siyah - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

siyah



"siyah" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
siyah black s.
General
siyah ivory-black i.
siyah jig i.
siyah swarthy s.
siyah colored s.
siyah dark s.
siyah coloured s.
siyah sable s.
siyah negro s.
siyah ebon s.
siyah atramentaceous s.
Technical
siyah ebony i.
Dyeing
siyah nigricant s.

"siyah" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
General
siyah renk vermek ebonise f.
siyah duman yaymak emit black smoke f.
siyah duman çıkartmak emit black smoke f.
siyah duman atmak emit black smoke f.
siyah kuşağı olmak have a black belt f.
siyah renk vermek ebonize f.
siyah cilayla cilalamak blacken f.
(gemi armasını) ziftle veya siyah yağ ile kaplamak black (down) f.
siyah kurşunla boyamak black lead f.
siyah kurşunla ovmak black lead f.
siyah makyaj yapmak black up f.
siyah cila ile boyamak blackwash f.
(araba yarışlarında) siyah bayrak göstermek black-flag f.
amerikan siyah ayısı american black bear i.
siyah harf boldface i.
siyah keklik blackcock i.
siyah acayip kukla golliwog i.
volkanik siyah taş trap i.
bilardodaki siyah 8 numaralı topun adı eightball i.
siyah çürüklük botryosphaeria obtusa i.
siyah giysi black i.
güzel kokulu siyah çay oolong i.
amerika'ya özgü küçük siyah benekli vahşi kedi ocelot i.
ortası siyah benek blackhead i.
siyah boya blacking i.
siyah beyaz resim black and white i.
ortası siyah çizgili kırmızı gagalı siyah ve beyaz renkli büyük bir batı afrika leyleği saddlebill i.
siyah keklik black cock i.
siyah renk verme ebonizing i.
siyah boya black i.
ciltteki siyah nokta blackhead i.
göz kamaşmasını önlemek için göz altına sürülen siyah boya eyeblack i.
siyah poks hastalığı helminthosporium papulosum i.
küçük siyah karınca little black ant i.
edebiyatta siyah ingilizcesi black english in literature i.
siyah leylek black stork i.
siyah nokta black spot i.
siyah nokta blackhead i.
siyah göz black eye i.
siyah pars black leopard i.
siyah müslümanlar black muslims i.
siyah gücü black power i.
siyah inci black pearl i.
siyah bira bock i.
başı siyah olan sivilce blackhead i.
siyah ırk black race i.
kalın siyah harfler boldface i.
siyah milliyetçiliği black nationalism i.
siyah boya sepia i.
siyah renkli bir köpek chow i.
asya siyah ayısı asiatic black bear i.
siyah benekli beyaz köpek coach dog i.
siyah papyon kravat black tie i.
siyah elmas black diamond i.
kara kehribar gibi parlak siyah jet black i.
gövdesi sarı ve siyah renkli bir tür yabanarısı yellow jacket i.
judo siyah kuşak black belt i.
siyah amerikalılara özgü dini müzik türü gospel music i.
tabut örtüsü (siyah çuha veya kadifeden) pall i.
siyah elmas bort i.
siyah mantar morel i.
siyah ayakkabı boyası blacking i.
mavi ve siyah arası renklerde bir boya türü nigrosine i.
bakır veya gümüşle karışık siyah kükürt alaşımı niello i.
siyah ingilizcesi black english i.
siyah tiyatrosu black theater i.
siyah edebiyatı black literature i.
siyah kadın black woman i.
siyah ekmek brown bread i.
siyah-beyaz fotoğrafçılık black-and-white photography i.
güney-orta asya'da yaşayan sırtı siyah yüzü ise gri tüylü bir maymun türü wanderoo i.
siyah hat ground profile i.
deride oluşan siyah nokta blackhead i.
bordo ile siyah arası bir renk wenge i.
son siyah kuşak ultimate black belt i.
siyah kalem ucu black lead i.
siyah kedi black cat i.
siyah gözler black eyes i.
siyah ceket black jacket i.
siyah gül black rose i.
siyah nokta bandı blackhead strip i.
siyah tükenmez kalem black pen i.
siyah saç black hair i.
kısa düz siyah saç short straight black hair i.
siyah-beyaz kırçıllı saç salt and pepper hair i.
siyah tişört black t-shirt i.
siyah duman black smoke i.
genç bir siyah adam a young black man i.
siyah kuğu black swan i.
fakir siyah insanlar poor black people i.
siyah sığır black cattle i.
siyah çikolata black chocolate i.
