low - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

low

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"low" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
low i. alçak
low s. alçak
low s. az
low s. düşük
General
low f. böğürmek
low f. yıkmak
low f. böğürmek (inek/öküz)
low f. (inek) böğürmek
low i. böğürme
low s. alçaktaki
low s. geri
low s. alçakgönüllü
low s. alçak (ses)
low s. kısa
low s. adi
low s. hakir
low s. zayıf
low s. sıkıntılı
low s. güçsüz
low s. aşağılık
low s. alt
low s. baygın
low s. bodur
low s. neşesiz
low s. pest
low s. karamsar
low s. hor
low s. medeniyetsiz
low s. yavaş
low s. düşük (fiyat/sıcaklık)
low s. ingin
low s. kısa boylu
low s. basık
low s. rezil
low s. süfli
low s. üzgün
low s. boysuz
low s. şahsiyetsiz
low s. mütevazı
low s. çok düşük
low s. (ses) yavaş
low s. dibe vurmuş/mutsuz
low s. ucuz
low s. kuvvetsiz
low zf. ucuza
low zf. alçaktan
low zf. alçak sesle
low zf. aşağıda
low zf. aşağıya
Trade/Economic
low en düşük değer
low düşük
Technical
low alçak
Computer
low altta
low altta düşük
Automotive
low birinci vites
low düşük vites sürüş modu
Meteorology
low alçak
Music
low pes
low pes olarak
low kalın

"low" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
in low spirits s. keyifsiz
in low spirits s. keyfi yerinde değil
General
sink low f. çok alçalmak (güneş/ay)
have a low opinion of f. önemsememek
sink low f. çok düşmek (fiyat)
lay low f. yere sermek
lay low f. yatırmak
lay low f. yatağa düşürmek
lie low f. gizlenmek
lie low f. göze batmamaya çalışmak
be low in f. miktarı az olmak
be in low spirits f. keyifsiz olmak
run low f. azalmak
be at a low ebb f. morali bozuk olmak
be at a low ebb f. çok azalmış olmak
lay low f. mahvetmek
lay low f. indirmek
fly low f. alçaktan uçmak
lie low f. ortalıkta görünmemek
lie low f. saklanmak
be on the low side f. oldukça ucuz olmak
feel low f. morali bozuk olmak
lay somebody low f. yere sermek
search high and low (for) f. fellik fellik aramak
have low regard for someone (or something) f. metelik vermemek
keep something low (price/quality/pressure) f. düşük tutmak
be low f. düşük olmak
get low mark f. düşük not almak
play it low down f. kaale almamak
get low mark f. zayıf not almak
get low mark f. kırık not almak
keep a low profile f. dikkat çekmemeye çalışmak
keep a low profile f. dikkat çekmekten sakınmak
get the low-down on him f. onun hakkında bütün gerçekleri öğrenmek
lay low an empire f. bir imparatorluğu yıkmak
have low self esteem f. kendine güveni az olmak
be in low spirits f. keyifsiz hissetmek
fly too low f. çok alçaktan uçmak
suffer from low back pain f. bel ağrısı çekmek
begin to drop into the low 20s f. sıcaklık 20 derecelere (22-23) düşmeye başlamak
wear low-cut f. dekolte giymek
wear low-cut f. dekolte giyinmek
show low water absorption and translucency properties f. düşük su emme ve ışık geçirgenliği özelliği göstermek
be at an all-time low f. en düşük seviyesinde olmak
remain low f. düşük kalmak
keep costs low f. maliyeti düşük tutmak
keep the cost low f. maliyeti düşük tutmak
lay low f. (mec.) geriye çekilmek
swoop low f. pike yapmak
reach a low point f. düşük seviyeye ulaşmak
low water i. çekilme
low fidelity i. düşük sadakat
high and low i. herkes
low wages policy i. düşük ücret politikası
low blood pressure i. düşük tansiyon
low cost housing i. düşük maliyetli konut
low dose i. düşük doz
low platform trailer i. alçak platformlu römork
low speed engine i. ağır devirli motor
low altitude flight i. alçak uçuş
low temperature bath i. düşük sıcaklık banyosu
low altitude i. alçak irtifa
low income i. düşük gelir
low protein diet i. proteinden fakir diyet
low wing plane i. alçak kanatlı uçak
low frequency stage i. alçak frekans katı
low tide i. deniz alçalması
low voltage cable i. alçak gerilim kablosu
