mess - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

mess

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"mess" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
mess i. dağınıklık
mess i. karışıklık
mess i. karmakarışıklık
General
mess f. karışmak
mess f. altüst etmek
mess f. pisletmek
mess f. bozmak
mess f. karışık yemek
mess f. karıştırmak
mess f. kirletmek
mess i. bozukluk
mess i. keşmekeş
mess i. asker sofrası
mess i. kirlilik
mess i. karavana
mess i. düzensizlik
mess i. karışık şey
mess i. kirli
mess i. karışık durum
mess i. pislik
mess i. pasaklı
mess i. yemekhane
mess i. çorba
mess i. güç durum
mess i. karmakarışıklık
mess s. intizamsız
mess s. darmaduman
Colloquial
mess karmaşa
mess askeri kantin
mess askeri yemekhane
Slang
mess herze
Automotive
mess zor durum
mess bela
Marine
mess manga
mess yemek vermek
Military
mess yemekhane
mess yemek yemek
mess askeri gazino

"mess" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 206 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
mess around f. oyalanmak
mess with f. bulaşmak
mess with f. dalaşmak
General
be a complete mess f. yangın yerine dönmek
be a mess f. berbat bir hal almak
be in a mess f. karmakarışık olmak
be in a mess f. altüst olmak
become a mess f. çorbaya dönmek
become a mess f. berbat bir hal almak
clear up the mess f. pisliği temizlemek
clear up the mess f. karışıklığı temizlemek
house is (such) a mess f. evi bok götürmek
make a mess f. allak bullak etmek
make a mess f. ortalığı batırmak
make a mess of f. allak bullak etmek
make a mess of f. paçavraya çevirmek
make a mess of f. berbat etmek
make a mess of f. pisletmek
make a mess of f. başını gözünü yarmak
make a mess of f. paçavrasını çıkarmak
make a mess of f. dağıtmak
make a mess of f. çorbaya döndürmek
make a mess of f. yüzüne gözüne bulaştırmak
make a mess of f. çorba etmek
mess (something) up f. ağzına sıçmak
mess (something) up f. içine etmek
mess about f. oyalanmak
mess about with f. düşüp kalmak
mess around f. dalgasına bakmak
mess around with f. düşüp kalmak
mess around with f. uğraşmak
mess around with women f. fındık kırmak
mess one's clothes f. altına kaçırmak
mess something about f. karıştırmak
mess something up f. bir şeyi bozmak
mess something up f. bir yeri dağıtmak
mess things up f. berbat etmek
mess together f. karavanadan yemek
mess up f. alan talan etmek
mess up f. ahıra çevirmek
mess up f. karmakarışık etmek
mess up f. becermek
mess up f. berbat etmek
mess up f. sıçmak
mess up f. yüzüne gözüne bulaştırmak
mess up f. işi berbat etmek
mess up f. ırgat pazarına döndürmek
mess up f. ortalığı dağıtmak
mess up f. mahvetmek
mess up f. darmadağın etmek
mess up f. kirletmek
mess up f. bozmak
mess up f. karıştırmak
mess up f. işleri berbat etmek
mess up f. altüst etmek
mess with f. oynamak
mess with f. müdahale etmek (başkasının işine)
mess with f. karışmak
mess with f. alay etmek
mess with f. bulaşmak
mess with f. birine takılmak (şaka)
mess with f. uğraşmak
turn into a mess f. arapsaçına dönmek
turn into a mess f. berbat bir hal almak
turn into a mess f. allak bullak olmak
turn into an unresolved mess f. yılan hikayesine dönmek
turn into an unresolved mess f. yılan hikayesine döndürmek
a complete mess i. yangın yerine dönmüş
mess hall i. zabitan odası
mess hall i. yemek salonu
mess-deck i. manga
mess-tin i. karavana
officer´s mess i. zabitan odası
mess deck s. yemek salonlarının yerleştirildiği güverte
in a mess zf. karmakarışık
in a mess zf. çorba gibi
in a terrible mess zf. korkunç bir karmaşa içinde
Phrasals
mess around with someone biriyle uğraşmak
mess someone over birine kötü davranmak/zarar vermek/kötülük etmek
mess with dalaşmak
Colloquial
a mess of (something) bir dolu/sürü
in a mess karman çorman
in a mess darmadağınık
in a mess karışık
in a mess düzensiz
mess about oynayıp durmak
mess deck askeri kantin
mess deck askeri yemekhane
mess hall askeri kantin
mess hall askeri yemekhane
mess up içine etmek
mess up bozmak
mess up berbat etmek
mess up perişan etmek
mess with a bull you get the horns boğaya bulaşırsan boynuzu yersin
