kirli - Türkçe İngilizce Sözlük

kirli

"kirli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 104 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
kirli dirty s.
Dirty hands are a breeding ground for germs.
Kirli eller mikropların üreme alanıdır.

More Sentences
kirli unclean s.
The unclean restroom had not been properly maintained.
Kirli tuvaletin bakımı doğru düzgün yapılmamıştı.

More Sentences
Genel
kirli muddy s.
Leave your muddy clothes outside.
Kirli kıyafetlerinizi dışarıda bırakın.

More Sentences
kirli impure s.
In many religions, masturbation is considered a sin and an impure act.
Birçok dinde mastürbasyon günah ve kirli bir eylem olarak kabul edilir.

More Sentences
kirli soiled s.
The amount of laundry and how soiled it is also affects dosage.
Çamaşır miktarı ve ne kadar kirli olduğu da dozajı etkiler.

More Sentences
kirli polluted s.
The Baltic Sea, which will soon be virtually an internal sea of the EU, is the world's most polluted sea.
Yakında fiilen AB'nin bir iç denizi haline gelecek olan Baltık Denizi, dünyanın en kirli denizi konumundadır.

More Sentences
kirli dirty s.
Dirty hands are a breeding ground for germs.
Kirli eller mikropların üreme alanıdır.

More Sentences
kirli sordid s.
It's an opportunity to make peace with your sordid past.
Bu senin kirli mazinle barışman için bir şans.

More Sentences
kirli foul s.
The air in this room is foul.
Bu odanın havası kirli.

More Sentences
kirli filthy s.
A man wearing filthy clothes entered the bar.
Kirli kıyafetler giyen bir adam bara girdi.

More Sentences
kirli grubby s.
The man is wearing grubby clothes.
Adam kirli kıyafetler giyiyor.

More Sentences
kirli foul s.
The air in this room is foul.
Bu odanın havası kirli.

More Sentences
Teknik
kirli filthy s.
A man wearing filthy clothes entered the bar.
Kirli kıyafetler giyen bir adam bara girdi.

More Sentences
kirli contaminated s.
The water Tom drank was contaminated.
Tom'un içtiği su kirliydi.

More Sentences
Genel
kirli mess i.
kirli squalid s.
kirli dirtier s.
kirli as black as coal s.
kirli black s.
kirli smutty s.
kirli as black as soot s.
kirli bedraggled s.
kirli miry s.
kirli draggled s.
kirli befouled s.
kirli grotty s.
kirli smudgy s.
kirli vicious s.
kirli begrimed s.
kirli uncleanly s.
kirli dingy s.
kirli frowsy s.
kirli grimy s.
kirli spotted s.
kirli nasty s.
kirli cruddy s.
kirli raunchy [us] s.
kirli back-alley s.
kirli maculate s.
kirli begombed s.
kirli vutty [dialect] [uk] s.
kirli mean s.
kirli mangey s.
kirli brookie [scotland] s.
kirli hoggish s.
kirli lutulent s.
kirli mucksy s.
kirli grufted s.
kirli gunky s.
kirli murky s.
kirli off-colour s.
kirli rusty s.
kirli disreputable s.
kirli infected s.
kirli drasty s.
kirli drovy s.
kirli contaminate [obsolete] s.
kirli festy s.
kirli sallow s.
kirli scabrous s.
kirli coomy s.
kirli flea-ridden s.
kirli puddly s.
kirli scrimy s.
kirli slobbery s.
kirli slobby s.
kirli sloughy s.
kirli slovenlike s.
kirli sludy s.
kirli smoking-room s.
kirli smoterlich s.
kirli soily s.
kirli splotched s.
Konuşma Dili
kirli bogging [scotland] s.
kirli cruddie s.
kirli crudy s.
kirli scody [new zealand] s.
kirli scungy [australia/new zealand] s.
Deyim
kirli a sorry sight i.
kirli a sad sight i.
Teknik
kirli blae i.
kirli sooty s.
kirli fouled s.
Eski Kullanım
kirli reechy s.
kirli pollute s.
kirli slabby s.
Argo
kirli shag-nasty i.
kirli dutty (westindies) s.
kirli icky-poo s.
kirli scrungy s.
kirli scuzzed s.
kirli scuzzed up s.
kirli crumby s.
kirli crummy s.
İngiliz Argosu
kirli hacky s.
kirli scuzzy s.
kirli grufty s.
kirli minty s.
kirli manky s.
kirli biscuit arsed (scottish) s.
kirli grebby s.
kirli biscuit ersed (scottish) s.
kirli loppy (yorks use) s.
kirli cacky s.

