| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | black s. | siyahi | ||
|
I have a black friend from the Gambia. Gambialı bir siyahi arkadaşım var. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | black s. | kara | ||
|
The Islamic driving forces behind the terrorist attack on this black Tuesday have now been sufficiently documented. Bu kara Salı günü gerçekleştirilen terör saldırısının arkasındaki İslami itici güçler artık yeterince belgelenmiştir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | black s. | siyah | ||
|
You look great in those black pants. Bu siyah pantolonla harika görünüyorsun. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | black i. | siyah giysi | ||
|
I often wear black clothes. Sıklıkla siyah giysiler giyerim. More Sentences |
||||
| Genel | black i. | siyah kalem | ||
|
I want a blue pen, a red one and a black one. Bir mavi, bir kırmızı, bir de siyah kalem istiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | black f. | siyaha boyamak | ||
|
She has been dyeing her hair black for years. Yıllardır saçını siyaha boyuyor. More Sentences |
||||
| Genel | black s. | uğursuz | ||
|
It was another black day for Chile when the coup happened. Darbenin gerçekleştiği gün Şili için bir diğer uğursuz gündü. More Sentences |
||||
| Genel | black s. | sade (kahve) | ||
|
I want a black coffee for myself and a latte for my wife. Kendim için sade, eşim için de sütlü kahve istiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | black s. | koyu | ||
|
You see everything in black colours. Sen her şeyi koyu renklerde görüyorsun. More Sentences |
||||
| Genel | black s. | karanlık | ||
|
You can not stay outside in the black. Karanlıkta dışarıda kalamazsın. More Sentences |
||||
| Genel | black s. | morarmış | ||
|
Layla had a black eye. Leyla'nın bir gözü morarmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | black s. | zenci | ||
|
Being black is not a crime. Zenci olmak suç değildir. More Sentences |
||||
| Genel | black s. | öfkeli | ||
|
My boss gave me a black look after the presentation. Patronum, sunumdan sonra bana öfkeli bir bakış attı. More Sentences |
||||
| Genel | black s. | siyahlar içinde | ||
|
I saw a woman in black. Siyahlar içinde bir kadın gördüm. More Sentences |
||||
| Genel | black s. | (grup) siyah giyimli | ||
|
The girl in the red dress ignored the man dressed in black and called a friend on her cellphone. Kırmızı elbiseli kız siyah giyimli adamı görmezden geldi ve cep telefonundan bir arkadaşını aradı. More Sentences |
||||
| Genel | black i. | siyah boya | ||
| Genel | black i. | is | ||
| Genel | black i. | (satranç, dama) siyah taş | ||
| Genel | black i. | (satranç, dama) siyah taşlarla oynayan oyuncu | ||
| Genel | black i. | (bilardo) siyah top | ||
| Genel | black i. | (rulet ve benzeri kumar oyunlarında) oyuncuların eşit para bahsi yapabilecekleri renk | ||
| Genel | black i. | (eskiden ingiltere'de) yüzünü siyaha boyayarak avlanan kaçak avcı | ||
| Genel | black i. | siyah giyinen bir grubun üyesi | ||
| Genel | black i. | rahipler partisi üyesi | ||
| Genel | black i. | faşist kimse | ||
| Genel | black f. | kararmak | ||
| Genel | black f. | siyahlatmak | ||
| Genel | black f. | karartmak | ||
| Genel | black f. | morartmak | ||
| Genel | black f. | boykot etmek | ||
| Genel | black f. | ambargo uygulamak | ||
| Genel | black s. | yağız (at) | ||
| Genel | black s. | kasvetli | ||
| Genel | black s. | sütsüz (kahve) | ||
| Genel | black s. | pis | ||
| Genel | black s. | dargın | ||
| Genel | black s. | kirli | ||
| Genel | black s. | kızgın | ||
| Genel | black s. | kötü | ||
| Genel | black s. | karalayıcı | ||
| Genel | black s. | (kayak pisti) siyah | ||
| Genel | black s. | iç karartıcı | ||
| Genel | black s. | hicivli | ||
| Genel | black s. | somurtkan | ||
| Genel | black s. | onursuz | ||
| Genel | black s. | (istihbarat operasyonlarında) ana kaynaktan farklı bir yerden çıkan | ||
| Genel | black s. | çok gizli | ||
| Genel | black s. | talihsiz | ||
| Genel | black s. | felaket | ||
| Genel | black s. | vahim | ||
| Genel | black s. | feci | ||
| Genel | black s. | felaket getiren | ||
| Genel | black s. | yasadışı | ||
| Genel | black s. | etik olmayan | ||
| Genel | black s. | şeytani | ||
| Genel | black s. | etrafı siyah nesnelerle kaplı | ||
| Genel | black s. | siyah nesnelerle karartılmış | ||
| Genel | black s. | esmer | ||
| Genel | black s. | (politika) rahiplerle ilgili | ||
| Genel | black s. | ışıksız | ||
| Genel | black s. | loş | ||
| Genel | black s. | siyah bir nesnenin sembolik kullanımıyla onursuzluk ifade eden | ||
| Genel | black s. | aşırı | ||
| Genel | black s. | son derece | ||
| Genel | black s. | harita veya tabloda istenmeyen bir durumu belirtmek için siyahla işaretli | ||
| Genel | black s. | köklü | ||
| Genel | black s. | onaylamış | ||
| Genel | black s. | yerleşmiş | ||
| Genel | black s. | mutlak | ||
| Genel | black s. | ışığı tamamen absorbe eden | ||
| Genel | black s. | karanlık ve renksiz | ||
| Genel | black s. | gayrimeşru | ||
| Genel | black s. | rezil | ||
| Genel | black s. | kasten zararlı | ||
| Genel | black s. | affedilemez | ||
| Genel | black s. | siyahilerin | ||
| Genel | black s. | leş gibi | ||
| Genel | black s. | hassas konularla ilgili (espri, şaka) | ||
| Genel | black s. | zencilere özgü | ||
| Genel | black zf. | tamamen | ||
| Genel | black s. | faşist | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | black i. | siyah frenk üzümü şurubu | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | black i. | kar etme | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | black s. | (propaganda) kara | ||
| Siyasal | black s. | kara propaganda ile nitelenen | ||
| Siyasal | black s. | kara propagandayla bağlantılı | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | black s. | siyah bir oksit katmanıyla kaplı | ||
| Teknik | black s. | galvanize olmayan | ||
| Teknik | black s. | (çelik) haddehane veya demirhaneden geldiği şekilde | ||
| Teknik | black s. | (çelik) işlenmemiş | ||
| Baskı Teknikleri | ||||
| Baskı Teknikleri | black i. | kalın yazı tipi | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | black i. | siyah renkli hayvan ırkı | ||
| Zooloji | black i. | simsiyah at | ||
| Zooloji | black i. | simsiyah hayvan | ||
| Sosyal Bilimler | ||||
| Sosyal Bilimler | black s. | siyahi haklarını savunan | ||
| Tarih | ||||
| Tarih | black i. | (italya'da) neri fraksiyonundan olan kimse | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | black i. | teksas eyaletinde şehir | ||
| Coğrafya | black i. | alabama eyaletinde şehir | ||
| Coğrafya | black i. | abd'de bir nehir | ||
| Coğrafya | black i. | çin'de bir nehir | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | black i. | sinsi | ||
| Spor | ||||
| Spor | black i. | hedef tahtasında siyah halka | ||
| Beysbol | ||||
| Beysbol | black i. | ana kalenin dar ve siyah kenarı | ||
| Argo | ||||
| Argo | black i. | bifetamin kapsülü | ||