yanan - Türkçe İngilizce Sözlük

yanan

"yanan" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
yanan i. hokan dil familyasına bağlı bir dil
Dilbilim
yanan i. amerikan yerlilerince konuşulan, hokan dil ailesinden gelen, yahi ve yana dillerini kapsayan dil ailesi
Coğrafya
yanan i. kuzeydoğu çin'de bir şehir

"yanan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
yanan burning s.
They ran away from the burning garage.
Yanan garajdan kaçtılar.

More Sentences
Genel
yanan blazing s.
People were screaming inside the blazing ship, and there was no way we could get to them to rescue them.
Yanan geminin içinde insanlar çığlık atıyordu ve onları kurtarmak için onlara ulaşmamızın hiçbir yolu yoktu.

More Sentences
yanan lit s.
Tom is holding a lit candle in his right hand.
Tom sağ elinde yanan bir mum tutuyor.

More Sentences
yanan on fire s.
What do you do when you see a house on fire?
Yanan bir ev gördüğünüzde ne yaparsınız?

More Sentences
yanan lit s.
Tom is holding a lit candle in his right hand.
Tom sağ elinde yanan bir mum tutuyor.

More Sentences
Teknik
yanan burning s.
They ran away from the burning garage.
Yanan garajdan kaçtılar.

More Sentences
Genel
yanan alight s.
yanan afire s.
yanan ablaze s.
yanan aflame s.
yanan live s.
yanan glowing s.
yanan flaming s.
yanan aflare s.
yanan aestuous s.
yanan urent s.
yanan living s.
yanan white-hot s.
yanan quick s.
yanan molten s.
yanan ignescent s.
yanan igniferous [rare] s.
yanan fiery s.
yanan fire s.
yanan searing s.
yanan in a blaze expr.
Teknik
yanan live s.
Kimya
yanan comburent s.