çarşaf, müslüman kadınların giydiği tepeden tırnağa kadın bedenini örten genellikle siyah renkli olan tesettür için kullanılan çarşaf abaya i.
siyah renk verme ebonising i.
siyah giyen adamlar men in black i.
siyah güneş gözlüğü black sunglasses i.
siyah güneş gözlüğü dark sun-glasses i.
siyah kazak black sweater i.
siyah çikolata dark chocolate i.
müslüman ülkelerde kadınlar tarafından giyilen uzun siyah elbise abaya i.
bordo bölgesinde yetişen bir tür şaraplık siyah üzüm merlot i.
siyah kına dövmesi black henna tattoo i.
koyu/siyah bira porter's beer i.
koyu/siyah bira stout i.
koyu/siyah bira porter i.
siyah mercimek black gram i.
doygun siyah intense black i.
siyah örümcek adam black spiderman i.
siyah kelebek black butterfly i.
siyah kartal black eagle i.
genellikle siyah renkli uzun ve hafif konik bir orta çağ şapkası capatain i.
genellikle siyah renkli uzun ve hafif konik bir orta çağ şapkası capotain i.
genellikle siyah renkli uzun ve hafif konik bir orta çağ şapkası copotain i.
siyah fitil black match i.
siyah büyücü black sorcerer i.
siyah köpek black dog i.
sri lanka'da yetişen bir siyah çay çeşidi ceylon i.
siyah kadife black velvet i.
siyah ten rengi nigrescence i.
siyah taksi black cab i.
(özellikle ingiltere'de yaygın olan) siyah taksi hackney i.
(özellikle ingiltere'de yaygın olan) siyah taksi hackney carriage i.
(özellikle ingiltere'de yaygın olan) siyah taksi black cab i.
(özellikle ingiltere'de yaygın olan) siyah taksi hack i.
(özellikle ingiltere'de yaygın olan) siyah taksi london taxi i.
siyah bölücü black divider i.
siyah şapka black hat i.
19 haziran siyah amerikanın kölelikten kurtuluş günü juneteenth i.
19 haziran siyah amerikanın kölelikten kurtuluş günü freedom day i.
19 haziran siyah amerikanın kölelikten kurtuluş günü jubilee day i.
19 haziran siyah amerikanın kölelikten kurtuluş günü liberation day i.
19 haziran siyah amerikanın kölelikten kurtuluş günü emancipation day i.
kötü kokulu ve siyah renge sahip lahana v.b bitki haşeresi cabbage bug i.
siyah renkli sıvı bir madde atrament i.
genellikle keçe ve koyun postundan yapılan yüksek siyah bir başlık kalpac i.
siyah veya kırmızı uçlu kurşunkalem keelivine i.
siyah veya kırmızı uçlu kurşunkalem keelyvine pen i.
siyah matem giysisi sable i.
siyah bir kuş olarak temsil edilen kötü fırtına tanrısı zu i.
siyah bir kuş olarak temsil edilen kötü fırtına tanrısı zubird i.
burma, bangladeş ve hindistan'ın bazı kısımlarındaki mongoloid özellikler gösteren, düz siyah saçlı, buğday tenli ve kahverengi gözlü insanlardan oluşan dağlı kabilelere mensup kimse kuki i.
anglikan piskoposunun siyah-beyaz renkli tören giysisi magpie i.
yeni zelanda'ya özgü, uzun siyah gövdeli yenilebilir bir eğrelti ağacı mamaku i.
yeni zelanda'ya özgü, uzun siyah gövdeli yenilebilir bir eğrelti ağacı mamako i.
yeni zelanda'ya özgü, uzun siyah gövdeli yenilebilir bir eğrelti ağacı mamakau i.
yeni zelanda'ya özgü, uzun siyah gövdeli yenilebilir bir eğrelti ağacı black tree fern i.
yeni zelanda'ya özgü, uzun siyah gövdeli yenilebilir bir eğrelti ağacı cyathea medullaris i.
