| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | unify f. | birleştirmek | ||
|
Her book unifies all the different cultures in this country. Kitabı bu ülkedeki farklı kültürleri birleştiriyor. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | unify f. | birleştirmek | ||
|
Her book unifies all the different cultures in this country. Kitabı bu ülkedeki farklı kültürleri birleştiriyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | unify f. | aynı yapmak | ||
| Genel | unify f. | bütün haline getirmek | ||
| Genel | unify f. | bir örnek yapmak | ||
| Genel | unify f. | bütünleştirmek | ||
| Genel | unify f. | tek biçimli kılmak | ||
| Genel | unify f. | ortak bir amaç veya inan için birleşmek | ||
| Genel | unify f. | birlikte hareket etmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | unify f. | bir örnek yapmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | unify again f. | tekrar birleştirmek | ||
| Genel | unify the electorate f. | seçmeni birleştirmek | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | unify someone or something into something f. | birilerini/bir şeyleri bir şey altında bütünleştirmek/bir araya getirmek | ||
| Öbek Fiiller | unify (something) into (something) f. | (bir şeyleri bir şey) altında bütünleştirmek/bir araya getirmek | ||
| Öbek Fiiller | unify someone or something into something f. | birilerini/bir şeyleri bir şey altında toplamak | ||
| Öbek Fiiller | unify (something) into (something) f. | (bir şeyi bir şeyde) bütünleştirmek | ||
| Öbek Fiiller | unify someone or something into something f. | birilerini/bir şeyleri bir şeyde bütünleştirmek | ||
| Öbek Fiiller | unify (something) into (something) f. | (bir şeyleri bir şey) altında toplamak | ||
| Öbek Fiiller | unify into f. | altında bütünleştirmek/bir araya getirmek | ||
| Öbek Fiiller | unify into f. | '-de bütünleştirmek | ||
| Öbek Fiiller | unify into f. | altında toplamak | ||