dash - Türkçe İngilizce Sözlük

dash

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dash — Definition

Anlamı ve Tanımı:
koşup atılmak, ani hamle, çizgi
Okunuş (IPA):
(AmE /dæʃ/ – BrE /dæʃ/)
Terim Türü:
İsim: dash (dashes); Fiil: dash (dashes – dashed – dashing)
Bir yere hızla atılmayı, ani hamleyi veya yazıda kısa çizgiyi açıklayan sözcüktür; isim ve fiil olarak yaygındır. Kökeni muhtemelen Germen tabanlı “şiddetle vurma/atılma” fiillerine dayanır; modern kullanımda hız, enerji ve kısa işaret fikrini aynı kökte toplar.
Eş Anlamlılar:
sprint, hyphen
Zıt Anlamlılar:
stroll, pause

"dash" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 114 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dash i. tire
Use a dash between the year of death and the year of birth.
Ölüm yılı ile doğum yılı arasında tire kullanın.

More Sentences
dash f. hızla koşmak
Tom dashed toward the door.
Tom kapıya doğru hızla koştu.

More Sentences
dash i. vurma
dash i. darbe
Genel
dash i. hamle
She made a dash for the phone.
Telefona doğru bir hamle yaptı.

More Sentences
dash i. koşu
Tom currently holds the school record for the 100 yard dash.
Tom şu anda 100 metre koşuda okul rekorunu elinde tutuyor.

More Sentences
dash i. bir tutam
She always adds a dash of sugar to the dough.
Hamura her zaman bir tutam şeker katar.

More Sentences
dash i. tire
Use a dash between the year of death and the year of birth.
Ölüm yılı ile doğum yılı arasında tire kullanın.

More Sentences
dash i. çizgi
A dash is equal to three dots in Morse code.
Mors alfabesinde bir çizgi üç nokta anlamına gelir.

More Sentences
dash i. bir parça
The orange door adds a dash of colour to the dark exterior.
Turuncu kapı, karanlık dış cepheye bir parça renk katıyor.

More Sentences
dash f. kırmak
Basically, all we did was to raise hopes and then dash them again.
Temelde tek yaptığımız umutları yükseltmek ve sonra tekrar kırmak oldu.

More Sentences
dash f. vurmak
The waves dashed the boat against the pier.
Dalgalar tekneyi rıhtıma vurdu.

More Sentences
dash f. fırlamak
The front door opened, and the students dashed out.
Ön kapı açıldı ve öğrenciler dışarı fırladı.

More Sentences
dash f. çarpmak
They dashed water into my face.
Onlar yüzüme su çarptılar.

More Sentences
dash f. suya düşürmek
Hopes of political liberalization have been dashed.
Siyasi liberalleşme umutları suya düştü.

More Sentences
dash f. yıkmak
His illness dashed all his hopes.
Hastalığı tüm umutlarını yıktı.

More Sentences
Teknik
dash i. gösterge paneli
He placed the map on the dash and drove off.
Haritayı gösterge paneline yerleştirdi ve arabayı sürdü.

More Sentences
Bilgisayar
dash i. çizgi
A dash is equal to three dots in Morse code.
Mors alfabesinde bir çizgi üç nokta anlamına gelir.

More Sentences
dash i. tire
Use a dash between the year of death and the year of birth.
Ölüm yılı ile doğum yılı arasında tire kullanın.

