flaming - Türkçe İngilizce Sözlük

flaming

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flaming — Definition

Anlamı ve Tanımı:
alev alev, sert ve saldırgan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfleɪmɪŋ/ – BrE /ˈfleɪmɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Yanmakta olan veya mecazda yoğun ve düşmanca bir tavır sergileyen durumu niteleyen sözcüktür. Flame fiilinin -ing biçimi olup süreklilik ve yoğunluk vurgusunu güçlendirir.
Eş Anlamlılar:
blazing, hostile
Zıt Anlamlılar:
subdued

"flaming" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flaming s. kahrolası
That flaming idiot tried to steal my bag.
O kahrolası aptal benim çantamı çalmaya çalıştı.

More Sentences
flaming s. kızgın
The soldiers poured flaming oil onto the attackers.
Askerler saldırganların üzerine kızgın yağ döktü.

More Sentences
flaming s. ateşli
It says we will be able to extinguish ALL the flaming arrows of the evil one.
Kötü olanın TÜM ateşli oklarını söndürebileceğimizi söylüyor.

More Sentences
flaming s. parlak
The car was flaming yellow.
Araba parlak sarıydı.

More Sentences
Argo
flaming s. kahrolası
That flaming idiot tried to steal my bag.
O kahrolası aptal benim çantamı çalmaya çalıştı.

More Sentences
Genel
flaming i. alevlenme
flaming i. parlama
flaming s. yalazlı
flaming s. alevlenen
flaming s. şiddetli
flaming s. alev almış
flaming s. allah'ın belası
flaming s. yanan
flaming s. süslü püslü
flaming s. alevli
flaming s. parlaklık, renk veya biçim yönünden alevi andıran
flaming s. yoğun
flaming s. gayretli
flaming s. coşkulu
flaming s. garip
flaming s. canavar gibi
flaming s. hevesle yanıp tutuşan
flaming s. çok azimli
flaming s. sert ve saldırgan
Sanayi
flaming i. metalik bazın renk vermesi için camın redükleyici alevde tekrar ısıtılması
Bilişim
flaming i. kışkırtma
flaming i. öfkeli yanıt
Mutfak
flaming s. alev alev

"flaming" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
flaming up i. alevlenme
flaming fire i. alevli yangın
Teknik
flaming arc i. son derece parlak ışık veren ark lambası
short flaming coal i. kısa alevli kömür
Maden
flaming coal i. yalazlı kömür
flaming coal i. alevli kömür
Kimya
flaming point i. alev alma noktası
Botanik
flaming poppy i. kaliforniya'ya özgü parlak kırmızı renkli bir yabani gelincik
flaming sword i. güney amerika'nın güneyine özgü sarı çiçekli bir bitki
Sanat
flaming june i. haziran alevi
Argo
flaming idiot i. su katılmamış salak
flaming galah [australia] i. tam salak
flaming galah [australia] i. akılsız
flaming galah [australia] i. su katılmamış salak
İngiliz Argosu
flaming-nora! expr. yapma be!
flaming-nora! expr. hadi canım!
flaming-nora! expr. hadi be!
flaming-nora! expr. hadi ya!