blaze - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

blaze

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"blaze" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
blaze f. alevlenmek
General
blaze f. alevlendirmek
blaze f. tutuşmak
blaze f. ışımak
blaze f. alev alev yanmak
blaze f. parlamak (alev)
blaze f. parlamak
blaze f. öfkeyle parlamak
blaze f. yıldızı parlamak
blaze i. akıtma
blaze i. öfkeli parlama
blaze i. alevlenme
blaze i. alaz
blaze i. alev
blaze i. parlak alev
blaze i. parlaklık
blaze i. parlak ışık
blaze i. ateş
blaze i. köpürme
blaze i. sakar
blaze i. öfkelenme
blaze i. aydınlık
blaze i. atın alnındaki beyazlık
blaze i. yol bulmak için ağaçlara çizilen işaret
blaze i. ışıltı
blaze i. alevler
blaze i. yangın
blaze i. pırıltı
blaze i. yanan şey
blaze i. atın alnındaki beyaz leke
Technical
blaze parlamak
blaze parıldamak
blaze tutuşmak
blaze yalaz
blaze alev alev yanmak
blaze akıtma
blaze parlayarak yanmak
blaze yangın
blaze tutuşma
blaze parlak ışık
blaze alazlamak
blaze ateş
blaze sakar
blaze alev
British Slang
blaze yakmak/ateşlemek

"blaze" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
General
blaze a trail f. (yol olmayan bir yerde) yol yapmak
blaze a trail f. çığır açmak
blaze a trail f. bir ilke imza atmak
blaze a trail f. yol yapmak (yol olmayan bir yerde)
blaze a trail f. ağaçların gövdelerinde çentikler açarak yeni bir yolun geçiş yerini işaretlemek
blaze abroad f. ilan etmek
blaze away at f. ateşe tutmak
blaze away at f. ateş etmek
blaze away at f. hararetle yapmak
blaze out f. alazlanmak
blaze out f. alevlenmek
blaze out f. yeniden alevlenmek
blaze up f. birden parlamak
blaze up f. alevlenmek
blaze up f. yeniden alevlenmek
blaze up f. alazlanmak
blaze with anger f. sinirinden kudurmak
tackle a blaze f. yangınla mücadele etmek
blaze away i. ateşin tutuşması
blaze of glory i. zafer parıltısı
the blaze of the fire i. yangının alevleri
two-alarm apartment blaze i. alarm iki seviyesindeki daire yangını
Phrasals
blaze away hararetli bir biçimde konuşmak
blaze away sürekli ateş etmek
blaze away (at someone) yaylım ateşine tutmak
Idioms
blaze a trail öncülük etmek
blaze a trail çığır açmak
blaze a trail başı çekmek
blaze a trail yol açmak
blaze the trail başı çekmek
blaze the trail yol açmak
blaze the trail öncülük etmek
i̇n a blaze of publicity geniş bir yankıyla (basının ilgisiyle)