| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | breeze i. | meltem | ||
|
The breeze feels good. Meltem iyi hissettiriyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | breeze i. | esinti | ||
|
A warm breeze from the sea made me feel relaxed. Denizden gelen ılık bir esinti beni rahatlattı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | breeze i. | hafif rüzgar | ||
| Genel | ||||
| Genel | breeze i. | çocuk oyuncağı | ||
|
The students found the final examination to be a breeze. Öğrenciler için final sınavı çocuk oyuncağıydı. More Sentences |
||||
| Genel | breeze f. | dalıvermek | ||
|
The police breezed into the shop and calmly said, 'Drop your weapons.' Polis dükkana dalıverdi ve sakince "Silahlarınızı bırakın" dedi. More Sentences |
||||
| Genel | breeze f. | kolayca halletmek | ||
|
I didn't prepare for the exam because I thought I would breeze it. Sınava hazırlanmadım çünkü kolayca hallederim düşünmüştüm. More Sentences |
||||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | breeze i. | meltem | ||
|
The breeze feels good. Meltem iyi hissettiriyor. More Sentences |
||||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | breeze i. | esinti | ||
|
A warm breeze from the sea made me feel relaxed. Denizden gelen ılık bir esinti beni rahatlattı. More Sentences |
||||
| Meteoroloji | breeze i. | meltem | ||
|
The breeze feels good. Meltem iyi hissettiriyor. More Sentences |
||||
| Argo | ||||
| Argo | breeze i. | çocuk oyuncağı | ||
|
The students found the final examination to be a breeze. Öğrenciler için final sınavı çocuk oyuncağıydı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | breeze i. | tartışma | ||
| Genel | breeze i. | dalaşma | ||
| Genel | breeze i. | imbat | ||
| Genel | breeze i. | rüzgar | ||
| Genel | breeze i. | hafif esinti | ||
| Genel | breeze i. | yel | ||
| Genel | breeze i. | hafif rüzgar | ||
| Genel | breeze i. | kömür artığı kül | ||
| Genel | breeze i. | kolay zafer | ||
| Genel | breeze i. | rüzgar gibi gelen şey | ||
| Genel | breeze i. | atı incelemek için hafif koşu yaptırmak | ||
| Genel | breeze f. | püfür püfür esmek | ||
| Genel | breeze f. | coşarak gitmek | ||
| Genel | breeze f. | rüzgar gibi gelmek | ||
| Genel | breeze f. | hızla ilerlemek | ||
| Genel | breeze f. | kolayca ilerlemek | ||
| Genel | breeze f. | neşeyle hareket etmek | ||
| Genel | breeze f. | aceleyle çıkmak | ||
| Genel | breeze f. | aceleyle ayrılmak | ||
| Genel | breeze f. | (atı) tempolu yürütmek | ||
| Genel | breeze f. | vızıldamak | ||
| Genel | breeze f. | kolaylıkla geçmek (informal) | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | breeze i. | ağırdan esen yel | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | breeze i. | kısmen mıcırdan oluşan yapı malzemesi | ||
| Maden | ||||
| Maden | breeze i. | sönmüş kok mıcırı | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | breeze i. | hafif rüzgar | ||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | breeze i. | cüruf | ||
| Spor | ||||
| Spor | breeze i. | kriket maçında esen rüzgar | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | breeze i. | at sineği | ||
| Argo | ||||
| Argo | breeze i. | çok kolay iş | ||