low pressure tyre i. alçak basınçlı lastik
low literature i. aşağı edebiyat
low tide i. cezir
low power i. alçak güç
low salt diet i. tuzsuz diyet
low idle i. alçak rölanti
low tide i. cezir hali
low spirits i. neşesizlik
low countries i. belçika, lüksemburg ve hollanda'yı kapsayan coğrafi bölge
charging low prices i. ucuzcu
low speed flight i. alçak hızla uçuş
low explosive i. zayıf patlayıcı
the low countries i. hollanda
low tide i. cezir hareketi
low water i. çekik su
low cloud i. alçak bulut
low temperature i. düşük sıcaklık
low water i. denizin en düşük çekilme noktasına geldiği durum
low income group i. alt gelir grubu
low level file store i. alt düzeyde dosya depolama
low pressure area i. alçak basınç alanı
low temperature i. düşük ısı
low set i. alçak set
low pressure steam i. alçak basınçlı buhar
low priority program i. düşük öncelikli program
low alloy i. düşük alaşımlı
low countries i. çukureller
low tide i. cezir zamanı
low pressure steam heating i. alçak basınçlı buharla ısıtma
high and low i. zengin fakir
low frequency direction finder i. alçak frekans yön bulucusu
low flying i. alçak uçuş
low order i. alçak konum
low season i. bir ürün veya hizmete talebin en düşük olduğu mevsim veya dönem
low order detonation i. alçak detonasyon
low tide i. denizin alçalması
low tide i. inik deniz
low life i. yoksulluk
low hurdles i. alçak engelli 200 metrelik koşu
low mileage i. az kilometreli
low hurdles i. alçak engel
low strength steel i. düşük mukavemetli çelik
low resistance i. dirençsizlik
low flammability i. düşük dereceli yanabilirlik
low relief i. hafif kabartma
low heat cement i. düşük ısılı çimento
low frequency amplification i. alçak frekans amplifikasyonu
low voltage lamp i. alçak voltajlı lamba
low section tyre i. alçak profilli lastik
low water mark i. alçak su seviyesi
low compression i. alçak kompresyon
low comedy i. kaba komedi
low alloy steel i. düşük alaşımlı çelik
low coast i. alçak kıyı
low velocity scanning i. alçak hızla tarama
the low countries i. belçika ve lüksemburg
low altitude bombing i. alçak bombardıman
low frequency i. alçak frekans
low red heat i. düşük kızıl sıcaklık
low thinning i. alçak aralama
low pressure cylinder i. alçak basınç silindiri
low latitudes i. ekvator üstünde veya yakınındaki bölgeler için kullanılan ingilizce ifade
low pass i. alçak frekans geçirimi
low seedbed i. alçak ekim yastığı
low loss line i. düşük kayıplı hat
low order burst i. yavaş paralanma
low core i. alçak çekirdek
low water i. çekik deniz
low spiritedness i. üzgünlük
low pressure trough i. alçak basınçlı dar ve uzun hava sahası
low voltage rectifier i. alçak gerilim redresörü
low level flight i. alt sınıf uçuşu
low ego i. moral bozukluğu
low voice i. alçak ses
low carbon martensite i. düşük karbonlu martensit
logic low i. 0 bit
low class i. alt sınıf
low flammability i. düşük dereceli tutuşabilirlik
low grade i. alt tabaka
low pass filter i. alçak geçirgen filtre
low voltage integrated circuits i. düşük voltajlı entegre devreler
low profile i. yatıştırıcı
low frequency impedance corrector i. alçak frekans empedans düzelticisi
low level flight i. alçaktan uçuş
low status i. düşük statü
low resolution graphic i. düşük çözünürlüklü grafik
low-brow i. kültürsüz
low boot i. kısa çizme
low-heeled shoes i. kısa topuklu ayakkabı
low voltage i. alçak voltaj
low price i. ucuz fiyat
low level i. alt kademe
low voltage directive i. alçak gerilim yönergesi
low point i. düşük puan
low maintenance i. az bakım
low maintenance i. az bakım (gerektiren)
low value i. düşük değer
low interest loan i. düşük faizli kredi
low altitude i. alçak rakım
low altitude i. düşük rakım
low-down i. gerçek
low-cut dress i. dekolte elbise
low-class cabaret i. baloz
low-water mark i. bir şeyin en alçak noktası