(satranç, dama) siyah taş black i.
(satranç, dama) siyah taşlarla oynayan oyuncu black i.
(bilardo) siyah top black i.
siyah giyinen bir grubun üyesi black i.
siyah kalem black i.
siyah havai fişek black [uk] i.
siyah cila blackwash i.
siyah kıyafetli kimse blackguard [obsolete] i.
siyah kıyafet ve aksesuarlar blacks i.
ham potas veya siyah tuz üreten kimse blacksalter i.
siyah bir madde bleck [scotland] i.
siyah ayakkabı boyası bleck [scotland] i.
siyah gres bleck [scotland] i.
özellikle ispanyol veya latin amerikalı kadınların başlarını ve omuzlarını örtmek için kullandığı genellikle siyah kumaştan yapılan şal manto i.
siyah koyun marker i.
kadar siyah as black as s.
siyah mürekkepli inky black s.
siyah sırtlı black backed s.
kara kehribar gibi siyah jet s.
(harf) siyah bold s.
siyah tayt giymiş dressed in black tights s.
siyah saçlı black haired s.
siyah saçlı (someone) with black hair s.
siyah-mavi black and blue s.
siyah-mavi black-and-blue s.
siyah gözlü black eyed s.
siyah gözlü with black eyes s.
parlak siyah raven s.
kuzguni siyah raven s.
siyah, krem veya sarı renkli benekleri olan tortoiseshell s.
siyah, krem veya sarı renkli benekli tortoiseshell s.
siyah, krem veya sarı renkli benekli ev kedisine ait tortoiseshell s.
siyah, krem veya sarı renkli benekli ev kedisi ile ilgili tortoiseshell s.
siyah renkli jetty s.
siyah-beyaz bitonal s.
(kayak pisti) siyah black s.
etrafı siyah nesnelerle kaplı black s.
siyah nesnelerle karartılmış black s.
(grup) siyah giyimli black s.
siyah bir nesnenin sembolik kullanımıyla onursuzluk ifade eden black s.
beyaz zemin üstünde siyah yazılı black-and-white s.
siyah şeritli black-barred s.
siyah kaplı black-coated s.
siyah harflerle yazılmış black-letter s.
siyah harflerle basılmış black-letter s.
siyah işaretli black-marked s.
Phrasals
(siyah/kırmızı ile) yuvarlak içine almak circle something in (red/black) f.
Colloquial
siyah beyaz polis arabası black and white i.
siyah beyaz devriye arabası black and white i.
siyah rus black russian i.
siyah üçgen black triangle i.
siyah arkadaş/kanka blood i.
siyah kadın polis black female cop i.
standart siyah standard black i.
siyah nokta pip i.
otoyollarda rastlanan uzun, siyah kopmuş tekerlek parçası alligator i.
otoyollarda rastlanan uzun, siyah kopmuş tekerlek parçası gator i.
siyah frenk üzümü şurubu black i.
ne siyah ne beyaz not all black and white expr.
siyah ve beyaz değil not all black and white expr.
Idioms
siyah twitter black twitter i.
siyah yaka black-collar worker i.
siyah yakalı işçi black-collar worker i.
sürekli siyah giyen, genelde özenti insan black-collar worker i.
siyah yakalılar black-collar workers i.
siyah yakalı işçiler black-collar workers i.
sürekli siyah giyen, genelde özenti insanlar black-collar workers i.
siyah ipekten duba black-silk barge i.
kutsal siyah karakter saintly black character i.
siyah köpek the black dog i.
siyah tuval blank canvas i.
siyah yaka black-collar worker i.
siyah yakalı işçi black-collar worker i.
sürekli siyah giyinen, genelde yaratıcı alanlarda çalışan yapmacık kişi black-collar worker i.
siyah yaka black-collar workers i.
siyah yakalı işçi black-collar workers i.
sürekli siyah giyinen, genelde yaratıcı alanlarda çalışan yapmacık kişi black-collar workers i.
