marker - Türkçe İngilizce Sözlük

marker

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

marker — Definition

Anlamı ve Tanımı:
işaretleyici, kalem, gösterge
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmɑːrkər/ – BrE /ˈmɑːkə/)
Terim Türü:
İsim: marker (markers)
İşaret koymaya yarayan araç ya da ayırt edici göstergeyi tanımlayan sözcüktür. Mark köküne -er ekiyle oluşmuştur. Eğitim, tıp ve spor anlatılarında belirleyici unsur anlamında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
indicator, sign
Zıt Anlamlılar:
eraser

"marker" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
marker i. işaret
A marker is put where the crime took place.
Suçun işlendiği yere bir işaret konur.

More Sentences
marker i. işaretleyici
The development of marker vaccines might be one of the solutions.
İşaretleyici aşıların geliştirilmesi çözümlerden biri olabilir.

More Sentences
marker i. işaretleme kalemi
Genel
marker i. marker
Marker vaccines are very important here, as the rapporteur has clearly highlighted.
Raportörün de açıkça vurguladığı gibi marker aşıları burada çok önemlidir.

More Sentences
marker i. fosforlu kalem
I need three markers.
Üç tane fosforlu kaleme ihtiyacım var.

More Sentences
marker i. keçe kalem
The letter was signed with a black marker.
Mektup siyah keçe kalemle imzalanmıştı.

More Sentences
marker i. fosforlu kalem
I need three markers.
Üç tane fosforlu kaleme ihtiyacım var.

More Sentences
Medikal
marker i. gösterge
The figures are essential markers for success.
Rakamlar başarının temel göstergeleridir.

More Sentences
Star Wars
marker i. işaret
A marker is put where the crime took place.
Suçun işlendiği yere bir işaret konur.

More Sentences
Genel
marker i. markacı
marker i. keçeli kalem
marker i. damga
marker i. işaretçi
marker i. im
marker i. imleyici
marker i. imleç
marker i. belirteç
marker i. nişan
marker i. işaretleyen şey
marker i. kitap ayracı
marker i. okul veya koleje katılımların kaydını tutan kimse
marker i. sınıf başkanı
marker i. gözlemci öğrenci
marker i. öğretmenin yaptığı sınavları veya verdiği ödevleri notlayan kimse
marker i. kesilecek veya kesilmiş olup kütük haline getirilecek ağaçlar ile mevcut kütükleri tespit eden ağaç kesicisi
marker i. ayakkabıların deri kısımlarında yapıştırma yapılacak, ilik açılacak veya dikiş yapılacak yerleri işaretleyen işçi
marker i. kesilmeden önce giysi, ahşap ve metal gibi malzemelerin üzerine desen taslağı çizen işçi
marker i. kesilmeden önce giysi, ahşap ve metal gibi malzemelerin üzerine çizilen desen taslağı
marker i. sıralar halinde ekim yapabilmek için toprağı işaretlemek üzere kullanılan alet veya parça
marker i. tenis sahasının çizgilerini yapmaya yarayan bir düzenek
marker i. takip edilecek çizgileri işaretlemek için kullanılan çeşitli dikiş gereçleri
marker i. kumarda anımsatıcı olarak kullanılan bir işaret
marker i. tren sinyali
marker i. sinyal direğine yerleştirilmiş işaret ışığı
marker i. siyah koyun
marker i. hemen ayırt edilebilen koyun
marker i. çeşitli müsabakalarda skoru tutan kimse
marker i. skor
marker i. paintball'da kapsül atan tüfek
marker f. fosforlu kalem kullanarak bir şeyi işaretlemek veya bir şeyin üzerine yazmak
marker N. kalem
Konuşma Dili
marker i. kişisel borç senedi
marker i. borç senedi
Ticaret/Ekonomi
marker i. markacı
Teknik
marker i. uygun bir ana hattı seçen ve uzak mesafeli telefon konuşmaları için gerekli bağlantıları yapan santrale bağlı cihaz
marker i. işaret sinyali
marker i. telsiz işaret farı
marker i. uçağın kendi konumunu belirlemek için kullandığı, menzili sınırlı küçük verici
Medikal
marker i. markör
marker i. tümör işaretleyicisi
Zooloji
marker i. egemen olunan bölgeyi işaretleyen koku
Sosyal Bilimler
marker i. tıbbi veya psikolojik bir bozukluğun varlığını veya bu bozukluğa yatkınlığın olduğunu gösteren bir özellik, durum, gen veya madde
Dilbilim
marker i. belirtici
marker i. değerlendirici
marker i. notlandırıcı
Jeoloji
marker i. kolaylıkla ayırt edilebilen jeolojik oluşum
marker i. kuyu açmada rehber işlevi gören jeolojik oluşum
Askeri
marker i. belirli bir hedefe yönelik ani saldırı veya hedefi engelleyici deniz harekatı yapabilen donanma birimi
Spor
marker i. maçta karşı tarafın topa hakim olmaması için defans yapan kimse
marker i. maçın kaydını tutan kimse
marker i. puanları kaydeden kimse
marker i. atış taliminde atışları kaydeden kimse
marker i. (rakip takımın oyuncusuna karşı) defans yapan oyuncu
marker i. saha sporlarında oyun dışı topları, kural dışı atışları izleyip gerçekleşip gerçekleşmediklerine karar veren görevli
Argo
marker i. yazılı ve imzalı taahhüt içeren belge

