| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | parasite i. | asalak | ||
|
Tom is a parasite who lives at the expense of others who earn money through hard work. Tom, çok çalışarak para kazanan başkalarının sırtından geçinen bir asalak. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | parasite i. | parazit | ||
|
The mistletoe plant is a parasite on trees. Ökseotu bitkisi ağaçlarda yaşayan bir parazittir. More Sentences |
||||
| Maden | ||||
| Maden | parasite i. | parazit | ||
|
The mistletoe plant is a parasite on trees. Ökseotu bitkisi ağaçlarda yaşayan bir parazittir. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | parasite i. | asalak | ||
|
Tom is a parasite who lives at the expense of others who earn money through hard work. Tom, çok çalışarak para kazanan başkalarının sırtından geçinen bir asalak. More Sentences |
||||
| Medikal | parasite i. | parazit | ||
|
The mistletoe plant is a parasite on trees. Ökseotu bitkisi ağaçlarda yaşayan bir parazittir. More Sentences |
||||
| Biyokimya | ||||
| Biyokimya | parasite i. | asalak | ||
|
Tom is a parasite who lives at the expense of others who earn money through hard work. Tom, çok çalışarak para kazanan başkalarının sırtından geçinen bir asalak. More Sentences |
||||
| Botanik | ||||
| Botanik | parasite i. | asalak | ||
|
Tom is a parasite who lives at the expense of others who earn money through hard work. Tom, çok çalışarak para kazanan başkalarının sırtından geçinen bir asalak. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | parasite i. | sığıntı | ||
| Genel | parasite i. | konuk | ||
| Genel | parasite i. | anaforcu | ||
| Genel | parasite i. | beleşçi | ||
| Genel | parasite i. | lüpçü | ||
| Genel | parasite i. | tufeyli | ||
| Genel | parasite i. | dalkavuk | ||
| Genel | parasite i. | yalaka | ||
| Genel | parasite i. | şakşakçı | ||
| Genel | parasite i. | milletin sırtından geçinen (kimse) | ||
| Genel | parasite f. | parazitlik yapmak | ||
| Genel | parasite f. | parazit olarak hareket etmek | ||
| Genel | parasite f. | parazitleştirmek | ||
| Genel | parasite f. | parazit haline getirmek | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | parasite i. | kullanıcı fark etmeden bilgisayara yüklenen teklifsiz yazılım | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | parasite i. | konak | ||
| Biyoloji | ||||
| Biyoloji | parasite i. | parazitik ses | ||
| Biyoloji | parasite i. | parazitik harf | ||
| Edebiyat | ||||
| Edebiyat | parasite i. | tırmanıcı bitki | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | parasite i. | yapışık ikizlerin daha kusurlu gelişen tarafı | ||
| Tarih | ||||
| Tarih | parasite i. | (antik yunan'da) kurban kesildikten sonra rahip ile akşam yemeği yiyen yardımcı grubu | ||
| Tarih | parasite i. | (özellikle antik yunan'da) yağcılık yaparak bedava yemek alan kimse | ||