paddle - Türkçe İngilizce Sözlük

paddle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

paddle — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kürek, palet, kürek çekmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpædəl/ – BrE /ˈpædəl/)
Terim Türü:
İsim: paddle (paddles); Fiil: paddle (paddles – paddled – paddling)
Suda ilerlemek için kullanılan yassı aracı ve bu araçla yapılan itme hareketini tanımlayan sözcüktür. Eski İngilizce pædel köküne dayanan kelime, spor ve rekreasyon alanlarında teknik bir terim olarak da değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
oar (contextual), stroke
Zıt Anlamlılar:
drift, idle

"paddle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 120 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
paddle i. kısa kürek
Genel
paddle i. kürek (kanoya ait)
There aren't any paddles in the boat, sorry.
Teknede hiç kürek yok, üzgünüm.

More Sentences
paddle i. raket (masatenisi için)
Tom can't remember which ping-pong paddle is his.
Tom hangi ping-pong raketinin kendisine ait olduğunu hatırlayamıyor.

More Sentences
paddle i. sığ suda gezinme
We went for a paddle in the lake.
Sığ suda yürümek için göle gittik.

More Sentences
paddle i. pinpon raket
Don't forget to bring your ping-pong paddles.
Pinpon raketlerini getirmeyi unutma.

More Sentences
paddle f. kürek çekmek
They paddled along the river and enjoyed the view.
Nehir boyunca kürek çekerek manzaranın tadını çıkardılar.

More Sentences
paddle f. Sığ suda gezinmek
It is too cold for paddling in the sea.
Deniz kıyısında yürümek için hava çok soğuk.

More Sentences
paddle f. hızlı hızlı yüzmek
The black cat was paddling in the pool yesterday.
Kara kedi dün havuzda hızlı hızlı yüzüyordu.

More Sentences
paddle f. kürekle dövmek
My parents used to paddle me when I did something wrong.
Yanlış bir şey yaptığımda ailem beni kürekle döverdi.