low-angle shot i. kontrplonje
low-level radioactive waste i. düşük seviyeli radyoaktif atık
low-cut dress i. dekolte
low-incomer i. dar gelirli kimse
low-water mark i. alçak su seviyesi işareti
low-incomers i. dar gelirliler
low-necked dress i. dekolte elbise
low-fat milk i. az yağlı süt
low-paid job i. düşük maaşlı iş
low-down i. içyüzü
low-end goods i. düşük kaliteli ve ucuz ürünler
low-level waste i. düşük seviyeli radyoaktif atık
low-income family i. düşük gelirli aile
low-pressure i. alçak basınç
low-dimensional topology i. düşük boyutlu topoloji
low-mileage i. düşük kilometre
low-noise workplace i. düşük gürültü seviyeli iş yeri
low-income families i. dar gelirli aileler
low consumption i. düşük tüketim
low consumption i. az tüketim
someone with a low level of education i. eğitim düzeyi düşük (kimse)
low-spiritedness i. moralsizlik
low income i. dar gelir
a beacon of hope for low-incomers i. dar gelirliye umut kapısı
bridge of hope for low-incomers i. dar gelirliye umut kapısı
a touch of hope for low-incomers i. dar gelirliye umut kapısı
carpet at low price i. düşük fiyata halı
low temperature i. alçak ısı
low temperature i. alçak ısı derecesi
low chance i. düşük ihtimal
low-cut dress i. derin dekolteli elbise
low cut pants i. düşük belli pantolon
low probability i. düşük ihtimal
low possibility i. düşük ihtimal
low point i. (bir şeyin) dibe vuruğu an
low point (to be in something) i. (bir işin) gelebileceği en berbat durum
low point (to be in something) i. (bir işin) gelebileceği en berbat nokta
low morale i. zayıf moral
low morale i. düşük moral
low temperatures i. düşük sıcaklıklar
low-pitched sound i. pes ses
very low-fat diet i. çok az yağlı diet
low socio-economical status i. düşük sosyoekonomik durum
low rate ticket i. indirimli bilet
a low-cut shoe i. bileksiz ayakkabı
low score i. düşük skor
low life i. toplumun alt kesimindeki yaşam
a low-key ceremony i. sade bir tören
low fidelity i. standarttan daha düşük ses kalitesine sahip ses/müzik
all time low i. en düşük seviye
low protein diet i. düşük proteinli diyet
low-stress job i. az stresli iş
families with low income i. dar gelirli aileler
low-regret measures i. ikinci derece tedbirler
low cut cleavage i. derin göğüs dekoltesi
low cleavage i. derin göğüs dekoltesi
low-maintenance landscape i. az bakım isteyen peyzaj
low calorie ice cream i. düşük kalorili dondurma
low rise i. düşük bel
low-cut back dress i. sırt dekolteli elbise
low-cut back dress i. sırt dekoltesi olan elbise
at a low ebb s. müşkül durumda
low pitched s. ahenkli
low camp s. bayağı
low loss s. az kayıplı
laid low s. alçak koyulmuş
low power s. düşük kuvvetli
low risk s. düşük riskli
low class s. bayağı
in low spirits s. neşesiz
low pitched s. pes
low level s. düşük düzeyli
low class s. adi
low spirited s. üzgün
low ceilinged s. alçak tavanlı
low density s. yoğunluğu az
having low resistance s. dirençsiz
low pressure s. düşük basınçlı
low skilled s. düşük vasıflı
low pass s. alçak geçişli
low speed s. alçak hızlı
rather low s. alçakça
low rise s. alçak sesli
of low degrees s. avam tabakadan
at a low ebb s. çok kötü halde
low brow s. cahil
low brow s. düşük kültürlü
low brow s. kalitesiz
low brow s. seviyesiz
low brow s. düşük kalite sanat eserleri satan
very low s. alçacık
at a low ebb s. çok kötü durumda
low pressure s. alçak basınçlı
very low s. çok alçak
extremely low s. aşırı düşük
low ground s. alçak zeminli
low floored s. alçak zeminli
low floor s. alçak zeminli
low side-stream s. az dumanlı
low-foaming s. köpüğü ayarlı
low-quality s. düzeysiz
low-down s. alçak
low-rise s. asansörsüz ve alçak (bina)
low-level s. düşük düzeyli
low-down s. ahlaksız
low-minded s. fesat
low-key s. sönük
low-spirited s. kederli
low-priced s. düşük maliyetli
low-key s. ılımlı