More Sentences
Genel
dash i. az bir miktar
dash i. bir yudum
dash i. fırlama
dash i. bir damla
dash i. hücum
dash i. atılganlık
dash i. saldırı
dash i. vuruş
dash i. saldırma
dash i. müsademe
dash i. eser
dash i. tantana
dash i. ataklık
dash i. efelik
dash i. canlılık
dash i. sıçrama
dash i. hızlı koşma
dash i. atılma
dash i. ileri atılma
dash i. çalım
dash i. enerji
dash i. iz
dash i. atılım
dash i. kısa mesafe koşusu
dash i. gösteriş
dash i. kısa çizgi
dash i. az miktar
dash i. gösterge tablosu
dash i. çarpma
dash i. kısa mesafeli koşu
dash i. ani patlama
dash i. ani sıçrama
dash i. patlama/sıçrama sesi
dash i. tek seride belirlenen at yarışı
dash i. gazete manşetindeki katları veya hikayeleri ayıran yatay çizgiler
dash i. hediye
dash i. komisyon
dash i. bahşiş
dash i. ücret
dash i. az bir miktar
dash f. düş kırıklığına uğratmak
dash f. cesaretini kırmak
dash f. parçalamak
dash f. bozmak
dash f. katmak
dash f. saldırmak
dash f. fışkırtmak
dash f. fırlatmak
dash f. sıçratmak
dash f. karalamak
dash f. karıştırmak
dash f. hızla ilerlemek
dash f. savurmak
dash f. kırmak (umudunu)
dash f. dolaştırmak
dash f. savrulmak
dash f. püskürtmek
dash f. atmak
dash f. atılmak
dash f. utandırmak
dash f. depara kalkmak
dash f. depar atmak
dash f. hayal kırıklığına uğratmak
dash f. lanet etmek
dash f. lekelemek
dash f. lekelenmek
dash f. beneklerle işaretlenmek
dash f. kafasını karıştırmak
dash f. utandırmak
dash f. şaşırtmak
dash f. öfkelendirmek
dash f. kızdırmak
dash f. aceleyle tamamlamak
dash f. hızla iş yürütmek
dash f. (kibarca) sövmek
dash f. şık giyinip romantik davranmak
dash f. koşup atılmak
dash N. ani hamle
Teknik
dash i. çizgi işareti
dash i. kısa çizgi
dash i. telgrafta çizgi
dash i. sinyalizasyonda bir çeşit kod birimi
dash i. sinyal lambası deklanşörünün yaklaşık üç nokta süresince açılmasından kaynaklı yanıp sönme
dash i. son kat olarak nemli yüzeye sürülmek için hazırlanmış karışım
Bilgisayar
dash i. uzun çizgi
dash i. uzun tire
Otomotiv
dash i. depar yarışı
dash i. ön göğüs paneli
Havacılık
dash i. çizgi işareti
Spor
dash f. depara kalkmak
Müzik
dash i. nota kesikli çalınacaktır sembolü
Eski Kullanım
dash f. iptal etmek
dash f. kaldırmak
dash f. çıkarmak
dash f. silmek