"marker" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
marker marker i.
Marker vaccines are very important here, as the rapporteur has clearly highlighted.
Raportörün de açıkça vurguladığı gibi marker aşıları burada çok önemlidir.

More Sentences

"marker" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
magic marker i. keçeli kalem
historical marker i. tarihsel bir dönüm noktasının simgesi
national marker analysis i. ulusal marker analizi
marker pulse i. marker darbesi
boundary marker i. sınır işareti
column marker i. sütun imi
back-marker i. yarışta geride kalan yarışmacı
board marker i. tahta kalemi
felt marker i. keçeli kalem
colored marker i. renkli markör
coloured marker i. renkli markör
discourse marker i. söylem belirleyici
discourse marker i. söylem belirleyicisi
discourse marker i. söylem işaretçisi
marker pen i. keçeli kalem
chalk marker i. sıvı tebeşir
grave marker i. mezar taşı
Deyim
lay down the marker f. öncülük etmek
lay down the marker f. yolunu açmak
lay down the marker f. habercisi olmak
lay down the marker f. örnek teşkil etmek
put down a marker f. kendini belli etmek
put down a marker f. gelecekte yapacaklarının sinyalini vermek
put down a marker f. kendini göstermek
call in (one's) marker f. (birinden) ödeme iadesi talep etmek
call in (one's) marker f. (birinden) geri ödeme talep etmek
Hukuk
evidence marker i. delil numarası
evidence marker i. delil işareti
Teknik
marker antenna i. marker anteni
marker pulses i. marker darbeleri
position marker i. pozisyon işaretçisi
side marker lights i. gabari lambası
marker post i. işaret dikmesi
level marker i. seviye işaretleyicisi
speed marker i. hız işaretleyicisi
side marker lights i. yan sinyal lambası
position marker i. pozisyon lambası
illuminated convoy marker i. ışıklı konvoy işaretleyicisi
end of tape marker i. bandın sonu işareti
tab marker i. sekme imleyici
file marker i. dosya işareti
group marker i. grup işareti
coloured marker pen i. renkli işaret kalemi
marker lamp i. park lambası
index marker i. dizin işareti
file marker i. kütük işareti
end-of-tape marker i. şerit sonu işareti
intermediate marker i. yardımcı işaret
laser target marker i. lazer işaretleyici
marker assisted s. marköre dayalı
Bilgisayar
table cell marker i. tablo hücre imi
tab marker i. tab imleyici
tab stop marker i. sekme durağı imi
tab marker i. tab işaretleyicisi
tab marker i. tab işretleyicisi
column marker i. sütun imi
column marker i. dikeç imi
end of field marker i. alan sonu işareti
end marker i. bitiş işareti
indentation marker i. satırbaşı işartleyicisi
left margin marker i. sol kenar boşluk imi
left indent marker i. soldan girinti imi
left margin marker i. sol kenar boşluğu imi
left margin marker i. sol marj işaretleyicisi
indentation marker i. satırbaşı işaretleyicisi
indent marker i. girinti imi
margin marker i. kenar boşluğu imi
margin marker i. marj işaretleyicisi
next marker i. sonraki işaretçi
previous marker i. önceki işaretçi
group marker i. grup işareti
file marker i. dosya işareti
file marker i. kütük işareti
index marker i. dizin işareti
data marker i. veri işaretleyici
home marker i. ev ikonu
home marker i. ev işareti
home marker i. ev simgesi
delete marker expr. işaretçiyi sil
Bilişim
end-of-tape marker i. şerit sonu imi