low-spirited s. tasalı
low-level s. düşük seviyeli
low-cut s. dekolte
low-key s. şatafatsız
low-heeled s. topuksuz
low-spirited s. morali bozuk
low-spirited s. keyifsiz
low-pressure s. alçak basınçlı
low-pitched s. pes
low-energy s. enerji tasarruflu
low-spirited s. neşesiz
low-spirited s. üzgün
low-heat s. düşük ısılı
low-neck s. dekolte
low-odor s. kokusu hafif
low-order s. düşük değerli
low-power s. düşük güçlü
low-down s. rezil
low-key s. sade
low-key s. uyumlu
low-necked s. dekolte
low-key s. gösterişten uzak
low-tolerant s. düşük toleranslı
low-lying s. ingin
low-down s. aşağılık
low-speed s. düşük devirli
low-cost s. düşük maliyetli
very-low s. çok alçak
low-frictional s. az sürtünmeli
low-pitched s. alçak tavanlı
low-pitched s. az eğimli
low-pitched s. (ses) pes
low-mileage s. az kilometreli
low-mileage s. düşük kilometreli
low-cost s. her keseye uygun
low-priced s. her keseye uygun
as low as s. kadar alçak
as low as s. kadar düşük
as low as s. kadar az
low-heeled s. düşük topuklu
low-heeled s. az topuklu
low-sudsing s. az köpüren (deterjan)
low-to-mid s. düşük-orta
low-tech s. düşük teknoloji
low-foaming s. az köpüren
low-foam s. az köpüklü
low-fat s. az yağlı
low-cost s. uygun fiyatlı
low-priced s. uygun fiyatlı
low-slung s. yere yakın
low-slung s. alçak
low mileage s. düşük kilometreli
low mileage s. düşük kilometrede
low mileage s. düşük kilometre
low lying s. düşük rakımlı
in low spirits zf. mutsuz
high and low zf. her yerde
in spite of the low chances zf. her şeye rağmen
in a low voice zf. kısık sesle
in a low voice zf. alçak sesle
at a low ebb zf. perişan halde
Phrases
in spite of the low chances bütün engellere rağmen
if you run low elindekiler tükenirse
if you run low elindekiler azalırsa
if you run low elindeki azalırsa
Proverb
if you bow at all bow low bir işi yapıyorsan layıkıyla/tam yap
Colloquial
a low ebb durgunluk durumu
a low ebb düşük düzey
a low ebb düşük oran
a low ebb durgunluk
high and low bir çok yerde
high and low her yerde
high and low dört bir yan
high and low her tarafta
in low spirits morali bozuk
in low spirits sinirli
at low cost düşük fiyata
at low price düşük fiyata
lie low niyetini gizlemek
lie low susup beklemek
run low azalmak
fly low alçaktan uçmak
low-growing yavaş büyüyen/gelişen
low-ticket gayet ucuz
low baller bir malı ya da hizmeti ederinin çok altında satın almak isteyen kişi
low baller ölücü
run low bitmek
run low tükenmek
low-rent düşük kalite
low-rent ucuz
low-rent adi
low-rent kira bedeli ucuz
Idioms
burn with a low blue flame ateş püskürmek
lay low dikkatten kaçmak
low man on the totem pole zurnanın son deliği
search high and low fellik fellik aramak
burn with a low blue flame barut kesilmek
lie low aşağılanmak
lie low saklanmak
lie low arazi olmak
lie low araziye uymak
keep a low profile dikkat çekmemeye çalışmak
maintain a low profile dikkat çekmemeye çalışmak
keep a low profile göze batmamak
maintain a low profile göze batmamak
burn with a low blue flame sarhoş olmak
hunt high and low (for someone or something) didik didik aramak
look high and low (for someone or something) didik didik aramak
search high and low (for someone or something) didik didik aramak
search high and low (for someone or something) bakmadık yer bırakmamak
look high and low (for someone or something) bakmadık yer bırakmamak
hunt high and low (for someone or something) bakmadık yer bırakmamak
have a low boiling point kolay sinirlenmek
have a low boiling point çabuk sinirlenmek
lay low and sing small gizlenmek
lay low and sing small kendini gizlemek
have a low boiling-point çok çabuk öfkelenmek
have a low boiling-point çok çabuk sinirlenmek
have a low-temper çok çabuk öfkelenmek
have a low-temper çok çabuk sinirlenmek
have a low profile dikkat çekmemeye çalışmak
