kara - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

kara



"kara" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Religious
kara i. sih inancında tanrı ile bir olma anlamını taşıyan çelik bilezik

"kara" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kara earth i.
kara land i.
kara black s.
General
kara ground i.
kara territory i.
kara terrafirma i.
kara shore i.
kara shame i.
kara stain i.
kara smut i.
kara dishonour i.
kara land i.
kara ivory-black i.
kara terra-firma i.
kara mainland i.
kara dishonor i.
kara solid earth i.
kara eard [scottish] i.
kara territorial s.
kara gloomy s.
kara overland s.
kara dark s.
kara tenebrous s.
kara terrestrial s.
kara bleak s.
kara sable s.
kara bad s.
kara sooty s.
kara ominous s.
kara adust s.
Law
kara land i.
Technical
kara ebon s.
Geography
kara whenua [new zealand] i.
Archaic
kara marl i.
Slang
kara the mark of cain i.

"kara" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kara lahana black cabbage i.
General
kara çalmak calumniate f.
kara çalmak slander f.
kara çalmak denigrate f.
kara olmak smudge f.
kara kara düşünmek brood f.
kara mantarla siyahlaştırmak cork f.
kara çalmak defame f.
ayaklarına kara su inmek kick one's heels waiting for somebody f.
kara kara düşünmek brood on something f.
kara kara düşünmek brood over something f.
kara çalmak blacken f.
kara listeye almak blacklist f.
kara çalmak smut f.
kara borsada satılmak be sold on the black market f.
kara borsaya düşmek be available on the black market f.
kara borsaya düşmek be on the black market f.
kara borsada satmak sell on the black market f.
kara geçmek move into profit f.
yüzünü kara çıkarmak disappoint f.
yüzünü kara çıkarmak embarrass somebody f.
yüzünü kara çıkarmak confound f.
yüzünü kara çıkarmak let down f.
kara geçmek return to profitability f.
kara para aklamak launder the money f.
kara çalmak throw mud at f.
kara tavlamak black-anneal f.
-e kara çalmak slander f.
üstünü örtmek (kara parçası için) top-dress f.
kara sevdaya tutulmak be infatuated with f.
baştan kara gitmek head for disaster f.
kara çıkartmamak do someone proud f.
kara listeye almak blacklist someone f.
kara/toprak ile eşit düzeyde akmak flow along f.
gözü kara biri olmak have an intrepid spirit f.
kara para aklamak launder money f.
kara listeye alınmak be blacklisted f.
kara ile çevirmek landlock f.
yüzünü kara çıkartmamak not let down f.
yüzünü kara çıkarmamak not disappoint f.
yüzünü kara çıkartmamak not disappoint f.
yüzünü kara çıkarmamak not let down f.
kara deseni ile bezemek check f.
kara etrafındaki görüşü kısıtlamak shut in the land f.
kara para aklamak launder f.
(liman veya kanal) kara ile çevirmek landlock f.
(liman veya kanal) neredeyse kara ile çevirmek landlock f.
kara kış the dead of winter i.
denize uzanan kara parçası spit i.
kara toprak terra firma i.
kara baykuş tawny owl i.
kara veya denizden giden posta surface mail i.
kara kullanım flank i.
kara toprak chernozem i.
kara ölçüsü land measure i.
kara kehribar gibi parlak siyah jet black i.
kara korsanı land rover i.
kara rüzgarı land wind i.
kara hindiba dandelion i.
kara sinekkapan pied flycatcher i.
kara kaplumbağası tortoise i.
her türden kara taşıtının hızlı yolculuğu için tasarlanmış kara yolu motorway i.
özellikle büyük kara parçaları üzerinde bir eksen oluşturan dağ sırası cordillera i.
bir su kütlesine uzantı yapan kara parçası spit i.
kara çalma defamation i.
kara yarıküresi land hemisphere i.
kara leş kargası carrion crow i.
kara leke blotch i.
kişinin kara batmadan yürümesini sağlayan bir ayakkabı veya ayakkabıya iliştirilen bir düzenek snowshoe i.
büyük kara parçası landmass i.
kıtadan daha küçük, geniş kara parçası subcontinent i.
kara kafes otu comfrey i.
iki kara parçasını birbirine bağlayan ve deniz kabardığında suyla kaplanan beton yol causeway i.
kara mayını land mine i.
kara yolculuğu ground travel i.
kara talih misfortune i.
kara karınlı kumkuşu dunlin i.