"kirli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kirli çamaşırlar laundry i.
kirli çıkı wealthy miser i.
kirli motor yağı sludge i.
kirli çamaşırları açıklama expose i.
kirli çamaşırları ortaya döken exposer i.
kirli su birikintisi puddle i.
kirli beyaz tattletale gray i.
kirli hava kütlesi smog i.
kirli hava smog i.
kirli çamaşırları açıklayan makale expose i.
kirli çamaşırlarını dökme debunking i.
kirli beyaz tattletale grey i.
kirli iş monkey business i.
kirli bomba dirty bomb i.
kirli iş dirty business i.
kirli çamaşır dirty linen i.
kirli bomba radiological dispersal device i.
kirli para kazanan kimse spiv i.
kirli beyaz broken white i.
kirli çamaşır laundry i.
kirli su dirty water i.
pis ve kirli işler zammı dirty money i.
kirli su pompası dirty water pump i.
kirli sakal stubble i.
kirli sakal (bir günlük) five o'clock shadow i.
kirli su foul water i.
kirli hava kanalı foul-air flue i.
kirli beyaz off-white i.
kirli gaz exhaust i.
kirli tırnak black fingernail i.
kirli tırnak dirty fingernail i.
kirli çevre dirty environment i.
kirli çamaşır sepeti laundry basket i.
kirli çamaşır sepeti voider i.
kirli çamaşır sepeti clothes hamper i.
kirli çamaşır sepeti clothes basket i.
kirli oda dirty room i.
kirli sakal stubbly beard i.
eski ve kirli sinema ya da tiyatro fleapit i.
kirli sutyen dirty bra i.
kirli sır dirty secret i.
kirli yüzey dirty surface i.
(kirli para) tahsildar bagman i.
kirli operasyon dirty operation i.
kirli saçlar dirty hair i.
kirli şeyler dirty things i.
kirli işler dirty things i.
kirli ayaklar dirty feet i.
üstü başı kirli çocuk raggamuffin i.
kirli sepeti wash basket i.
kirli sepeti laundry basket i.
kirli sabunlu su kitchen lee i.
yüzü kirli kimse brookie [scotland] i.
kirli çamaşırları ayıran çamaşırhane çalışanı lister i.
kirli yer mudhole i.
kirli durum clat [dialect] [uk] i.
kirli su saur i.
kirli hava dirt i.
(mecazen) kirli çamaşırlar dirty linen i.
yanabilir veya kirli maden ocağı havası dirt [dialect] [uk] i.
(mecazen) kirli çamaşırlar dirt i.
(çene ve yanakta) kirli sakal five oclock shadow i.
(çene ve yanakta) kirli sakal five o'clock shadow i.
kirli şey puddle i.
kirli yer pulk [dialect] [uk] i.
kirli iş shenanigans i.
yüz yıkama kasesinde kirli suyun boşaltıldığı büyük kova slop jar i.
kirli olma splodginess i.
kirli ve ufak çocuk eli paw i.
kirli sakal (bağlama göre) scratchy stubble i.
kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak show one's misdeeds f.
kirli olmak be polluted f.
kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak debunk f.
kirli çamaşırlarını ortaya dökmek wash one's dirty linen in public f.
kirli çamaşırlarını dökmek debunk f.
kirli çamaşırlarını öğrenmek get wise f.
kirli iş yapmak do dirty work f.
kirli emellerine alet etmek abuse f.
birinin kirli işlerini yapmak do someone else's dirty works f.
kirli hale getirmek dinge f.
çok kirli sordid s.
kirli (kan) venous s.
kirli (kan) venose s.
en kirli olanı dingiest s.
kirli ve düzensiz (yer) slatternly s.
daha kirli dirtier s.
daha kirli olanı dingier s.
en kirli dirtiest s.
çok kirli squalid s.
kirli sakal stubbly s.
sisli (kirli havadan dolayı) smoggy s.
puslu (kirli havadan dolayı) smoggy s.
çok kirli nasty s.
kirli işlere bulaşmış enfect s.
ıslak ve kirli bruckeled s.
kirli görünen filthy s.
(mecazen) kirli scrofulous s.
aşırı kirli foul s.
daha kirli fouler s.
ıslak ve kirli slashy s.
kirli (mekan) sterquilinous s.
(kirli saç) tel tel stringy s.
son derece kirli filthy s.
kirli bir halde dingily zf.
kirli bir şekilde grimily zf.
kirli bir halde bedraggledly zf.
kirli bir şekilde impurely zf.
kirli bir halde dirtily zf.
kirli olarak drumly zf.
kirli bir şekilde pollutedly zf.
kirli bir şekilde dirty zf.
kirli bir şekilde filthy zf.
kirli bir şekilde filthily zf.
kirli bir şekilde squalidly zf.
lavabo kirli the washbasin is dirty expr.
banyo kirli the shower is dirty expr.
lavabo kirli the sink is dirty expr.
duş kirli the shower is dirty expr.
çarşaflar kirli the sheets are dirty expr.
oda kirli the room is dirty expr.
kirli tarz grunge N.
Atasözü
(biri) kirli çamaşırlarını ortaya dökmez (one) does not wash (one's) dirty linen in public
kirli çamaşırlarını ortaya dökme do not wash your dirty linen in public
Konuşma Dili
kirli iş dirty work i.
kirli ve bakımsız oda rathole i.
çok kirli araba animal [australia] i.
kirli sakalı olan kişi fuzz-face i.
kirli sakallı kimse fuzz-face i.
kirli yer brothel [australia] i.
kirli işler (cinayet/kan dökme) wetwork i.
kirli işler (cinayet/kan dökme) wet work i.
kirli para dirty money i.
kirli çıkı deep pocketed s.
kirli sepetinde in the laundry expr.
Deyim
(birisinin) kirli çamaşırları someone's dirty laundry i.
birini kirli çamaşırları someone's dirty laundry i.
kirli çamaşırlar skeletons in the closet i.
birinin kirli çamaşırları one's skeletons in the closet i.
kirli hava a london particular [dated] i.
kirli polis dirty cop i.
bir durumun/kurumun kirli yüzü sleaze factor i.
kirli çamaşırlar dirt file i.
kirli iş dirty work at the crossroads i.
(birinin/bir şeyin) kirli çamaşırları the goods on (someone or something) i.
kirli çamaşırlar dirty laundry i.
kirli çamaşırlarını dökmek air someone's dirty linen in public f.
kirli çamaşırlarını ortaya dökmek wash one's dirty linen in public f.
(birinin) kirli çamaşırlarının peşinde olmak dig up dirt f.
(birinin) kirli çamaşırlarını ortaya dökmeye çalışmak dig the dirt f.
(birinin) kirli çamaşırlarının peşinde olmak dig the dirt f.