crumple - Türkçe İngilizce Sözlük

crumple

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

crumple — Definition

Anlamı ve Tanımı:
buruşturmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkrʌmpəl/ – BrE /ˈkrʌmpəl/)
Terim Türü:
Fiil: crumple (crumples – crumpled – crumpling)
Kâğıt gibi ince bir malzemeyi düzensiz biçimde buruşturmayı anlatan fiildir. Ses ve hareket taklidi kökenlidir ve ani kırışmayı ifade etmektedir.
Eş Anlamlılar:
rumple, crush
Zıt Anlamlılar:
smooth, flatten

"crumple" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crumple f. düşmek
He crumpled to the ground after taking the blow.
Darbeyi aldıktan sonra yere düştü.

More Sentences
crumple f. buruşmak
Tom took the letter, crumpled it and put it in his pocket.
Tom mektubu aldı, buruşturdu ve cebine koydu.

More Sentences
crumple f. buruşturmak
I don't know why she crumpled her face.
Yüzünü neden buruşturdu bilmem.

More Sentences
crumple f. bükmek
She crumpled the can after finishing the coke.
Kolayı içtikten sonra kutusunu büktü.

More Sentences
Teknik
crumple f. buruşturmak
I don't know why she crumpled her face.
Yüzünü neden buruşturdu bilmem.

More Sentences
Genel
crumple i. kırışıklık
crumple i. buruşukluk
crumple i. kırışan/buruşan bölüm
crumple f. örselenmek
crumple f. kırışmak
crumple f. çökmek
crumple f. örselemek
crumple f. devirmek
crumple f. çökertmek
crumple f. kırıştırmak
crumple f. şeklini bozmak
crumple f. çarpık çurpuk hale getirmek
crumple f. eğmek
crumple f. yıkılmasına yol açmak
crumple f. yıkmak
crumple f. dayanıklılığını yok etmek
crumple f. güçsüzleştirmek
crumple f. zayıflatmak
crumple f. kırışmak
crumple f. büzüşmek
crumple f. büzüş büzüş olmak
Teknik
crumple f. kırıştırmak

"crumple" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crumple-horned snorkack i. buruşuk-boynuzlu hırgür (hayali canlı)
crumple up f. düşmek
crumple up f. buruşturmak
crumple up f. çökmek
crumple up f. kırıştırmak
Öbek Fiiller
crumple something up f. bir şeyi buruşturmak
crumple something up f. bir şeyi kırıştırmak
crumple something up f. bir şeyi katlamak/kıvırmak
Deyim
crumple up f. çökmek
crumple up f. darmadağın olmak
crumple up f. yıkılmak
Otomotiv
crumple zone i. burkulma bölgesi
crumple zones i. çarpışma bölgeleri
crumple zones i. motorlu aracın önünde ve arkasında bulunan çarpışma şiddetini hafifletici kısımlar