kara başlı yalı bülbülü blackcap i.
kara leke black eye i.
kara çaylak black kite i.
vadi gibi çukurluk bir alan üzerinden kara veya demiryolunu geçiren ayaklı köprü viaduct i.
kara yazgı black destiny i.
kara genişlemesi territorial expansion i.
kara sumru black tern i.
kara kuşak black belt i.
kara iklimi continental climate i.
bağlı adaları hariç olmak üzere kesintisiz büyük kara parçası mainland i.
kara kedi black cat i.
avustralya kara yılanı australian blacksnake i.
kara leylek black stork i.
kara kızılkuyruk black redstart i.
ana kara mainland i.
kara listedekilerin kayıtlı olduğu defter black book i.
yumurtalarını ete bırakan kara sinek flesh fly i.
kara kütlesi land mass i.
kara turba black peat i.
kara leke smutch i.
kara cahil ignoramus i.
kara sağan (kuş) swift i.
kara buğday buckwheat i.
kara veba black plague i.
kara oluşumu safhası continental phase i.
büyük kara parçası land mass i.
kara uçağı land plane i.
kara taşımacılığı road transport i.
kara kara düşünme pensiveness i.
kara çalma slander i.
kara meşe black oak i.
kıtalardan küçük kara parçası subcontinent i.
kara başlı dikkuyruk ruddy duck i.
kara koyun black sheep i.
kara çalı black thorn i.
kara gün dostu a friend in need i.
kara başlı ötleğen blackcap i.
kıta gibi tek parçadan oluşan kara parçası land mass i.
kara para black money i.
kara kuvvetleri land forces i.
kara kara düşünen kimse brooder i.
kara para dirty money i.
kara kuvvetleri ground forces i.
kara parçası piece of land i.
kara kuğu black swan i.
kara parçası land i.
kara meltemi land breeze i.
kara tahta board i.
kara ve deniz meltemi land and sea breeze i.
kara gövde black body i.
kara pazı orache i.
kara görümü landfall i.
kara sakız pitch i.
kara gagalı sumru sandwich tern i.
kara kurbağa toadfrog i.
kara cahil twat i.
kara nokta black spot i.
kara kıta the dark continent i.
kara adamı landlubber i.
amerikan kara çamı american larch i.
kara leke blot i.
kara yılan mountain black snake i.
kara çalma calumny i.
kara taşımacılığı land transport i.
kara kayın black birch i.
kara tahta blackboard i.
kara sevdalı olma atrabiliousness i.
kara çalma aspersion i.
kara cahillik illiterateness i.
kara haber knell i.
kara harekatı ground war i.
kara talih tragic destiny i.
kara ordusu army i.
kara yeli land breeze i.
kara karga raven i.
kara nebula dark nebula i.
kara kurbağa toad i.
iskoçça'da denize çıkıntı yapan kara burnu anlamında sözcük mull i.
kara saldırısı ground attack i.
kara ağaçkakan black woodpecker i.
kara liste stop list i.
kara çalma slandering i.
kara çarşaf chador i.
kara mizah black humour i.
kara büyü yapma jinxing i.
kara kutu flight recorder i.
kara pazı orach i.
kara haber black news i.
kara sırtlı kuyrukkakan mourning wheatear i.
kara huş black birch i.
kara parçası mainland i.
kara savaşı ground war i.
kara ördek common scoter i.
kara liste blacklist i.
çok sayıda yolcu taşıyan ve uzun yolculuklarla turlarda kullanılan motorlu, büyük kara taşıtı coach i.
kara leke disgrace i.
kara kitap black book i.
kara ayı black bear i.
baldırı kara maidenhair fern i.
kara cahil illiterate person i.
kara gün dostu true friend i.
kara tavuk blackbird i.
bir su kütlesine uzanan sivri kara parçası cape i.
kara sahanlığı continental shelf i.
kara kızılbacak spotted redshank i.
kara kartal tawny eagle i.
kara kurbağası toad i.
kara havuzu earth pond i.
kara sisi land fog i.
kara ile çevrili liman basin i.
kutuplarda bulunan donmuş kara parçaları permafrost i.
kara mili land mile i.
kara çam larch i.
ileri doğru uzanan dar kara parçası panhandle i.
kara paranın aklanması money laundering i.
kara ayaklı martı kittiwake i.
kara liste black list i.
kara yolculuğu land journey i.
kara para illicit money i.
kara delik black hole i.
