wiggle - Türkçe İngilizce Sözlük

wiggle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wiggle — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kıpırdamak, sallanmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈwɪɡəl/ – BrE /ˈwɪɡəl/)
Terim Türü:
Fiil: wiggle (wiggles – wiggled – wiggling)
Küçük ve hızlı yan hareketler yapma durumu. Taklit ses kökenlidir. Sevimli veya huzursuz hareketleri anlatır.
Eş Anlamlılar:
squirm, jiggle
Zıt Anlamlılar:
stay still

"wiggle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
wiggle i. kıpırdanma
Is there any wiggle room?
Kıpırdama payı var mı?

More Sentences
wiggle f. kıpırdatmak
Tom's shoes were so tight he couldn't wiggle his toes.
Tom'un ayakkabıları o kadar dardı ki o parmaklarını kıpırdatamadı.

More Sentences
wiggle f. hareket ettirmek
Edgar was wiggling the beam for his cat to play with.
Edgar, kedisi oynasın diye lazeri hareket ettiriyordu.

More Sentences
wiggle f. oynatmak
The doctor asked me to wiggle my toes.
Doktor ayak parmaklarımı oynatmamı istedi.

More Sentences
wiggle i. oynama
wiggle i. kımıldatma
wiggle i. kımıldama
wiggle i. oynatma
wiggle i. kıpırtı
wiggle f. hareket etmek
wiggle f. kımıldatmak
wiggle f. kıpırdamak
wiggle f. kımıldamak
wiggle f. kıpır kıpır oynamak
wiggle f. kıpırdaşmak
wiggle f. kıvrılmak
wiggle f. oynamak
wiggle f. rahat durmamak
wiggle f. kıpır kıpır oynatmak
wiggle f. sallanmak
Mutfak
wiggle i. bezelye ile krema sosunda servis edilen kabuklu deniz ürünleri

"wiggle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
wiggle room i. esneklik (zaman vb)
wiggle room i. esneklik payı
wiggle room i. serbestlik
wiggle room i. genişlik
wiggle room i. manevra yapma payı
wiggle one’s toes f. ayak parmaklarını oynatmak
Öbek Fiiller
wiggle (one's) way out (of something) f. (bir işten, görevden, durumdan) sıvışmak
wiggle (one's) way out (of something) f. (bir işten, görevden, durumdan) kurtulmak
wiggle (one's) way out (of something) f. (bir şeyden) zar zor çıkmak/kurtulmak
wiggle (one's) way out (of something) f. dar bir yerden kıvrılarak/bükülerek çıkmak
wiggle (one's) way out (of something) f. (bir işten, görevden, durumdan) kaçmak
wiggle (one's) way out (of something) f. (bir işi, görevi, durumu) savuşturmak
wiggle (one's) way out (of something) f. (bir şeyden) sıyrılarak çıkmak/kurtulmak
wiggle (one's) way out (of something) f. eğilip bükülerek dar bir yerden kurtulmak
wiggle (one's) way out (of something) f. bir yolunu bulup (bir şeyden) kaçmak/sıvışmak
wiggle (one's) way out (of something) f. kıvrılarak (bir şeyden) çıkmak
wiggle out f. sıvışmak
wiggle out (of something) f. (bir şeyden) kıvrılarak çıkmak
wiggle out of f. -den kıvrılarak çıkmak
wiggle out (of something) f. (bir şeyden) zar zor çıkmak/kurtulmak
wiggle out of f. '-den sıyrılarak çıkmak/kurtulmak
wiggle out (of something) f. (bir şeyden) kurtulmak
wiggle out f. kıvrılarak çıkmak
wiggle out of f. '-den zar zor çıkmak/kurtulmak
wiggle out (of something) f. (bir şeyden) kaçmak
wiggle out f. eğilip bükülerek kurtulmak
wiggle out f. kurtulmak
wiggle out (of something) f. (bir şeyden) sıyırmak
wiggle out of f. '-den kaçmak
wiggle out f. kaçmak
wiggle out f. zar zor çıkmak/kurtulmak
wiggle out f. sıyrılarak çıkmak/kurtulmak
wiggle out of f. '-den eğilip bükülerek kurtulmak
wiggle out (of something) f. (bir şeyden) sıvışmak
wiggle out of f. '-den sıvışmak
wiggle out (of something) f. (bir şeyden) eğilip bükülerek kurtulmak
wiggle out of f. '-den sıyırmak
wiggle out (of something) f. (bir şeyden) sıyrılarak çıkmak/kurtulmak
wiggle out of f. '-den kurtulmak
Konuşma Dili
get a wiggle on! exclam. hızlı ol/olun!
get a wiggle on! exclam. çabuk ol/olun!
Deyim
get a wiggle on f. elini çabuk tutmak
Siyasal
wiggle room i. hareket veya düşünce özgürlüğü kapsamı
İnşaat
wiggle nail i. köşe bağlama metali/çivisi
Zooloji
wiggle-tail i. kurbağa larvası
wiggle-tail i. iribaş
Tarım
wiggle-tail i. koltuğu hareket ettirilerek yönlendirilebilen tekerlekleri olan tek kürekli saban
Böcek Bilimi
wiggle-tail i. sivrisinek larvası