| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | morluk | purpleness i. | ||
| Genel | ||||
| Genel | morluk | bruise i. | ||
|
They only had minor bruises caused by the accidents. Kazalar nedeniyle sadece ufak morlukları vardı. More Sentences |
||||
| Genel | morluk | hickey i. | ||
|
He thought that the hickey on his neck was his trophy. Boynundaki morluğu kendisine verilen bir mükafat sanıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | morluk | bruise i. | ||
|
They only had minor bruises caused by the accidents. Kazalar nedeniyle sadece ufak morlukları vardı. More Sentences |
||||
| Genel | morluk | purple spot i. | ||
| Genel | morluk | lividity i. | ||
| Genel | morluk | being purple i. | ||
| Genel | morluk | black-and-blue mark i. | ||
| Genel | morluk | lividness i. | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | cilt üzerinde meydana gelen morluk | tattooing i. | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | yorgunluk/uykusuzluk nedeniyle göz altında oluşan morluk(lar) | coon eye(s) i. | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | yorgunluk/uykusuzluk nedeniyle göz altında oluşan morluk | raccoon eye i. | ||
| Deyim | yorgunluk/uykusuzluk nedeniyle göz altında oluşan morluk | raccoon eyes i. | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | bu morluk nasıl oldu? | where did you get that shiner from? expr. | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | morluk oluşmak | ecchymose f. | ||