siyah beyaz kadar net as clear as black and white s.
burnundaki siyah noktaları görecek kadar up in someone’s gold ones zf.
burnundaki siyah noktaları görecek kadar up on someone’s bumper zf.
siyah ve beyaz kadar net as clear as black and white zf.
hiçbir şey siyah ve beyaz değil not all black and white expr.
kömür gibi siyah black as a stack of black cats expr.
kömür kadar siyah black as night expr.
kömür kadar siyah black as coal expr.
kömür kadar siyah black as a sweep expr.
kömür gibi siyah black as the ace of spades expr.
kömür kadar siyah black as the ace of spades expr.
kömür gibi siyah black as pitch expr.
kömür kadar siyah black as a stack of black cats expr.
kömür gibi siyah black as night expr.
kömür gibi siyah black as coal expr.
kömür kadar siyah black as a skillet expr.
kömür gibi siyah black as a skillet expr.
kömür kadar siyah black as pitch expr.
kömür gibi siyah black as a sweep expr.
tamamen siyah (as) dark as a pocket expr.
Speaking
siyah gözleri var he/she has black eyes expr.
siyah bir bıyığı vardı he had a black moustache expr.
siyah bıyıkları vardı he had a black moustache expr.
Trade/Economic
siyah kuşak black belt i.
usta siyah kuşak master black belt i.
Law
(eskiden) hakimin idam cezası verirken taktığı siyah başlık blackcap [uk] i.
Industry
siyah kaşu bitkisinden elde edilen boya hammaddesi japan earth i.
eşyalara siyah cila uygulayan işçi blacker i.
Technical
ahşap, tahta gibi maddeleri siyah yapmak ebonize f.
tahta gibi maddeleri siyah yapmak ebonise f.
(armacılık) siyah hat çizmek entrail f.
yeşilimsi gri ya da siyah demir silikat ya da alüminyum silikat chamosite i.
beyazdan sonra siyah black after white i.
eşdeğer siyah cisim sıcaklığı blackbody equivalent temperature i.
hayvansal siyah animal black i.
jelatin tip siyah ve beyaz film gelatin type black-and white film i.
siyah gümüş black silver i.
siyah çelik boru black steel pipe i.
siyah ışık kaynağı black light source i.
siyah elmas carbonado i.
siyah turmalin schorl i.
siyah-beyaz televizyon monochrome television i.
siyah cam black glass i.
siyah-beyaz alıcı monochrome receiver i.
siyah mikalı granit granitite i.
siyah boru black pipe i.
siyah-beyaz monochrome i.
siyah seviyesi black level i.
silikatlı siyah volkanik kaya gabbro i.
siyah kuşak black belt i.
siyah altı infrablack i.
siyah somun black nut i.
siyah toz boya lampblack i.
siyah cevher (çinko ağırlıklı) black ore i.
siyah akım dark current i.
siyah doruğu peak black i.
siyah beyaz black-and-white i.
siyah kurşun black lead i.
siyah tepe black peak i.
siyah-beyaz görüntü black-and-white image i.
siyah-beyaz ekran monochrome display i.
siyah laka black japan i.
siyah boru kaynakçısı carbon steel pipe welder i.
siyah yağlar black oils i.
siyah cisim black body i.
siyah kehribar black amber i.
siyah hazneli termometre black bulb thermometer i.
siyahtan daha siyah bölge blacker-than-black zone i.
siyah su bazlı çini mürekkebi water-based india ink i.
siyah amber black amber i.
siyah sac black sheet i.
siyah fener dark lantern i.
siyah-beyaz cctv kameraları black and white cctv cameras i.
siyah laletaşı black spinel i.
siyah antimuan sülfür black antimony sulphide i.
siyah ekran black screen i.
siyah-beyaz televizyon black-and-white television i.
siyah kot ground elevation i.
siyah seviyesi genliği blanking level i.
siyah boya black dye i.
siyah-beyaz yayın monochrome transmission i.
siyah sac steel plate i.
tek banyolu siyah one-dip aniline black i.
toz siyah boya black lamp i.
tek banyolu siyah one-bath black i.
siyah yuvarlak yöneltmesiz mikrofon eight ball i.
siyah bir tür vernik berlin black i.
petrol ve asfalt arasında meydana gelen, yapışkan siyah bir madde malthite i.
siyah sac black latten i.
siyah pigment black pigment i.
siyah cila black wash i.
siyah ayakkabı cilası blackening i.
bir dereceye kadar siyah darkish s.
siyah kehribara benzeyen jetty s.
siyah bir oksit katmanıyla kaplı black s.