More Sentences
paddle i. kaplumbağa yüzgeci
paddle i. pala
paddle i. çark kanadı
paddle i. tokaç
paddle i. bel
paddle i. kanat
paddle i. kanatçık
paddle i. palet
paddle i. uzun saplı bel
paddle i. sopa (ceza vermek amacıyla kullanılan ucu yassı ve yayvan)
paddle i. kürek çekme
paddle i. ayaklarını suda oynatma
paddle i. şaplak atma
paddle i. kürek çekerek harcanan zaman
paddle i. tembeller grubu
paddle i. uyuşuk tipler
paddle i. küreğe benzeyen karıştırıcı alet
paddle i. müzayedede teklif gösterme levhası
paddle i. mil üzerinde yer alan geniş karıştırma bıçağı
paddle i. spatula
paddle i. çıplak ayakla suda gezme
paddle f. kürekle kano kullanmak
paddle f. sendeleyerek yürümek (çocuk/ihtiyar)
paddle f. kano kullanmak
paddle f. çarkla hareket etmek
paddle f. dayak atmak (çocuğa)
paddle f. ayaklarını suda oynatmak
paddle f. sığ suda gezinmek
paddle f. badi badi yürümek
paddle f. suda oynamak
paddle f. kıça şaplak atmak
paddle f. kürek çeker gibi yüzmek
paddle f. yavaşça yüzmek
paddle f. sakince yüzmek
paddle f. (koşarken) ayaklarını yana atmak
paddle f. itmek
paddle f. yürütmek
paddle f. ileri doğru sürmek
paddle f. ileri doğru itmek
paddle f. kürek çekerek taşırmak
paddle f. kürek çekerek kanoda götürmek
paddle f. yan çark ile döndürmek
paddle f. kanatlı çark ile döndürmek
paddle f. (deri olarak işlenecek posta) kanatlı çarklı boya teknesinde işlem uygulamak
paddle f. (bir şeyi) uzun sapla karıştırmak
paddle f. uzun sapla şekil vermek
paddle f. sopayla karıştırmak
paddle f. sopayla şekillendirmek
paddle f. kürekle karıştırmak
paddle f. kürekle şekil vermek
paddle f. (topa) sopa ile vurmak
paddle f. (topa) kürek ile vurmak
paddle f. (deriyi, postu) çarklı boya teknesinde işlemek
paddle f. köpekleme yüzmek
paddle f. (topa) raketle vurmak
paddle f. kıyıda yürümek
Teknik
paddle i. çırpma tokmağı
paddle i. kısa kürek
paddle i. pinpon raketi
paddle i. pala
paddle i. tokaç
paddle i. keskiye benzer alet
paddle i. küreğe benzer alet
paddle i. çatallı uçlu uzun ince bir kürek türü
paddle i. çatallı kürek
paddle i. kereste kabuğunun ayıklama aleti
paddle i. tirpidin
paddle i. el küreği
paddle i. kuzey amerika'nın orta batısı ve doğusuna özgü geniş bıçaklı taş veya metal alet
paddle i. soketli mızrak başı
paddle i. buz burgusu
paddle i. buzda delik açmak için kullanılan bir keski
paddle i. (özellikle gözden) yabancı cisim çıkarmak için kullanılan kürek benzeri küçük bir alet
paddle i. kulak temizleme aleti
paddle i. kuyu genişletici
paddle i. delik genişletici
paddle i. maça pabucu
paddle i. semafor sinyal kolu
paddle i. (özellikle tereyağı işinde kullanılan) küçük, hafif ve düz ahşap alet
paddle i. kıyafet dövme sopası
paddle i. vapur çarkı
paddle i. yan çark
paddle i. (savak veya eklüz kapağında) küçük kapı
paddle i. eklüz kapağı
paddle i. (huniden akan tahıl miktarını düzenleyen) sürgülü panel
paddle i. kanatlı çark
paddle i. metal karıştırıcı
paddle i. ahşap tereyağı çırpıcı
paddle i. ambardan çıkan tahıl miktarını ayarlayan sürgülü panel
Bilgisayar
paddle i. denetim kolu
paddle i. imleç denetim kolu
İnşaat
paddle i. kanal havuzu veya setteki suyu düzenleyen sürgülü panel
Otomotiv
paddle i. kulakçık
Denizcilik
paddle i. (çarklı gemide) çark bıçağı
paddle f. yavaşça ve nazikçe kürek çekmek
paddle s. yandan çarklı (vapur, gemi vb.)
paddle s. kanatlı çarkı olan
Medikal
paddle i. (defibrilatörün parçası olan) düz elektrot
Gıda
paddle i. palet
paddle i. (karıştırıcı) kanat
Mutfak
paddle i. kürek
paddle i. kürek
Deniz Biyolojisi
paddle i. deniz tavşanı
Zooloji
paddle i. yüzgeç
Botanik
paddle i. nilüfer yaprağı
Eski Kullanım
paddle f. (bir şeye) parmaklarla hafifçe dokunmak
paddle f. (bir şeye) amaçsızca vurmak
paddle f. (bir şeyle) amaçsızca oynamak
paddle f. (bir şeyle) öylesine oyalanmak
paddle f. parmak ile okşamak
paddle f. parmak ile sevmek