what a mess bu ne dağınıklık
what a mess! buranın hali ne?
Idioms
for a mess of pottage üç kuruş için/çer çöp için
get into a mess başı belaya girmek
get into a mess başı derde girmek
get into a mess başına dert açmak
get out of a mess sıkıntıdan/sorundan/karmaşadan kurtulmak
get something into a mess içinden çıkılmaz hale sokmak
get something into a mess bir şeyin içine etmek
get something into a mess arap saçına çevirmek
get something into a mess berbat etmek
get something into a mess karman çorman/düzensiz/başa çıkılamaz hale getirmek
make a mess ortalığı batırmak
make a mess of çorba etmek
make a mess of yüzüne gözüne bulaştırmak
make a mess of eline yüzüne bulaştırmak
make a mess of karman çorman etmek
make a mess of something -i berbat etmek
mess around ağırdan almak
mess around with somebody biriyle dalga geçmek
mess around with somebody başkasıyla takılmak/yatmak
mess someone's face up birinin suratını darmadağın etmek
mess someone's face up birinin suratını dağıtmak
mess something up -i berbat etmek
mess up eline yüzüne bulaştırmak
mess up berbat etmek
mess up çorba etmek
mess up içine etmek
mess with dalaşmak
mess with a bull you get the horns çirkefe bulaşma üstüne sıçrar
mess-up içine sıçmak
mess-up içine etmek
mess-up piç etmek
whole mess of someone or something sürüsüne bereket
whole mess of someone or something bir sürü
Speaking
don’t mess with my business işime burnunu sokma
don't mess this up bunu berbat etmeyin
don't mess up my room odamı dağıtma
don't mess up your room odanı dağıtma
don't mess with me benimle uğraşma
don't mess with me bana bulaşma
don't mess your hair up saçın bozulmasın
excuse me for the mess dağınıklık için özür dilerim
excuse me for the mess dağınıklık için beni affedin
excuse the mess dağınıklık için özür dilerim
excuse the mess dağınıklık için beni affedin
house is (such) a mess evi bok götürüyor
how do i get out of this mess gel de işin içinden çık
how do we get out of this mess gel de işin içinden çık
if you mess with one person you will have the whole family after you içlerinden birine dalaşırsan tüm aile peşine düşer
i'm sorry about the mess dağınıklık için özür dilerim
i'm such a mess darmadağın haldeyim
sorry for the mess dağınıklık için kusura bakmayın
sorry for the mess ortalık dağınık kusura bakmayın
sorry for the mess dağınıklık için kusuruma bakmayın
sorry for the mess dağınıklığımın kusuruna bakmayın
what a mess ne karmaşa
who caused this mess? bu karışıklığa kim neden oldu?
who did this mess? bu karışıklığı kim yaptı?
who did this mess? bu karışıklığa kim neden oldu?
who is responsible for this mess? bu karışıklığın sorumlusu kim?
you look a mess berbat görünüyorsun
you look like a mess berbat görünüyorsun
Slang
mess (something) up f. piç etmek
a hell of a mess bombok bir durum
a mell of a hess (a hell of a mess) bombok bir durum
don't mess with her ona bulaşma
don't mess with him ona bulaşma
don't mess with me bana bulaşma
mess around amaçsızca takılmak
mess around goy goy yapmak
mess around dalgasına bakmak
mess something up bir şeyin içine etmek
mess up mundar etmek
mess up içine etmek
mess up eline yüzüne bulaştırmak
mess up berbat etmek
Technical
mess kit sefertası
Military
chief’s mess kıdemli astsubay salonu
crew mess erat salonu
field mess sahra yemekhanesi
field ration mess sahra rasyon mutfağı
mess account tabldot hesabı
mess attendant mutfak görevlisi
mess call karavana borusu
mess call yemek borusu
mess council tabldot heyeti
mess dinner veda yemeği
mess dress tören kıyafeti
mess gear sefer tası
mess gear yemek takımı
mess hall yemekhane
mess jacket ziyafet ceketi
mess kit yemek takımı
mess kit sefer tası
mess kit sefertası
mess officer iaşe subayı
mess orderly mutfak görevlisi
mess sergeant karavana çavuşu
mess tent yemekhane çadırı
mess tent yemek çadırı
mess tin sefer tası
military mess askeri gazino
officer's mess subay tabldotu
officer's mess yemekhane
officers' mess gazino
officers' mess subay yemekhanesi
open mess subay gazinosu
transient field ration mess misafir personel sahra tabldotu
unit mess birlik tabldotu
unit mess birlik yemekhanesi