Computer
beyaz dolgulu siyah black with white fill i.
beyaz üstüne siyah black on white i.
beyaz üzerine siyah black on white i.
foto siyah photo black i.
gri ton dolgulu siyah black with grayscale fill i.
iki sayfalık siyah beyaz ekran two page monochrome monitor i.
kesin siyah ve beyaz solid black and white i.
mavi ve siyah blue and black i.
siyah zemin fiyat teklifi refined quote i.
siyah beyaz asetatlar black and white overheads i.
siyah ve beyaz black and white i.
siyah beyaz gri ölçek b w grayscale i.
siyah zemin iadesi refined refund i.
siyah zeminli katalog refined catalog i.
siyah beyaz black white i.
siyah beyaz black and white i.
siyah ok black arrow i.
siyah örgü black thatch i.
siyah-beyaz black-and-white i.
siyah düzeyi black level i.
siyah metin black text i.
siyah/fotoğraf black/photo i.
siyah-beyaz ekran black and white display i.
siyah harfler boldface i.
siyah beyaz çizim bw drawing i.
siyah zemin faturası refined invoice i.
siyah ve beyaz black white i.
siyah zemin refined i.
siyah eğri black curve i.
siyah ref black ref i.
yasal siyah çizgi legal blackline i.
siyah (harf) boldfaced s.
siyah/renkli black/color s.
siyah (harf) bold s.
(görüntü) siyah-beyaz bilevel s.
siyah beyaz otomatik b w automatic expr.
salt siyah black only expr.
siyah ve renkli black and color expr.
siyah beyaz'a sıkıştır compress to black and white expr.
palmiyeler siyah palms black expr.
siyah beyaz yazdır print in black and white expr.
siyah beyaz gösterme b w don't show expr.
siyah ve gri black and gray expr.
siyah üzerine beyaz white on black expr.
siyah üstüne beyaz white on black expr.
sadece siyah beyaz yazdır print in black and white only expr.
siyah slaytla bitir end with black slide expr.
siyah kartuş boş black cartridge empty expr.
yalnızca siyah ve beyaz pure black and white expr.
yüksek karşıtlık siyah high contrast black expr.
yıldızlar siyah stars black expr.
siyah bşv black ref kısalt.
siyah beyaz b w kısalt.
Informatics
siyah-beyaz ekran monochrome display i.
Telecom
kırmızı/siyah kavram red/black concept i.
referans siyah seviye reference black level i.
siyah renk patlaması black burst i.
siyah-beyaz panchromatic s.
Mechanic
siyah temper döküm blackheart malleable cast iron i.
Television
beyazdan sonra siyah black after white i.
bir resimde en beyaz yer ile en siyah yer arasındaki ışık şiddeti oranı contrast i.
siyah doruğu peak black i.
siyah beyaz televizyon black and white television i.
siyah düzeyi black level i.
siyah seviyesi genliği blanking level i.
siyah ekran black screen i.
siyah altı infrablack i.
siyah beyaz ve renkli televizyon işaretinin iletimi ölçümleri measurements for monochrome and colour television transmission i.
siyah beyaz görüntü black and white image i.
siyah beyaz ve renkli televizyon işaretinin iletimi monochrome and colour television transmission i.
siyah tepe black peak i.
siyah beyaz film black and white film i.
siyah beyaz televizyon tüpü black and white television tube i.
siyah-beyaz film black-and-white film i.
siyah-beyaz televizyon tüpü black-and-white television tube i.
siyah seviyesi black level i.