"yanan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 145 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
haşlanarak yanan yara scald i.
yanan odun parçası firebrand i.
için için yanan ateş smolder i.
yanan şey blaze i.
için için yanan ateş smoulder i.
için için yanan smoulder i.
yanan orman burning forest i.
sigaranın yanan ucu lighted end of a cigarette i.
için için yanan ateş smouldering fire i.
araba kapısı açılınca yanan lamba courtesy light i.
için için yanan smolder i.
yanan fıçı burning barrel i.
yanan bina burning building i.
yanan lamba veya mumun alevini ya da bıraktığı karbon lekelerini inceleyerek kehanette bulunma lampadomancy i.
yeniden yanan ateş rekindle i.
yavaş yanan kibrit vesuvian i.
harlı yanan ateş hellfire i.
çok sıcak yanan ateş hellfire i.
yanan odun parçası brand i.
yanan mumdan akan erimiş mum guttering i.
yanan odun parçası chunk i.
yanan mumun dibi doup [scotland] i.
yanan mumun dibi dowp [scotland] i.
yanan konyağın içindeki üzümlerin yakalanıp kızgınken yutulduğu bir oyun flapdragon i.
hafifçe vurmayla yanan toz percussion powder i.
vurarak yanan kibrit percussion match i.
oyuncuların üzüm gibi atıştırmalıkları yanan brendiden alarak yemeye çalıştığı bir oyun flapdragon i.
oyuncuların üzüm veya diğer atıştırmalıkları yanan brendiden alarak yemeye çalıştığı bir oyun snapdragon i.
gürültülü bir şekilde dert yanan kimse squawker i.
yanan mumdan kalan parça stump i.
(şarap) yanan sülfür ile fermentasyonunu durdurmak stoom f.
lamba aracılığıyla yanan lamplit s.
ateş içinde yanan alight s.
için için yanan smoldered s.
için için yanan smouldered s.
cayır cayır yanan blazing s.
tutkuyla yanan alowe [dialect] s.
tutkuyla yanan alow [dialect] s.
yukarıya doğru yanan upburning s.
yukarıya doğru yanan (ışık) upflashing s.
yüreği yanan love-sick s.
yüreği yanan lovesick s.
sürekli dert yanan peevish s.
zor yanan fire-resisting s.
zor yanan fire-resistant s.
zor yanan fire-resistive s.
titrek şekilde yanan flaring s.
parlak şekilde yanan flaring s.
yavaş yavaş yanan smouldry s.
yavaş yavaş yanan smouldering [uk] s.
köz halinde yanan smouldering [uk] s.
köz halinde yanan smouldry s.
(ateş) yavaş yavaş yanan soft s.
alev alev yanan burning s.
yanan bir şekilde in zf.
canı hafifçe yanan çocuğa söylenen bir teselli ifadesi diddums [uk] ünl.
alevler içinde yanan in a blaze expr.
Öbek Fiiller
(sigaranın, puronun yanan ucunu) basıp söndürmek snub out f.
yanan bir şeyi söndürmek snub out f.
Atasözü
sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer a burnt child dreads the fire
sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer once burnt twice shy
sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer once bitten twice shy
sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş once burned twice shy
sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş a burnt child dreads the fire
Konuşma Dili
sonra içmek üzere sigaranın (yanan) ucunu koparmak clip a butt f.
yanan sigaranın ucunu koparmak clip a butt f.
Deyim
cayır cayır yanan bir cehennem blazing inferno i.
yanan ateşi körüklemek fuel to the fire/flames f.
yanan ateşi körüklemek add to the fire/flames f.
Teknik
sürtünme ile yanan kibrit friction match i.
kolayca yanan ahşap touchwood i.
yavaş yanan kibrit lunt i.
yavaş yanan kibrit slow-match i.
yanan kablolardan yayılan duman yoğunluğunun ölçülmesi measurement of the density smoke emitted from burning cables i.
belirtilen şartlar altında yanan elektrik kablolarında duman yoğunluğunun ölçülmesi measurement of smoke density of electric cables burning under defined conditions i.
için için yanan sigara smouldering cigarette i.
için için yanan sigara smoldering cigarette i.
yanan kablonun duman yoğunluğu smoke density of burning cable i.
zor yanan yakıt hard-to-burn fuel i.
altında ateş yanan raylar üzerinden kurutma raflarının geçtiği kurutma fırını track oven i.
yanan yakıt tabakası bed i.
yanan yüzeye sıkılan yangın söndürücü katmanı blanket i.
yanan kömür tepsisi brasero i.
ısıya veya yanan bir maddeye maruz kalma burning i.
ocaktaki yanan yakıtın üzerinden geçmesi sağlanan hava akımı overdraft i.
(ocakta, fırında) yanan yakıt fire i.
elektrik kıvılcımı ile yanan bir cihazı bulunan gaz yakıcı flash burner i.
yavaş yanan slow-burning s.
temiz yanan clean-burning s.
Bilgisayar
yanan tel live wire i.
Elektrik
sürekli yanan (elektrik arkı) free-burning s.
Tekstil
üzerinde söndürülen ve yanan sigaraya karşı dayanıklılık resistance to stubbed and burning cigarettes i.
Aydınlatma
harekete duyarlı olarak yanan lamba motion sensor light i.
harekete duyarlı olarak yanan lamba motion light i.
içi boş dairesel fitille yanan bir lamba argand lamp i.
içi boş dairesel fitille yanan bir lamba argand i.
Ağaç İşleri
yanan sigara smouldering cigarette i.
yanma kaynağı olarak için için yanan sigara smouldering cigarette as an ignition source i.
Otomotiv
motorlu taşıtın arkasında aracın geri geri gittiğini göstermek için yanan ışık reversing light i.
motorlu taşıtın arkasında aracın geri geri gittiğini göstermek için yanan ışık back-up light i.
Havacılık
açık havada yanan atık gaz alevi flare i.
Denizcilik
gemi demirlendiğinde yanan ışık riding lamp i.
gemi demirlendiğinde yanan ışık riding light i.
iskele baş omuzluğunda yanan kırmızı ışık sidelight i.
sancak baş omuzluğunda yanan yeşil ışık sidelight i.
Maden
alevsiz yanan kömür blind coal i.
Medikal
yanan ağız sendromu burning mouth syndrome i.
Diş Hekimliği
yanan ağız sendromu glossodynia i.
yanan ağız sendromu glossalgia i.
Fizyoloji
alev alev yanan aroused s.
Kimya
nispeten yavaş yanan selüloz asetat cellulose triacetate i.
nispeten yavaş yanan selüloz asetat triacetate i.
Biyokimya
oksihidrojen gaz akımı ile yanan kirecin oluşturduğu ışığı kullanmak üzere tasarlanan bir mikroskop türü oxyhydrogen microscope i.
Botanik
pasifiğe özgü, mum gibi yanan ceviz benzeri bir meyve candle nut i.
bazı pasifik adalarına özgü kurusu mum gibi yanan ceviz benzeri meyve candleberry i.
batı hint adaları'nda yetişen, odunu çabuk yanan bir ağaç poison ash (amyris balsamifera) i.
yanan çalı bassia scoparia i.
yanan çalı summer cypress i.
yanan çalı fire bush i.
yanan çalı fire-bush i.
yanan çalı kochia scoparia i.
yanan çalı mexican fireweed i.
yanan çalı mexican fire plant i.
Tütün
sigaranın yanan ucu corn i.
Sosyal Bilimler
ateşte tamamen yanan kurban hurban i.
Dilbilim
yahiler tarafından konuşulan yanan dili yahi i.
Tarih
(ku klux klan tarafından kullanılan) yanan haç sembolü fire cross i.
Dini
yanan kömürlere bakılarak yapılan kehanet anthracomancy i.
(eski ahit'te) yanan çalı burning bush i.
ku klux klan'ın sembolü olan yanan haç fiery cross i.
Çevre
sazlıkta yanan ateş prairie fire i.
Meteoroloji
yanan mühimmat ve/veya mevcut konveksiyon akımları nedeniyle duman bulutlarının hızla yükselmesi pillaring i.
Jeoloji
yanan kömür seviyesinin azalarak demir cevherini kömürleştirmesiyle oluşan bir tür çelik native steel i.
Askeri
tepe mazgalı benzeri açıklıklardan düşmanların üzerine yanan veya erimiş madde dökme machicolation i.
yanan itici gazların oluşturduğu ışık veya parlamaların miktarını azaltmak için silah ağzına eklenen cihaz flash suppressor i.
çabuk yanan (fitil) quick-match s.
Silah/Atıcılık
nispeten az dumanla yanan bir patlayıcı markası ballistite® i.
Müzik
yanan meşalelerin taşındığı yılan dansı torch dance i.
Eski Kullanım
yanan meşale brand i.
yanan odun parçası brond i.
Argo
pişirme sırasında yanan şey crispy critter i.
yanan sigaranın (esrarlı sigaranın) dumanını burnundan çekme nose hit i.
Star Wars
yanan ay sıradağı burning moon range i.
yanan yol burning way i.
yanan rıhtım the burning deck i.