column marker i. dikeç imi
tab marker i. tab imleyici
Telekom
dial tone marker i. çevir sesi markörü
Elektrik
marker antenna i. marker anteni
marker pulses i. marker darbeleri
Radyo
z marker beacon i. emisyonları dikey koni şeklinde yayılan bir tür radyo vericisi
fan marker beacon i. radyo sinyal vericisi
fan marker beacon i. radyo parıldağı
Tekstil
dalo marker i. tekstil endüstrisinde kullanılan bir işaretleme kalemi markası
skirt marker i. etek boyu ölçer
İnşaat
column marker i. kolon imi
Otomotiv
side marker lamp i. yan işaret lambası
side marker lamp i. yan tampon lambası
roof marker lamps/reflectors i. tavan işaret lambaları/reflektörleri
side-marker lamp i. yan işaret lambası
end-outline marker lamps i. uç hat lambaları
countdown marker i. mesafe işareti
side marker light i. yan park lambası
roadside marker post i. yol kenar dikmesi
raised pavement marker i. kabartma yol işareti
marker lamp i. park lambası
marker lamp i. tepe lambası
projection marker i. uzun geniş yük işareti
spark plug cable marker i. buji kablo işaretleyicisi
Trafik
mile marker i. yol üzerinde kilometreyi gösteren direk
marker post i. kenar dikmesi
Havacılık
inner marker beacon i. iç marker radyofarı
fan marker beacon i. fan tipi far
inner marker i. iç marker
en route marker beacon i. rota işaret farı
outer marker i. diş marker
middle marker i. orta marker
azimuth marker i. azimut markalayıcısı
en route marker beacon i. mesafe işaret farı
middle marker i. orta işaretçi
outer marker i. dış marker
sky marker i. paraşütlü aydınlatma fişeği
Denizcilik
surface marker buoy i. dalgıcın orada olduğunu belirtmek üzere suyun üstüne bırakılan ve halatla bir yere bağlanan küçük şa
marker and cell method i. işaretleme ve hücre yöntemi
surface marker buoy i. işaret şamandırası
simplified marker-and-cell method i. basitleştirilmiş işaretleme ve hücre yöntemi
marker vessel i. kontrol noktası gemisi
marker ship i. kontrol noktası gemisi
Medikal
radio opaque marker i. radyoopak işaret
radio-opaque marker i. radyoopak işaret
molecular marker i. moleküler markör
molecular marker i. moleküler belirleyici
tumor marker i. tümör belirteci
tumor-associated marker i. tümör ilişkili belirteç
clinical marker i. klinik belirteç
inflammatory marker i. inflamatuvar belirteç
tumour marker i. tümör belirteci
angiogenesis marker i. anjiyogenez belirteci
immunological marker i. immünolojik belirteç
biological marker i. biyolojik belirleyici
cardiac marker i. kardiyak belirteç
intraperitoneal volume marker i. intraperitoneal hacim belirteci
volume marker i. hacim belirteci
medical marker i. cerrahi operasyon sırasında kesilerin yapılacağı yerleri işaretlemek için kullanılan tükenmez kalem veya mürekkep benzeri bir madde
medical marker i. tıbbi veya psikolojik bir bozukluğun veya bu bozukluğa olan yatkınlığın varlığını gösteren özellik veya hal
Psikoloji
triple marker i. üçlü tarama
İstatistik
marker variable i. işaret edici değişken
Biyoloji
biological marker i. biyolojik işaret
biological marker of exposure i. biyolojik işaret takibi
phylogenetic marker i. filogenetik belirteç
uniparental marker i. tek soydan gelen markör
genetic marker i. genetik işaretleyici
Ormancılık
tree marker i. kereste işaretleyici
tree marker i. kereste çizici
tree marker i. kereste işaretleme bıçağı