| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | rip i. | sökük | ||
| Yaygın Kullanım | rip f. | sökmek | ||
| Genel | ||||
| Genel | rip i. | yırtık | ||
|
The poor man was wearing a shirt with a rip on its back. Zavallı adam sırtında yırtık olan bir gömlek giyiyordu. More Sentences |
||||
| Genel | rip f. | yırtılmak | ||
|
My jeans ripped at the seams. Pantolonum dikiş yerlerinden yırtıldı. More Sentences |
||||
| Genel | rip f. | koparmak | ||
|
George ripped off the gamepad's buttons as he got angry in the game. George oyunda sinirlendiği için gamepad'in düğmelerini kopardı. More Sentences |
||||
| Genel | rip f. | yırtmak | ||
|
The little boy ripped the package to see the gift. Küçük çocuk hediyeyi görmek için paketi yırttı. More Sentences |
||||
| Genel | rip f. | parçalamak | ||
|
The lion ripped the flesh from the dead giraffe. Aslan ölü zürafanın etini parçaladı. More Sentences |
||||
| Genel | rip f. | paramparça etmek | ||
|
She ripped the letter to shreds. Mektubu paramparça etti. More Sentences |
||||
| Genel | rip exclam. | huzur içinde yatsın | ||
|
There is a strange nameless gravestone on which only was written RIP. Üzerinde sadece "huzur içinde yatsın" yazan isimsiz garip bir mezar taşı var. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | rip f. | (sabit diske) veri/dosya kopyalamak | ||
|
You can use this software to burn and rip CDs. Bu yazılımı CD'ye veri yazmak ve kopyalamak için kullanabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Argo | ||||
| Argo | rip f. | kazıklamak | ||
|
The mechanic ripped us off. Tamirci bizi kazıkladı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | rip i. | dikiş söküğü | ||
| Genel | rip i. | değersiz tip | ||
| Genel | rip i. | dikiş | ||
| Genel | rip i. | girdap | ||
| Genel | rip i. | uçarı | ||
| Genel | rip i. | yarık | ||
| Genel | rip i. | beş para etmez tip | ||
| Genel | rip i. | çapkın | ||
| Genel | rip i. | yaşlı at | ||
| Genel | rip i. | işe yaramaz at | ||
| Genel | rip i. | çelimsiz at | ||
| Genel | rip i. | sütçü beygiri | ||
| Genel | rip i. | ahlaksız kimse | ||
| Genel | rip i. | sefil kimse | ||
| Genel | rip f. | yarmak | ||
| Genel | rip f. | hızla geçip gitmek | ||
| Genel | rip f. | sökmek | ||
| Genel | rip f. | kesmek | ||
| Genel | rip f. | dikişleri açılmak | ||
| Genel | rip f. | sökülmek | ||
| Genel | rip f. | yarılmak | ||
| Genel | rip f. | vın diye geçmek | ||
| Genel | rip f. | deşmek | ||
| Genel | rip f. | sert eleştiriye maruz kalmak | ||
| Genel | rip f. | şiddetli saldırıya uğramak | ||
| Genel | rip f. | hızlı davranmak | ||
| Genel | rip f. | hızlı hareket etmek | ||
| Genel | rip f. | aceleyle girişmek | ||
| Genel | rip f. | keskin bıçakla yarmak | ||
| Genel | rip f. | bıçakla yararcasına kesmek | ||
| Genel | rip f. | şiddetle dile getirmek | ||
| Genel | rip f. | haykırmak | ||
| Genel | rip f. | baklayı ağzından çıkarmak | ||
| Genel | rip f. | sertçe vurmak | ||
| Genel | rip f. | (spor müsabakasında) mutlak galibiyet almak | ||
| Genel | rip f. | kontrolden geçmeden hareket etmek | ||
| Genel | rip f. | kısıtlama olmaksızın ilerlemek | ||
| Genel | rip f. | atılmak | ||
| Genel | rip f. | fırlamak | ||
| Genel | rip f. | hızla çarpmak | ||
| Genel | rip f. | parça parça etmek | ||
| Genel | rip f. | parçalanmak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | rip f. | birden bire üretmek | ||
| Konuşma Dili | rip f. | aniden sergilemek | ||
| Konuşma Dili | rip f. | aniden söylemek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | rip i. | biçme testeresi | ||
| Teknik | rip i. | bıçkı | ||
| Bilişim | ||||
| Bilişim | rip i. | iki nokta arasındaki en kısa yolu seçen sekme sayısı ölçüsünü kullanan uzaklık vektörü yönlendirme protokolü | ||
| Bilişim | rip i. | yerel ve geniş alan ağlarında kullanılan dinamik bir yönlendirme bilgi protokolü | ||
| Bilişim | rip f. | görsel medyayı tamamen elektronik formata dönüştürmek | ||
| Ağaç İşleri | ||||
| Ağaç İşleri | rip i. | damarı boyunca kesilmiş ağaç | ||
| Ağaç İşleri | rip f. | ağacı damarı boyunca bölmek | ||
| Ağaç İşleri | rip f. | ağacı damarı boyunca doğramak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | rip i. | ters yönde akıntıyla karşılaşan dalga sonrası oluşan su kütlesi | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | rip i. | akıntıların karşılaşması nedeniyle deniz veya akarsuda oluşan çalkantılı ve hızla akan su kesimi | ||
| Coğrafya | rip i. | kıyı-deniz akıntısı | ||
| Coğrafya | rip i. | yarık akıntısı | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | rip f. | (eski yaraları) deşmek | ||
| Eski Kullanım | rip f. | (eski tatsız mevzuları) hatırlamak | ||
| Eski Kullanım | rip f. | (eski tatsız mevzuları) gündeme getirmek | ||
| Argo | ||||
| Argo | rip i. | sarma sigara | ||
| Argo | rip i. | utanç verici olay | ||
| Argo | rip i. | rezillik | ||
| Argo | rip i. | gülünç eylem | ||
| Argo | rip i. | bir fırtlık marihuana | ||
| Argo | rip i. | hile | ||
| Argo | rip i. | kazık | ||
| Argo | rip i. | hırsızlık | ||
| Argo | rip i. | aldatma | ||
| Argo | rip i. | dümen | ||
| Argo | rip f. | gaz çıkarmak | ||
| Argo | rip f. | yellenmek | ||
| Argo | rip f. | marihuanadan bir fırt çekmek | ||
| Argo | rip f. | çalmak | ||
| Argo | rip f. | yağmalamak | ||