Textile
karagül koyununun yeni doğmuş kuzularından elde edilen siyah kıvrımlı kürk caracul i.
siyah zemin üzerine ince beyaz çizgi desenli giysi chalkstripe i.
kiri göstermeyen siyah tişört thousand-miler i.
eşini kaybetmiş bir kadının yas belirtisi olarak giydiği siyah elbise weeds i.
eşini kaybetmiş bir kadının yas belirtisi olarak giydiği siyah elbise widow's weeds i.
genelde siyah beyaz kontrastın hakim olduğu, üzerinde tavuk ayağını andıran şekillerden oluşan dokuma kumaş pied de poule i.
genellikle siyah desensiz ipekten imal edilen, din adamları ve kadınların giydiği bir elbise kumaşı armozeen i.
genellikle siyah desensiz ipekten imal edilen, din adamları ve kadınların giydiği bir elbise kumaşı armozine i.
genellikle siyah veya gri renkli bir kürk çeşidi astrachan i.
genellikle siyah veya gri renkli bir kürk çeşidi astrakhan i.
beyazla karışık siyah yünden evde dokunmuş şayak giysi kelt i.
önü kısa bele kadar gelen siyah kısa ceket eton jacket i.
beyaz zemin üstüne siyah iplikle işlenen nakış blackwork i.
küçük siyah elbise lbd (little black dress) i.
Construction
siyah renkli kireç badana blackwash i.
siyah renkli kireç badana black wash i.
Woodworking
çeşitli siyah ağaçların çok koyu renkteki odunu blackwood i.
Dyeing
bazı kömürleşmiş maddelerden oluşan siyah pigment charcoal blacks i.
siyah veya beyaz gibi akromatik renk noncolour i.
siyah veya beyaz gibi akromatik renk noncolor i.
siyah pigment olarak kullanılan karbonize kemik kömürü içeren siyah renkli madde animal black i.
siyah pigment olarak kullanılan karbonize kemik kömürü içeren siyah renkli madde bone char i.
siyah pigment olarak kullanılan karbonize kemik kömürü içeren siyah renkli madde bone black i.
siyah pigment olarak kullanılan karbonize kemik kömürü içeren siyah renkli madde animal charcoal i.
çok koyu kadifemsi siyah jess i.
yağ ile karıştırılınca hızla kuruyan siyah yoğun bir pigment magnase black i.
genellikle demir oksit ve siyah toz boya içeren çeşitli kahverengi pigmentler vandyke brown i.
mor ile renklendirilmiş siyah violet-black s.
Automotive
beyaz çerçeveli siyah bayrak black flag with white frame i.
çift çapraz beyaz çizgili siyah bayrak black flag with diagonal white stripes i.
iki dikey siyah çizgili yeşil bayrak greenflag with two vertical black stripes i.
kabartma siyah harfler raised black lettering i.
siyah bayrak black flag i.
siyah beyaz diyagonal bayrak black and white diagonal flag i.
siyah beyaz damalı bayrak black and white checkered flag i.
siyah duman black smoke i.
siyah ışık black light i.
siyah krom kaplama black chromium plating i.
siyah panel teknolojisi black panel technology i.
siyah ve beyaz bayrak black and white flag i.
turuncu daireli siyah bayrak black flag with orange circle i.
yağ ve su karışımı siyah çamurumsu artıklar sludge i.
Traffic
siyah kot ground elevation i.
siyah nokta black spot i.
Aeronautic
siyah kutu black box i.
siyah ışık black light i.
Marine
demir attığını belirtmek üzere geminin pruvasına çekilen siyah bir küre anchor ball i.
Petrol
siyah ürün manifoldu black oil manifold i.
Mining
irlanda'da özgü koyu gri ya da mavimsi siyah bir kireçtaşı calp i.
siyah-beyaz şeritli bir çeşit kalsedon chalcedonyx i.
sülfit olan koyu gri veya siyah renkli bir bakır cevheri redruthite i.
niyobyumun esas cevheri olan siyah, kırmızı-kahverengi veya renksiz bir mineral niobite i.
bakır yataklarında bulunan ve bakır oksitten oluşan siyah renkli bir mineral tenorite i.
volkanik siyah taşa ait trappous i.
volkanik siyah taş ile ilgili trappous i.
sarı-siyah cevherden oluşan karışım spec ore i.
siyah elmas bort i.