"dash" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dash sign i. çizgi işareti
swung dash i. tilde/uzatma/yaklaşık işareti (imi)
dash [obsolete] i. ani ve moral bozucu darbe
make a dash f. saldırmak
dash into f. dalmak
dash someone's hopes f. bir kimsenin ümitlerini kırmak
make a dash f. atılmak
cut a dash f. hava basmak
dash down f. acele ile yazmak
dash off f. fırlamak
dash off f. karalamak
dash down f. karalamak
dash off f. acele gitmek
dash water on one's face f. yüzüne su çarpmak
make a dash f. fırlamak
dash someone's hopes f. birini hayal kırıklığına uğratmak
dash off a letter f. bir mektup karalamak
cut a dash f. hava atmak
dash to pieces f. çarpıp paramparça etmek
dash off f. çiziktirmek
cut a dash f. (giyimiyle/tavırlarıyla vb) etkilemek
dash one's hopes f. (umutlarını) kırmak
dash away one's tear f. gözyaşlarını silmek
dash away a tear f. gözyaşlarını silmek
dash the hopes f. umutları boşa çıkarmak
dine and dash f. yemek yiyip tüymek
dash [africa] f. hediye vermek
dash it! ünl. hay allah!
dash it! ünl. tüh be
dash it! ünl. tüh
Öbek Fiiller
dash away f. kaçmak
dash away f. hızla terk etmek
dash off f. kaçmak
dash off f. hızla terk etmek
dash over for something f. (bir şey için) şöyle bir uğramak
dash off f. çizmek
dash someone or something against someone or something f. (bir şeyi ya da birini bir şeye ya da birine doğru) savurmak
dash (something) against (something) f. (bir şeyi bir şeye) doğru fırlatmak
dash (something) against (something) f. (bir şeyi bir şeye doğru) savurmak
dash someone or something against someone or something f. (bir şeyi ya da birini bir şeye ya da birine) doğru fırlatmak
dash down f. yere savurmak
dash across f. oradan oraya sıçramak
dash against f. -e doğru fırlatmak
dash down f. yiyivermek/içivermek
dash across f. bir yandan bir yana zıplamak
dash across something f. bir yerde bir yandan bir yana zıplamak
dash across something f. bir yerde bir oraya bir buraya gidip gelmek
dash across f. sağa sola koşmak
dash across something f. bir yerde oradan oraya atlamak
dash down f. yere atmak
dash down f. koşarak gitmek
dash down f. hızlı hızlı yemek/içmek
dash down f. hemen gitmek
dash down f. gidivermek
dash across f. bir oraya bir buraya zıplamak
dash across f. hızla oradan oraya koşmak
dash across f. oradan oraya atlamak
dash across something f. bir yerde oradan oraya sıçramak
dash against f. '-e doğru savurmak
dash across something f. bir yerde hızla oradan oraya koşmak
dash across something f. bir yerde sağa sola koşmak
dash down f. aceleyle yemek/içmek
dash down f. hızla gitmek
dash down f. yere vurmak
dash down f. yere fırlatmak
dash down f. fırlayıp gitmek
dash down f. yere çalmak
dash down f. yere devirmek
dash over f. kapıdan uğramak
dash something off f. bir şeyi hızlıca yapmak
dash off (somewhere) f. (bir yere) kaçıp gitmek
dash off (somewhere) f. aceleyle (bir yere) gitmek
dash out (for something) f. (bir şey için) aceleyle çıkmak
dash off (somewhere) f. (bir yere) fırlayıp gitmek
dash down f. yere çarpmak
dash something off f. bir şeyi yapıvermek
dash over f. şöyle bir uğramak
dash something off f. bir şeyi hemen yapmak
dash out (for something) f. (bir şey için) fırlayıp gitmek
dash something off f. bir şey karalayıvermek
dash out (for something) f. (bir şey için) hemen gidivermek
dash out (for something) f. (bir şey için) hemen çıkmak
dash off (somewhere) f. (bir yere) gidivermek
dash over f. kısa süreliğine uğramak
İfadeler
even if just a dash expr. biraz da olsa
even if just a dash expr. az da olsa
Konuşma Dili
do (one's) dash f. şansını tüketmek
do (one's) dash f. pes etmek
do (one's) dash f. gücü kuvveti kesilmek
do (one's) dash f. yapabileceğini yapmak
do (one's) dash f. takati kalmamak
do (one's) dash f. fırsatı kaçırmak
do (one's) dash f. elinden geleni yapmak
do (one's) dash f. benden bu kadar demek
do (one's) dash f. fırsatı kaybetmek
do (one's) dash f. pili bitmek
do (one's) dash f. enerjisi tükenmek
slap-dash s. sallapati
slap-dash s. paldır küldür
slap-dash s. özensiz
slap-dash s. itinasız
slap-dash s. yalap şap
slap-dash s. hızlı ve umursamaz
dash! ünl. (kibarca) kahretsin!
a dash of this a pinch of that expr. biraz ondan biraz bundan
Deyim
dash somebody's hopes f. birinin ümitlerini kırmak
dash off f. çala kalem yazmak
dash off f. çiziktirmek
dash out f. aceleyle dışarı fırlamak
dash the cup from one's lips f. birinin bir şeyi elde etmesini engellemek
dash the cup from one's lips f. yolunu kesmek
dash a letter off f. mektup karalamak
dash something to pieces f. paramparça etmek
dash a note off f. not çiziktirmek/yazmak
dash a note off f. hızla not almak/yazmak
dash a note off f. not karalamak
dash a letter off f. mektup çiziktirmek
dash something to pieces f. tuzla buz etmek
dash cold water on something f. hevesini kırmak
dash cold water on something f. şevkini kırmak
dash cold water on something f. cesaretini kırmak
dash someone's hopes f. ümitlerini yıkmak
dash someone's hopes f. umutlarını yıkmak
make a dash for someone f. (birine doğru) ani bir hamle yapmak
dash cold water on something f. hevesini/cesaretini kırmak
dash hopes f. ümitlerini kırmak
dash hopes f. hayal kırıklığına uğratmak
dash hopes f. umutları boşa çıkarmak
do your dash f. pili bitmek
do your dash f. yapabileceğini yapmak
do your dash f. takati kalmamak
do your dash f. gücü kuvveti kesilmek
do your dash f. fırsatı kaçırmak
do your dash f. şansını tüketmek
do your dash f. benden bu kadar demek
do your dash f. elinden geleni yapmış olmak
do your dash f. pes etmek
do your dash f. fırsatı kaybetmek
do your dash f. enerjisi tükenmek
make a dash for (someone or something) f. fırlayıp (birine/bir şeye) doğru koşmak
make a dash for it/something f. hızlıca kaçmak/tüymek
make a dash for (someone or something) f. (birine/bir şeye) doğru fırlamak
make a dash for it/something f. fırlayıp bir şeye doğru koşmak
make a dash for (someone or something) f. hızla (birine/bir şeye) gitmek
make a dash for (someone or something) f. (birine/bir şeye) koşmak
make a dash for it/something f. bir şeye hızla koşmak
make a dash for f. -e doğru ani bir hamle yapmak
make a dash for it/something f. bir şeye doğru fırlamak
make a dash for it/something f. hızla bir şeye gitmek
Konuşma
I have to dash expr. gitmeliyim