"paddle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
paddle steamer i. kıçtan çarklı vapur
paddle wheeler i. çarklı vapur
paddle steamer i. yandan çarklı vapur
paddle wheel i. vapur çarkı
paddle steamer i. yandan çarklı gemi
paddle steamer i. çarklı vapur
paddle-wheeler i. kıçtan çarklı vapur
paddle-wheeler i. yandan çarklı vapur
doggie-paddle i. köpekleme yüzme
doggy paddle i. köpekleme
doggie-paddle i. köpek gibi yüzme
doggy paddle i. köpek gibi yüzme
dog paddle i. köpek gibi yüzme
dog paddle i. köpekleme
dog paddle i. köpekleme yüzme
doggie-paddle i. köpekleme
doggy paddle i. köpekleme yüzme
doggy paddle i. köpek yüzüşü
dog paddle i. köpek yüzüşü
doggie-paddle i. köpek yüzüşü
paddle boat i. su bisikleti
paddle steamer i. su bisikleti
pingpong paddle i. masa tenisi raketi
wooden paddle i. tahta kürek
paddle tennis i. tenis ve hentbol öğelerinin birleştirildiği bir oyun türü
paddle tennis i. padel tenis
paddle staff i. kürek
paddle staff i. uzun saplı kürek
paddle staff i. (köstebek yakalayıcılarının kullandığı) geniş bıçaklı ucu olan bir alet
paddle one's own canoe f. kendi işini kendi görmek
turn the paddle f. küreği çevirmek
be up the creek (without a paddle) f. ayvayı yemek
be up the creek (without a paddle) f. hapı yutmak
be up shit creek (without a paddle) f. hapı yutmak
dog paddle f. köpekleme yüzmek
paddle (in) f. oyuklaştırmak
paddle (in) f. çukurlaştırmak
paddle [dialect] [uk] f. tepinmek
paddle (in) f. (koşarken) ayaklarını yana atmak
paddle (in) f. oyuk hale getirmek
paddle [dialect] [uk] f. basmak
paddle (in) f. çukur hale getirmek
paddle [dialect] [uk] f. ayak ile çiğnemek
paddle-shaped s. kürek şeklinde olan
paddle-shaped s. kürek biçimli
paddle-shaped s. geniş ve yayvan olan
Deyim
paddle one's own canoe f. kendi yağıyla kavrulmak
paddle one's own canoe f. başının çaresine bakmak
paddle one's own canoe f. kendi işini kendi görmek
up the creek without a paddle f. başı belada olmak
up the creek without a paddle f. başı dertte olmak
be up the creek without a paddle f. sarpa sarmak
be up the creek without a paddle f. boka sarmak
be up the creek without a paddle f. çok zor bir durumda olmak
be up shit creek without a paddle f. çok zor bir durumda olmak
be up shit creek without a paddle f. sarpa sarmak
paddle one's own canoe f. kendi ayakları üzerinde durmak
be up the creek (without a paddle) f. sarpa sarmak
be up the creek (without a paddle) f. hapı yutmak
be up the creek (without a paddle) f. ayvayı yemek
be up the creek (without a paddle) f. boka sarmak
be up a creek (without a paddle) f. çok zor duruma düşmek
be up the creek (without a paddle) f. boku yemek
be up a creek (without a paddle) f. boku yemek
be up a creek (without a paddle) f. hapı yutmak
be up a creek (without a paddle) f. boka sarmak
be up the creek (without a paddle) f. çok zor duruma düşmek
be up a creek (without a paddle) f. çok zor bir durumda olmak
be up a creek (without a paddle) f. sarpa sarmak
be up the creek (without a paddle) f. çok zor bir durumda olmak
be up a creek (without a paddle) f. ayvayı yemek
paddle your own canoe f. kendi işini kendi görmek
paddle your own canoe f. kendi ayakları üzerinde durmak
paddle your own canoe f. başının çaresine bakmak
paddle own canoe f. kendi yağıyla kavrulmak
paddle own canoe f. kendi işini kendi görmek
paddle own canoe f. başının çaresine bakmak
paddle your own canoe f. kendi yağıyla kavrulmak
