budge - Türkçe İngilizce Sözlük

budge

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

budge — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kıpırdamak, geri adım atmak
Okunuş (IPA):
(AmE /bʌdʒ/ – BrE /bʌdʒ/)
Terim Türü:
Fiil: budge (budges – budged – budging)
Yerinden az da olsa oynamayı veya bir konuda geri adım atmayı tanımlar. Kökeni Fransızca bouger “hareket etmek” hattına dayanır; modern kullanımda “budge an inch” gibi kalıplarla sabittir

"budge" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
budge f. hareket etmek
Tom and his friends pushed as hard as they could, but the car wouldn't budge.
Tom ve arkadaşları ellerinden geldiğince ittiler, ama araba hareket etmedi.

More Sentences
budge f. kımıldamak
I didn't budge.
Ben kımıldamadım.

More Sentences
budge f. yerinden oynatmak
I tried but couldn't budge the car.
Denedim ama arabayı yerinden oynatamadım.

More Sentences
budge f. kıpırdamak
Tom refused to budge.
Tom yerinden kıpırdamayı reddetti.

More Sentences
budge f. geri adım atmak
We can't budge on the project at this stage.
Bu aşamada projeden geri adım atamayız.

More Sentences
Teknik
budge f. kımıldamak
I didn't budge.
Ben kımıldamadım.

More Sentences
budge f. yerinden oynatmak
I tried but couldn't budge the car.
Denedim ama arabayı yerinden oynatamadım.

More Sentences
Genel
budge i. kuzu kürkü
budge f. hareket ettirmek
budge f. oynamak
budge f. oynatmak
budge f. kımıldatmak
budge f. kıpırdatmak
budge f. kımıldanmak
budge f. düşüncesini/davranışını/duruşunu değiştirmek
Teknik
budge f. kımıldatmak
budge f. kıpırdatmak
Eski Kullanım
budge s. aşırı resmi
budge s. kendini beğenmiş
Argo
budge i. sarhoş edici içki

"budge" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
budge [obsolete] i. hırsız
budge bachelor i. eskiden londra belediye başkanına eşlik eden uzun kıyafetli bir grup erkekten biri
not to budge f. kıçını kaldırmamak
budge from f. dönmek
Konuşma Dili
not budge an inch f. kararından dönmemek
not budge an inch f. istifini bozmamak
not budge an inch f. hiçbir şekilde kararını/duruşunu değiştirmemek
not budge an inch f. duruşundan/kararından ödün vermemek
not budge an inch f. hiçbir şekilde geri adım atmamak
not budge an inch f. taviz vermemek
not budge an inch f. yanaşmamak
not budge an inch f. kararının arkasında durmak
Deyim
not budge an inch f. kararından dönmemek
not budge an inch f. taviz vermemek
not budge an inch f. yanaşmamak
not budge an inch f. hiçbir şekilde geri adım atmamak
won't budge an inch f. yanaşmamak
won't budge an inch f. istifini bozmamak
won't budge an inch f. kararının arkasında durmak
won't budge an inch f. hiçbir şekilde geri adım atmamak
won't budge an inch f. kararından dönmemek
won't budge an inch f. taviz vermemek
won't budge an inch f. duruşundan/kararından ödün vermemek
won't budge an inch f. hiçbir şekilde kararını/duruşunu değiştirmemek
Askeri
budge barrel i. şarjörden aküye barut taşımada kullanılan bakır halkalı küçük varil
İngiliz Argosu
budge up f. kenara kaymak
budge up f. yer açmak