yıkmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

yıkmak



"yıkmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 60 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
yıkmak demolish f.
General
yıkmak shatter f.
yıkmak blow down f.
yıkmak devastate f.
yıkmak level f.
yıkmak dash f.
yıkmak bring down in ruins f.
yıkmak wreck f.
yıkmak overthrow f.
yıkmak put out of commission f.
yıkmak do for f.
yıkmak raze f.
yıkmak subvert f.
yıkmak vandalise f.
yıkmak bring down f.
yıkmak pull something down f.
yıkmak collapse f.
yıkmak knock down f.
yıkmak knock something down f.
yıkmak demolish f.
yıkmak down f.
yıkmak vandalize f.
yıkmak blast f.
yıkmak confound f.
yıkmak floor f.
yıkmak topple f.
yıkmak explode f.
yıkmak knock over f.
yıkmak break down f.
yıkmak ruin f.
yıkmak put on somebody f.
yıkmak finish f.
yıkmak break f.
yıkmak pull down f.
yıkmak fling f.
yıkmak puncture f.
yıkmak cave f.
yıkmak commission f.
yıkmak extinguish f.
yıkmak batter down f.
yıkmak undermine f.
yıkmak ravage f.
yıkmak housebreak f.
yıkmak low f.
yıkmak destroy f.
yıkmak spoil f.
yıkmak drag down f.
yıkmak tear down f.
yıkmak split f.
yıkmak put the blame on somebody f.
yıkmak take down f.
Phrasals
yıkmak rip apart
yıkmak push over
Colloquial
yıkmak lay flat
Idioms
yıkmak bust up
yıkmak raze something to the ground
Slang
yıkmak trash
yıkmak stonker
Technical
yıkmak tumble
yıkmak tear down

"yıkmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 108 sonuç

Türkçe İngilizce
General
altını kazarak yıkmak sap f.
başına yıkmak foist on f.
bina yıkmak pull down a building f.
bina yıkmak demolish a building f.
bir imparatorluğu yıkmak lay low an empire f.
bir işi birinin başına yıkmak foist f.
bir önyargıyı yıkmak overcome a bias f.
birini kendine doğru çekerek yere yıkmak pull someone over f.
birini yere yıkmak bowl someone over f.
birini yere yıkmak knock out (someone) f.
birini yere yıkmak strike someone down f.
birinin üstüne suçu yıkmak pin a crime on someone f.
duvar yıkmak pull down the wall f.
duvar yıkmak demolish the wall f.
duvar yıkmak destroy the wall f.
dünyayı başına yıkmak (someone's world) collapse around him/her f.
ev yıkmak pull down a house f.
ev yıkmak demolish a house f.
evi yıkmak bring the house down f.
ezberleri yıkmak break the taboos f.
ezberleri yıkmak flout the taboos f.
hava saldırısıyla yıkmak blitz f.
önyargıları yıkmak break down the prejudices f.
önyargılarını yıkmak eradicate one's prejudices f.
önyargılarını yıkmak break down one's prejudices f.
önyargılarını yıkmak eliminate one's prejudices f.
önyargıyı yıkmak overcome the prejudice f.
rejimi yıkmak topple the regime f.
rejimi yıkmak overturn the regime f.
sorumluluk yıkmak burden someone with responsibility f.
tabuları yıkmak break taboos f.
temele kadar yıkmak pull down f.
temelinden yıkmak sap f.
temelinden yıkmak raze f.
temelini kazıp yıkmak sap f.
ümidini yıkmak destroy f.
üstüne yıkmak lay something at one's door f.
üstüne yıkmak impute f.
üzerine yıkmak inflict on f.
üzerine yıkmak leave someone holding the bag f.
üzerine yıkmak leave holding the bag f.
vurup yere yıkmak floor f.
yakıp yıkmak harry f.
yakıp yıkmak lay waste f.
yakıp yıkmak vandalize f.
yakıp yıkmak lay waste to f.
yakıp yıkmak ravage f.
yakıp yıkmak vandalise f.
yere yıkmak down f.
yere yıkmak prostrate f.
yere yıkmak knock out f.
yere yıkmak floor f.
yere yıkmak fell f.
yere yıkmak get down f.
yere yıkmak (birini) knock someone out f.
yıkmak (binayı) pull down f.
yıkmak (insanların güvenini/inancını sarsarak devleti/bir kurumu) subvert f.
yıkmak (mal vb) vandalise f.
yıkmak (mal vb) vandalize f.
yıkmak (rakibi vb) blow-down f.
yuva yıkmak break up a family f.
yuvasını yıkmak break up somebody's marriage f.
Phrasals
birini yıkmak/sarsmak tear someone up
suçu birinin üstüne yıkmak/atmak pin something on someone
Proverb
yıkmak yapmaktan daha kolaydır it is easier to tear down than to build up
Colloquial
birinin saygınlığını yıkmak blot one's copybook
yakıp yıkmak lay waste
Idioms
(görevi/işi) başkasının üstüne yıkmak push something off on to someone
(görevi/işi) başkasının üstüne yıkmak push something off on someone
(görevi/işi) başkasının üzerine yıkmak push something off on someone
(görevi/işi) başkasının üzerine yıkmak push something off on to someone
bir şeyi yıkmak/yerle bir etmek level something to the ground
bir şeyin sorumluluğunu birinin üstüne atmak/yıkmak father something on someone
birini yıkmak/sarsmak tear someone apart
birinin üstüne iş yıkmak pile the work on someone
birinin yuvasını yıkmak wreck someone's home for a date
ezberi bozmak/yıkmak break the mould
ezberi bozmak/yıkmak break the mold
geleneği bozmak/yıkmak break the mould
geleneği bozmak/yıkmak break the mold
hayallerini yıkmak burst the bubble of somebody
hayallerini yıkmak burst someone's bubble
hayallerini yıkmak burst the bubble
hayallerini yıkmak burst somebody's bubble
kesip yıkmak cut down
köprüleri yıkmak burn one's bridges
köprüleri yıkmak burn one's boats
sorumluluğu başkasının üzerine yıkmak leave someone holding the baby
sorumluluğu başkasının üzerine yıkmak leave someone holding the bag
suçu başkasının üstüne yıkmak leave someone holding the bag
suçu başkasının üstüne yıkmak leave someone holding the baby
suçu başkasının üstüne yıkmak offload the blame
suçu üstüne yıkmak lay the blame at one's door
suçu üzerine yıkmak land on
suçu üzerine yıkmak land upon
umutlarını yıkmak dash someone's hopes
ümitlerini yıkmak dash someone's hopes
üzerine suç yıkmak bring a charge against
üzerine yıkmak leave holding the bag
üzerine yıkmak leave holding the baby
yakıp yıkmak lay waste to
yakıp yıkmak lay to waste
Speaking
engelleri yıkmak clear the way
Politics
kenti yakıp yıkmak urbicide
yakıp yıkmak devastate
Technical
vurup yıkmak knock out
yıkmak yok etmek demolish
Military
yakıp yıkmak harry