siyah demir black iron i.
siyah elmas black diamond i.
siyah elmas carbonado i.
yumuşak bir siyah pigment abaiser i.
siyah tanecikli bir korindon emery i.
soluk mavi ya da grimsi siyah renkte spinel zeylanite i.
soluk mavi ya da grimsi siyah renkte spinel ceylanite i.
soluk mavi ya da grimsi siyah renkte spinel ceylonite i.
soluk mavi ya da grimsi siyah renkte spinel pleonaste i.
soluk mavi ya da grimsi siyah renkte spinel candite i.
kömür damarının etrafındaki mavimsi siyah kil urry i.
mineralde oluşan siyah leke macle i.
genellikle alçak yerlerde oluşup manganez oksitleri içeren şekilsiz kahverengi veya siyah bir madde wad i.
genellikle alçak yerlerde oluşup manganez oksitleri içeren şekilsiz kahverengi veya siyah bir madde black ocher i.
koyu siyah hematit black diamond i.
volkanik siyah taş ile ilgili trappose s.
Medical
mavi-siyah renkli papüller blue-black solitary papillary structures i.
siyah akciğer hastalığı black lung disease i.
siyah dışkı black stool i.
siyah ishal black diarrhea i.
siyah renkli ishal black diarrhea i.
Psychology
siyah beyaz resimlere bakarak kişinin yarattığı hikayeden kişilik analizi yapılmasına imkan tanıyan bir test tekniği thematic apperception test i.
siyah renk korkusu melanophobia i.
siyah madde substantia nigra i.
Pathology
siyah piedra black piedra i.
(üzüm asması hastalığı) siyah kızamık black measles i.
kara pas hastalığında bitki sapı veya yapraklarında siyah spor kümelerinin görüldüğü aşama black rust i.
Pharmaceutics
özellikle siyah kaşu ağacından olmak üzere bazı tropik bitkilerden elde edilen, kanama durdurucu, suda çözünür reçineli bir madde catechu i.
özellikle siyah kaşu ağacından olmak üzere bazı tropik bitkilerden elde edilen, kanama durdurucu, suda çözünür reçineli bir madde cutch i.
(ilaç) siyah kutu uyarısı black-box warning i.
önemli yan etkileri ilaç kutularında siyah çerçeve içinde gösteren black box s.
Parasitology
meşe ve kızılcık ağaçlarında yaşayan siyah renkli yaprak biti oak blight (anoecia guerci) i.
siyah çürüklerle karakterize çeşitli bitki hastalıklarına verilen ad black canker i.
söğüt ağaçlarında görülen yaprakların kuruması, yeni filizlerin ölümü ve siyah çürüklerle karakterize bir mantar hastalığı willow blight i.
söğüt ağaçlarında görülen, yaprakların kuruması, yeni filizlerin ölümü ve siyah çürüklerle karakterize bir mantar hastalığı willow scab i.
erik, kiraz ve benzeri bitkilerin dallarında siyah, düğüm benzeri şişkinliklere neden olan apiosproina morbosa mantarı hastalığı black knot i.
erik, kiraz ve benzeri bitkilerin dallarında siyah, düğüm benzeri şişkinliklere neden olan dibotryon morbosum mantarı hastalığı black knot i.
erik, kiraz ve benzeri bitkilerin dallarında siyah yumrulara neden olan tahrip edici bir dibotryon morbosum mantarı hastalığı black knot i.
bektaşiüzümü dallarında siyah, düğüm benzeri şişkinliklere neden olan tahrip edici bir dibotryon ribesia mantarı hastalığı black knot i.
fındık ağacı kabuğunda siyah yumrulara neden olan bir mantar hastalığı black knot i.
siyah bacaklı kene black-legged tick i.
siyah bacaklı kene ixodes scapularis i.
siyah bacaklı kene ixodes pacificus i.
siyah bacaklı kene deer tick i.
batı siyah bacaklı kenesi western black-legged tick (ixodes pacificus) i.
Optics
siyah güneş gölgelenmeleri black sunburst i.
(siyah-beyaz) çizgiler grating i.
(siyah-beyaz) çizgi görme keskinliği grating acuity i.