flatten - Türkçe İngilizce Sözlük

flatten

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flatten — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düzleştirmek, bastırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈflætn/ – BrE /ˈflætn/)
Terim Türü:
Fiil: flatten (flattens – flattened – flattening)
Yüksekliği azaltarak yüzeyi düz hâle getirmeyi veya mecazda etkisizleştirmeyi ifade etmektedir. Flat köküne yönlü eylem eki eklenmesiyle oluşmuştur.
Eş Anlamlılar:
level, squash
Zıt Anlamlılar:
raise

"flatten" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
flatten f. düzleştirmek
Before rolling the dough, it is best to flatten it.
Hamuru açmaya başlamadan önce düzleştirmek iyi olur.

More Sentences
flatten f. yassılaştırmak
Genel
flatten f. yerle bir etmek
The bombs of the enemy flattened the town.
Düşman bombaları kasabayı yerle bir etti.

More Sentences
flatten f. düzleştirmek
Before rolling the dough, it is best to flatten it.
Hamuru açmaya başlamadan önce düzleştirmek iyi olur.

More Sentences
flatten f. açmak
He flattened the dough.
O, hamuru açtı.

More Sentences
flatten f. yere sermek
An 18-year-old flattened an opponent in the kickboxing match.
18 yaşındaki bir genç, kickboks maçında rakibini yere serdi.

More Sentences
flatten f. ezip geçmek
During the debate, we flattened the opposite team.
Münazarada karşı takımı ezip geçtik.

More Sentences
flatten f. düzleşmek
flatten f. yassılatmak
flatten f. bozum etmek
flatten f. yassılaşmak
flatten f. matlaştırmak
flatten f. yassılamak
flatten f. dümdüz etmek
flatten f. tatsızlaşmak
flatten f. düzleştirilmek
flatten f. yassıltmak
flatten f. keyfini kaçırmak
flatten f. ezmek
flatten f. düzlemek
flatten f. donuklaştırmak
flatten f. yaslamak
flatten f. foslatmak
flatten f. (bir mücadelede) dümdüz edilmek
flatten f. devirmek
flatten f. moralini bozmak
flatten f. kederlendirmek
flatten f. cesaretini kırmak
flatten f. bastırmak
Boyacılık
flatten f. (boyayı) matlaştırmak
flatten f. (yüzeyi) astarla kaplamak
flatten f. (yüzeyi) mat boya ile kaplamak
Denizcilik
flatten f. (yelkeni) kıça en yakın tarafa çekerek yelkenliyi döndürmek üzere ayarlamak
Spor
flatten f. rakibi nakavt etmek
Müzik
flatten f. bemollemek
flatten f. kalınlaştırmak

"flatten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flatten out f. yaprak haline getirmek
flatten out f. düzleşmek
flatten with a bulldozer f. buldozer ile düzleştirmek
flatten with a bulldozer f. dozerle düzlemek
flatten with a bulldozer f. buldozerle düzlemek
flatten the curve f. eğriyi düzleştirmek
flatten out f. daha yassı hale gelmek
Öbek Fiiller
flatten out f. dümdüz etmek
flatten someone or something out f. birini/bir şeyi yamyassı/dümdüz etmek
flatten out f. vurup yere sermek
flatten out f. yere yıkmak
flatten out f. yere devirmek
flatten someone or something out f. birini/bir şeyi düzleştirmek
flatten someone or something out f. birini/bir şeyi yassılaştırmak
Deyim
flatten the curve f. bir enfeksiyonun yayılma hızını/oranını/grafiğini düşürmek
Havacılık
flatten-out i. palyeye geçiş
flatten out f. palyeye geçmek
flatten out f. uçağı düzeltmek
Denizcilik
flatten a sail f. baş ve kıç istikametinde yelken açmak