puncture - Türkçe İngilizce Sözlük

puncture

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

puncture — Definition

Anlamı ve Tanımı:
delik açmak, patlatmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpʌŋktʃər/ – BrE /ˈpʌŋktʃə/)
Terim Türü:
İsim: puncture (punctures); Fiil: puncture (punctures – punctured – puncturing)
Sivri bir cisimle delmeyi veya patlamayı tanımlar. Latince punctura kökünden evrilmiştir. Tıp, otomotiv ve mecazi anlatımlarda ani hasarı ifade eder.
Eş Anlamlılar:
pierce
Zıt Anlamlılar:
seal

"puncture" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
puncture i. patlak
The car crashed due to a puncture.
Otomobil patlak nedeniyle kaza yapmış.

More Sentences
puncture f. patlatmak (lastik/balon vb'ni)
A nail punctured the lorry's tire.
Bir çivi kamyonun lastiğini patlattı.

More Sentences
puncture f. delinmek
He broke two ribs and punctured his lung.
İki kaburgası kırıldı ve akciğeri delindi.

More Sentences
puncture f. delmek
The cold night was punctured by the gun sound.
Soğuk gece silah sesiyle delindi.

More Sentences
puncture f. boşa çıkarmak
The failure of the project punctured all our hopes.
Projenin başarısızlığı tüm umutlarımızı boşa çıkardı.

More Sentences
Teknik
puncture i. delinme
The forensics estimated that the puncture wounds were made by a screwdriver.
Adli tıp, delinme yaralarının bir tornavidayla yapıldığını tahmin ediyordu.

More Sentences
Otomotiv
puncture i. patlak
The car crashed due to a puncture.
Otomobil patlak nedeniyle kaza yapmış.

More Sentences
Medikal
puncture i. ponksiyon
Arterial blood puncture is usually performed by a registered respiratory therapist.
Arteriyel kan ponksiyonu genellikle kayıtlı bir solunum terapisti tarafından gerçekleştirilir.

More Sentences
Genel
puncture i. patlak (lastikte)
puncture i. patlama
puncture i. patlak (lastik)
puncture i. ufak delik
puncture i. delik
puncture i. küçük delik
puncture i. (araba lastiği) patlak
puncture f. anlamsızlığını ortaya koymak
puncture f. söndürmek
puncture f. patlatmak
puncture f. yıkmak
puncture f. delik açmak
puncture f. değersizliğini ortaya koymak
puncture f. patlamak
Teknik
puncture i. delme
puncture f. delmek (lastik)
Medikal
puncture i. iğne ile organ içine girme
puncture i. pikür

"puncture" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 57 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
marrow puncture i. kemik iliği ponksiyonu
Teknik
puncture warning sensor i. delik uyarı sensörü
puncture resistance i. delinme mukavemeti
beach puncture i. delinmeye karşı dayanıklılık
puncture resistance i. delinme dayanımı
puncture resistance i. delmeye karşı dayanım
puncture resistance i. delme dayanımı
puncture impact behavior of rigid plastics i. sert plastiklerin darbeli delmeye mukavemeti
puncture test i. delinme deneyi
instrumented puncture test i. aletli delme deneyi
puncture strength i. delinme dayanımı
puncture voltage i. delinme gerilimi
determination of the puncture resistance i. delinme direncinin belirlenmesi
static puncture test i. statik delme deneyi
determination of the puncture resistance i. delinme direncinin tayini
winding puncture i. sargı delinmesi
puncture strength i. delinme mukavemeti
puncture-type s. patlak şeklinde
Otomotiv
tyre puncture i. araba lastiğinin patlaması
puncture seal i. patlak onarıcı
Medikal
tracheoesophageal puncture i. trakeoözafajiyal delik
suprapubic puncture i. suprapubik ponksiyon
lumbar puncture i. lomber ponksiyon
lumbar puncture i. bel ponksiyonu
sternal puncture i. göğüs kemiği ponksiyonu
puncture biopsy i. ponksiyon biyopsisi
arterial puncture i. atardamarın delinmesi
arterial puncture i. atardamar delinmesi
antral puncture i. antral ponksiyon
post-dural puncture headache i. postdural ponksiyon baş ağrısı
diagnostic lumbar puncture i. tanısal amaçlı lomber ponksiyon
post-dural puncture headache i. post-lomber ponksiyon başağrısı
post-dural puncture headache i. dura delinmesine bağlı baş ağrısı
supraclavicular puncture technique i. supraklavikuler ponksiyon tekniği
carotid artery puncture i. karotid arter ponksiyonu
pleural puncture i. plevra ponksiyonu
abdominal arterial puncture i. batında arter ponksiyonu
tracheoesophageal puncture i. trakeoözefageal delik işlemi
needle puncture site i. iğne giriş yeri
puncture wound i. yabancı cisim yarası
puncture wound i. yabancı cisim batması
puncture wound i. çivi gibi keskin ve sivri bir şey yüzünden oluşan derin yara
venu puncture i. kan alma uzmanı
electro-puncture i. elektro-akupunktur
electro-puncture i. elektropunktur
electro-puncture i. akupunktur noktalarına batırılan iğnelere elektrik akımı verilerek yapılan işlemin adı
spinal puncture i. spinal ponksiyon
spinal puncture i. lomber ponksiyon
spinal puncture i. bel bölgesinden sıvı çekme işlemi
lp (lumbar puncture) kısalt. lomber ponksiyon
Patoloji
leak from spinal puncture i. serebrospinal sıvı kaçağı
spinal and lumbar puncture i. spinal ve lomber ponksiyon
Gıda
puncture resistance i. delinme dayanımı
puncture resistance i. delinme direnci
puncture strength i. lastik mukavemeti
Botanik
puncture vine (tribulus terestris) i. demir dikeni
puncture vine (tribulus terestris) i. çarık dikeni