assume a low profile dikkat çekmemeye çalışmak
give oneself a low profile dikkat çekmemeye çalışmak
in low cotton morali bozuk
in low cotton depresyonda
in low cotton üzgün
bring someone low birini küçük düşürmek
keep low profile göze batmamaya çalışmak
keep low profile dikkatleri üzerine çekmemek
look high and low for someone or something bakmadık yer bırakmamak
look for someone or something high and low didik didik aramak
look for someone or something high and low bakmadık yer bırakmamak
look high and low for someone or something didik didik aramak
search high and low for something didik didik aramak
search high and low for something bakmadık yer bırakmamak
hold someone in low regard birini ciddiye almamak
be at a low ebb en düşük seviyede olmak
be at a low ebb en kötü durumunda olmak
be in low cotton bunalımda olmak
in low cotton bunalımda
be in low cotton depresyonda olmak
lay low göze batmamaya çalışmak
lay somebody low hasta/yorgun/bitap düşürmek
burn with a low blue flame fitil gibi sarhoş olmak
burn with a low blue flame bulut gibi sarhoş olmak
low on the totem pole önemsiz
low on the totem pole zurnanın son deliği
straight low işin aslı
the lowest of the low ahlaksız
the lowest of the low aşağılık
the lowest of the low karaktersiz
the lowest of the low alçak
low man on the totem pole en alttaki görevli/adam
plummet to record low levels rekor seviyelere düşmek
down-low gizli tutulan
be laid low with (bir hastalık yüzünden) yatağa düşmek
low-hanging fruit çocuk oyuncağı
be brought low bitmek/tükenmek/dermanı kalmamak
the low road kötü yol
the low road yanlış hayat
the low road ahlaki/etik/doğru olmayan yol/yöntem
Speaking
stay low eğil
we are running low on salt tuzumuz bitiyor
that low-lying/good-for-nothing/piece of worthless junk/shit who is supposed to be your husband/father/mother/wife o kocan/baban/annen/karın olacak herif/kadın
that low-lying/good-for-nothing/piece of worthless junk/shit whom you call your husband/father/mother/wife o karın/baban/annen/kocan olacak herif/kadın
his blood count is low onun kansayımı düşük
keep it on the down low kimselere söyleme
i got a low blood sugar kan şekerim düşüyor
Slang
get the low-down on someone biri hakkında bütün gerçekleri öğrenmek
lay low yere devirmek
lay low yere sermek
lay low yere indirmek
lay low yeri öptürmek
low hanging fruit kolay lokma
low hanging fruit kolay hedef
low rider alçak şasili
keep it low çaktırma
keep it low bozuntuya verme
drop it low dans ederken kalça dışa doğru görünecek şekilde çömelmek
you're flying low! dükkanın açık!
you're flying low! fermuarın açık!
low-life scumbag adi pislik
low-life scumbag aşağılık pislik
Trade/Economic
low paying job düşük ücretli iş
low quality düşük kaliteli
low grade düşük kalite standardı
low wage country düşük ücretli ülke
low cost firm düşük maliyetli firma
low cost düşük maliyet
low priced country düşük fiyatlı ülke
low skilled labour force düşük vasıflı işgücü
low priced düşük fiyatlı
low learning product kolay öğrenilen mal
low income group düşük gelir grubu
low exchange rate düşük döviz kuru
low income düşük gelir
low interest düşük faiz
low grade düşük kalite
low price düşük fiyat
low temperature düşük sıcaklık
low grade düşük grat
low unemployment düşük işsizlik
low productivity düşük verimlilik
low-priced imports düşük fiyatlı ithal maddeleri
low-priced shares düşük fiyatlı menkul kıymetler
low-paid job düşük gelirli iş
low-cost housing ucuz konut
low-priced ucuzlatılmış
low-wage country düşük ücretli ülke
low-priced ucuz
low-paying job düşük ücretli iş
low-value-added düşük katma değerli
low-powered sbip düşük takatli gemi
low-duty goods az vergiye tabi mallar
low-priced düşük fiyatlı
low-tariff rate düşük gümrük tarifesi oranı
low-rent housing düşük kiralı konut
low output düşük verim