play the tough f. kabadayılık taslamak
play the tough guy f. sert çocuğu oynamak
play the trumpet f. trompet çalmak
play the victim f. mağduru oynamak
play the violin f. keman çalmak
play to f. üzerinde durmak
play to f. -e oynamak
play to f. yaltaklanmak
play to f. kızdırmak (yaramazlıkla)
play to f. gözüne girmeye çalışmak
play to f. vurgulamak
play to f. tepesini attırmak
play to a full house f. kapalı gişe oynamak
play to the audience f. tribünlere oynamak
play to the crowd f. tribünlere oynamak
play to the grandstand f. sahnelemek
play to the grandstand f. sahneye koymak
play too much golf f. çok fazla golf oynamak
play tricks f. dümen çevirmek
play truant f. okulu asmak
play truant f. asmak
play truant f. vazifeden kaçmak
play truant f. dersleri kırmak
play truant f. dersi asmak
play truant f. okuldan kaçmak
play truant f. okulu kırmak
play truant from f. okuldan kaçmak
play trump f. koz oynamak
play up f. vurgulamak
play up f. abartmak
play up f. üzerinde durmak
play up f. yaramazlık etmek
play up to f. -e yaltaklanmak
play up to f. kuyruk sallamak
play upon f. tutmak
play upon f. oynamak
play upon f. yapar gibi görünmek
play upon f. oynaşmak
play upon f. üzerine tutmak
play video games f. video oyunları oynamak
play volleyball f. voleybol oynamak
play with f. karıştırmak
play with f. oynaşmak
play with f. kandırmak
play with f. ellemek
play with f. oynamak
play with a full deck f. tam desteyle oynamak
play with each other f. oynaşmak
play with fire f. barutla oynamak
play with fire f. ateşle oynamak
play with fire f. ateş ile oynamak
play with friends f. arkadaşlarla oynamak
play with one another f. oynaşmak
play with one's feelings f. duygularıyla oynamak
play with one's feelings f. hisleriyle oynamak
play with one's health f. sağlığı ile oynamak
play with oneself f. mastürbasyon yapmak
play with oneself f. otuzbir çekmek
play with somebody's pride f. gururuyla oynamak
play with teddy bear f. ayıcıkla oynamak
play with the adjustment f. ayarıyla oynamak
play with the adjustment f. ayarla oynamak
play with the adjustment f. ayarlarıyla oynamak
play with the adjustment of f. ayarıyla oynamak
play with the adjustment of f. ayarla oynamak
play with the cat f. kedi ile oynamak
play with the dog f. köpekle oynamak
play with the dog f. köpekle oynamak
play with the numbers f. sayılarla oynamak
play with the numbers f. alacak verecek hesaplarını denkleştirmek
play with toy f. oyuncakla oynamak
play-act f. numara yapmak
play-act f. rol yapmak
press play f. oynat tuşuna basmak
put on a play f. bir oyun sahnelemek
stage a play f. oyun sahnelemek
switch play f. oyunun yönünü değiştirmek
want to play f. oynamak istemek
write a play f. oyun yazmak
a kitchen-sink play i. sıradan insanlarla ilgili sahne eseri
a play on words i. kelime oyunu
a play pool i. oyun havuzu
big play i. büyük maç
big play i. büyük oyun
child's play i. çocuk işi
child's play i. çocuk oyuncağı
child's play i. basit iş
child's play i. çok kolay
child's play i. kolay iş
child's play i. oyuncak
child's play i. çok kolay iş
costume play i. kostüm oyunu
costume play i. kostümlü oyun
extended-play i. kırkbeşlik plak
extended-play i. genellikle 3-4 şarkı içeren kayıtlar
fair play i. dürüst oyun
fair play i. adil oyun
fair play i. tarafsızlık
fair play i. hilesiz oyun
football play i. futbol oyunu
foul play i. faul
foul play i. suikast
foul play i. hatalı oyun
foul play i. kurallara aykırı oyun
foul play i. cinayet
foul play i. hainlik
free play i. görkem
free play i. tolerans
free play i. esneklik
karagöz shadow play i. karagöz oyunu
last play i. son oyun
long play i. longpley
long play i. uzunçalar
period of play i. oyun zamanı
play age i. oyun çağı
play and playthings i. oyun ve oyuncaklar
play board i. oyun tahtası
play console i. oyun konsolu
play dough i. oyun hamuru
play of light i. ışık oyunu
play on words i. sözcük oyunu
play on words i. cinas
play on words i. kelime oyunu
play pen i. portatif çocuk parkı
play pen i. çocuk kafesi
play pen i. etrafı parmaklıklı oyun yeri
play pool i. oyun havuzu
play poster i. oyun afişi
play school i. anaokulu
play station i. oyun istasyonu
play table i. oyun masası
play writer i. oyun yazarı
play-by-play description i. anbean betimleme
play-off i. final
play-off i. pleyof
play-off i. beraberliği bozmak için oynanan oyun
pretend play i. sembolik oyun
puppet play i. kukla oyunu
radio play i. radyo tiyatrosu
role play i. rol canlandırma
shadow play i. gölge oyunu
shadow play i. gölge tiyatrosu
stage play i. oyun
stage play i. piyes
stage play i. temsil
state of play i. durum
state of play i. gidişat
state of play i. mevcut vaziyet
state of play i. işlerin gidişatı
theater play i. tiyatro oyunu
theatre play i. tiyatro oyunu
theatrical play i. seyirlik oyun
triple play i. üçlü oyun
word play i. kelime oyunu
out of play s. oyundan çıkarılmış
play-by-play s. ayrıntılı
play-by-play s. dakikası dakikasına veren
at play zf. oyunda
at play zf. oynamakta
a play upon words kelime oyunu
play hangman adam asmaca oynamak
Phrasals
play about sorumsuz davranmak
play about gezip tozmak
play along işbirliği etmek
play along eşlik etmek
play along with uyum göstermek
play along with uyumlu hareket etmek
play along with uyumlu davranmak
play along with someone (bir müzik aletiyle) birine eşlik etmek
play around gezip tozmak
play around sorumsuz davranmak
play around with something bir şeyi denemek/kurcalamak
play at something yapar gibi görünmek
play down önemsememek
play down hafifsemek
play down on önemli bir meseleyi önemsiz göstermek
play flute flüt çalmak
play for ...'na oynamak
play in ...'de/da oynamak
play in something bir şeyde çalmak
play like gibi davranmak
play off şampiyonluk maçı yapmak
play off şampiyonluk maçına çıkmak
play off final oynamak
play someone off against someone else birini birine karşı kışkırtmak
play something as something olarak ilgilenmek/ele almak
play something down önemli bir meseleyi önemsiz göstermek
play something out sonuna kadar oynamak
play something over tekrar/baştan oynatmak