karamsar - Türkçe İngilizce Sözlük

karamsar

"karamsar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
karamsar pessimist i.
You don't have to be a pessimist to realize that we're in trouble.
Başımızın dertte olduğunu anlamak için karamsar olmaya gerek yok.

More Sentences
karamsar pessimistic s.
My visits to Belarus on several occasions have left me with a pessimistic, hopeless image.
Belarus'a çeşitli vesilelerle yaptığım ziyaretler bende karamsar ve umutsuz bir imaj bıraktı.

More Sentences
Genel
karamsar moody s.
It was a moody film about WW II.
İkinci Dünya Savaşı hakkında karamsar bir filmdi.

More Sentences
karamsar mouth i.
karamsar worrywart i.
karamsar sombre s.
karamsar depressed s.
karamsar downbeat s.
karamsar somber s.
karamsar jaundiced s.
karamsar down in the mouth s.
karamsar pained s.
karamsar dejected s.
karamsar low s.
karamsar heavy-hearted s.
karamsar mopey s.
karamsar mopy s.
karamsar stark s.
karamsar doomy s.
karamsar heavyhearted s.
karamsar negative s.
karamsar tragic s.
karamsar sable s.
karamsar moodish [obsolete] s.
karamsar muddy s.
karamsar dim s.
karamsar down s.
karamsar down-in-the-mouth s.
karamsar downlooked [obsolete] s.
karamsar solemn s.
karamsar apocalyptic s.
karamsar splenetical [obsolete] s.
karamsar splenitive s.
karamsar futureless s.
karamsar morose s.
karamsar gloomy s.
karamsar despondent s.
Konuşma Dili
karamsar worry wart i.
karamsar down in the mouth expr.
Deyim
karamsar (as) sober as a judge s.
karamsar glass half empty s.
karamsar doom and gloom s.
Eski Kullanım
karamsar amort s.
karamsar amort s.
karamsar downward s.
karamsar splenetic s.
karamsar pessimistical s.

"karamsar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
karamsar kimse pessimist i.
karamsar kimse moody i.
karamsar kimse croaker i.
karamsar kimse croak i.
evhamlı ve karamsar tip worrywart i.
evhamlı ve karamsar tip fusspot i.
evhamlı ve karamsar tip fuss-budget i.
evhamlı ve karamsar tip worrier i.
karamsar tutum negativism i.
evhamlı ve karamsar kimse biddy i.
endişeli ve karamsar hal melancholy i.
karamsar kimse mope i.
karamsar olma mopiness i.
karamsar hava gloom i.
karamsar olma pessimism i.
karamsar olmak be pessimistic f.
karamsar davranmak veya konuşmak pessimize f.
karamsar hale getirmek mope f.
karamsar hale gelmek darken f.
karamsar veya hüzünlü hale gelmek somber f.
karamsar veya hüzünlü hale getirmek sombre f.
karamsar veya hüzünlü hale getirmek somber f.
karamsar veya hüzünlü hale gelmek sombre f.
aşırı karamsar overpessimistic s.
karamsar (edebi üslup) metallic s.
karamsar şekilde downheartedly zf.
karamsar olarak dejectedly zf.
karamsar bir şekilde moodily zf.
karamsar bir şekilde moodishly [obsolete] zf.
karamsar olarak dejectly zf.
İfadeler
bir gün (iyi, mutlu, umutlu), bir gün (kötü, mutsuz, karamsar) now (something), now (something else) expr.
bir (mutlu, iyi, umutlu), bir (mutsuz, kötü, karamsar) now (something), now (something else) expr.
bir gün (iyi, mutlu, umutlu), ertesi gün (kötü, mutsuz, karamsar) now (something), now (something else) expr.
Konuşma Dili
evhamlı ve karamsar tip worry wart i.
Deyim
her şeye kötü tarafından bakan karamsar insan a glass half empty person i.
karamsar bir bakış açısı/bakış a jaundiced eye i.
karamsar olmak have a heavy heart f.
Konuşma
karamsar değilim I am not pessimistic expr.
Argo
karamsar kimse glum bum [australia] i.
Modern Argo
karamsar afrikalı african't i.