paddle own canoe f. kendi ayakları üzerinde durmak
up the creek without a paddle expr. zorluk içinde olmak
up the creek without a paddle expr. zor durumda olmak
up the creek (without a paddle) expr. ayvayı yemiş
up the creek (without a paddle) expr. hapı yutmuş
Teknik
paddle switch i. paletli anahtar
paddle wheel i. yan çarkı
paddle valve i. çarklı vana
paddle agitator i. kanatçıklı karıştırıcı
paddle valve i. kanatçıklı vana
paddle agitator i. paletli karıştırıcı
paddle switch i. kanatlı kesici
paddle wheel i. çark
paddle shaft i. çark mili
paddle-wheel fan i. santrifüjlü vantilatör
paddle dyeing machine i. paletli yıkama makinesi
paddle mixer i. kanatlı karıştırıcı
paddle mixer i. kanallı karıştırıcı
paddle shaft i. buharlı gemide kanatlı çarkı taşıyan aksam
Bilgisayar
paddle card i. yuva seçici kartı
paddle [dated] i. yuvarlak oyun kumandası
Mekanik
paddle [dialect] [uk] i. çapa
paddle [dialect] [uk] i. bıçaklı keski
paddle [dialect] [uk] i. kesici bıçakları olan mekanik alet
Tekstil
paddle dyeing machine i. paletli çile boyama makinesi
paddle washing machine i. paletli yıkama makinesi
paddle wheel i. boya teknesinde deri işlenirken boyaya daldırılan kısmı hareket ettiren döner çarklı tekerlek
İnşaat
paddle beam i. padıl dolabının ön ve arka tarafında bulunan kemere
Otomotiv
flappy-paddle gear shift i. yarı otomatik vites
paddle-shift gearbox i. yarı otomatik vites
paddle gearshift i. kulakçıkla vites değişimi
Havacılık
paddle-wheel aircraft i. bisiklet uçak
Denizcilik
paddle steamer i. yanları veya gövdesindeki çarklarla hareket eden tekne veya gemi
paddle wheel i. kanatlı çark
paddle box i. davlumbaz
paddle steamer i. yandan çarklı
wave paddle i. dalga üreticisinin pedalı
paddle steamer i. yandan çarklı gemi
paddle boat i. yandan çarklı gemi
boat paddle i. tekne küreği
paddle-box i. davlumbaz
paddle-box i. gemilerde pervane koruyucunun üst kısmı
rolling circle of a paddle wheel i. hızı geminin hızına eşit olan bir noktayla tanımlanan çember
Medikal
defibrillator paddle i. defibrilatör kaşığı
Gıda
paddle agitator i. kanatlı karıştırıcı
butter paddle i. tereyağı bloklarını şekillendirmek için kullanılan tahta kürek
Deniz Biyolojisi
cock-paddle i. deniz tavşanı
cock-paddle i. yuvarlak yüzgeçligiller familyasından olan kuş
paddle worm i. phyllodoce cinsi yeşil-mavi renkli deniz halkalı solucanı
Tarım
paddle staff i. saban sapı
paddle staff i. pulluk sapı
Spor
paddle boarding i. ayakta bir board üzerinde kürek çekme sporu
paddle boarding i. kürek sörfü
paddle ball i. squash benzeri bir oyun
dog-paddle i. köpekleme yüzme hareketi
paddle board i. cankurtaran sörf tahtası
doggy-paddle i. köpekleme yüzme
dog-paddle f. (özellikle köpekleme) acemice yüzmek
doggy paddle f. köpekleme yüzmek
doggie paddle f. köpekleme yüzmek
Engineering
paddle board i. cihazları eşlemede kullanılan baskılı devre kartı
Argo
be up shit creek (without a paddle) f. ayvayı yemek
be up shit creek (without a paddle) f. boku yemek
be up the creek (without a paddle) f. boku yemek
up poo creek (without a paddle) s. başı belada
up poo creek (without a paddle) s. zor durumda
up poo creek (without a paddle) s. boku yemiş
up poo creek (without a paddle) s. ayvayı yemiş
up poo creek (without a paddle) s. boka sarmış
up poo creek (without a paddle) s. hapı yutmuş
up the creek (without a paddle) expr. çok zor bir durumda
up a creek (without a paddle) expr. çok zor bir durumda