despondent - Türkçe İngilizce Sözlük

despondent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

despondent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ümitsiz, çökkün, karamsar
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈspɑːndənt/ – BrE /dɪˈspɒndənt/)
Terim Türü:
Sıfat
Umudunu yitirmiş, içe kapanmış ve moral olarak çökmüş olma hâlini niteleyen sözcüktür; edebi ve psikolojik tını taşır. Latince despondere (“umudunu yitirmek”) kökünden günümüze ulaşır; modern kullanımda “feel despondent” kalıbı, süreğen bir karamsarlığı kısa ama yoğun bir sıfatla anlatır.
Eş Anlamlılar:
dejected, downcast
Zıt Anlamlılar:
buoyant, hopeful

"despondent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
despondent s. umutsuz
She lived a despondent life away from the people.
İnsanlardan uzakta umutsuz bir hayat yaşadı.

More Sentences
despondent i. umutsuzluğa düşmüş kimse
despondent i. cesaretini kaybetmiş kimse
despondent s. umutsuzluğa kapılmış
despondent s. ümitsizliğe kapılmış
despondent s. ümitsiz
despondent s. morali bozuk
despondent s. meyus
despondent s. çökkün
despondent s. karamsar