kara kalem çizim pencil drawing i.
kara delikler black holes i.
kara suları territorial waters i.
kara sevda blind love i.
kara taşıtı land vehicle i.
kara haber bad news i.
kara haber dark news i.
kara liste hit list i.
kara ırk black race i.
kara büyü black magic i.
kara leke black mark i.
kara suları inland waters i.
kara kulaklı kuyrukkakan black-eared wheatear i.
kara gün dostu a foul-weather friend i.
kara boyunlu batağan black-necked grebe i.
kara başlı çinte black-headed bunting i.
batı afrika kıyılarında aralık-şubat aylarında esen kuru kara rüzgarı harmattan i.
kara sırtlı martı lesser black-backed gull i.
kara gün dostu foul-weather friend i.
sel nedeniyle kara veya demiryolunda meydana gelen çöküntü wash-out i.
yeryüzünün kara kısmı terra-firma i.
kara iskete red-fronted serin i.
kara gömlekli blackshirt i.
kara kalem charcoal i.
kara köpek coon i.
ingiltere'de tekerlekli, motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı car i.
kamusal kara gezgin ağı public land mobile network i.
kara cahillik utter ignorance i.
kara çalma scandal i.
kara nakil vasıtası land transport vehicle i.
kara nakil aracı land transport vehicle i.
kara sahası territorial field i.
kara nakil aracı land freight vehicle i.
kara nakil aracı road freight vehicle i.
kara nakil aracı road transport vehicle i.
kara nakil vasıtası road freight vehicle i.
kara nakil vasıtası road transport vehicle i.
kara nakil vasıtası land freight vehicle i.
kara şövalye dark knight i.
kara ulaşımı land transport i.
yurt içi deniz ve kara taşımacılığı inland surface transport i.
kara yolu road i.
motorlu kara taşıtları motor land vehicles i.
kara hayvanları land animals i.
kara böcek black bug i.
kara çalma blackwash i.
kara şeytan dark evil i.
kara büyü kitabı grimoire i.
kara büyü dark magic i.
kara lahana collard greens i.
kara tablolar black painting i.
kara cahillik abysmal ignorance i.
kara istilası land invasion i.
kara cumartesi black saturday i.
kara sınırı land border i.
kara mizah dark comedy i.
kara mizah black comedy i.
kara cuma black friday i.
kara şövalye black knight i.
deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker common soldier i.
deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker private i.
deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker enlisted man i.
deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker buck private i.
kara üzüm black grape i.
kara (yeryüzü) solid earth i.
kara sevda infatuation i.
kara çalma calumniation i.
kara alınlı örümcekkuşu lesser grey shrike i.
afrika'da avcıların kara yolculuğu campaign i.
kara cahil kişi agrammatist i.
havadan görülen deniz veya kara manzarası airscape i.
kara büyücü dark wizard i.
kara yolu seyahati road trip i.
kara yolu yolculuğu road trip i.
kara büyücü bakor i.
alında kara leke bar sinister i.
kara büyü yapma voudouism i.
kara büyü kitabı black books i.
kara büyücü black magician i.
kara büyücü black witch i.
kara listeci blacklister i.
kara listeye alan kimse blacklister i.
kara büyü witchcraft i.
kara sevda lovesickness i.
kara büyü yapan bir vudu rahibi boko i.
bahtı kara unlucky s.
kara kehribar gibi siyah jet s.
kara sevdalı atrabilious s.
kara cahil utterly ignorant s.
kara ile çevrili landlocked s.
gözü kara fearless s.
kara kara düşünen broody s.
gözü kara overbold s.
gözü kara foolhardy s.
kara cahil illiterate s.
gözü kara unflinching s.
kara sevdalı lovesick s.
kara ile kuşatılmış landlocked s.
kara cahil crassly ignorant s.
gözü kara reckless s.
gözü kara intrepid s.
kıyının kara tarafı onshore s.
bahtı kara ill-starred s.
kara bahtlı ill-starred s.
bahtı kara ill-fated s.
bahtı kara ill-omened s.
kara yolu ile yapılan overland s.
gözü kara rash s.
gözü kara daredevil s.
kuzguni kara jet-black s.
kara cahil benighted s.
kara çalan calumnious s.
kara büyü etkisinde cantrip s.
kara büyü etkisinde cantraip s.
gözü kara reccheles [obsolete] s.
gözü kara rechless s.
mürekkep gibi kara atramentous s.
(kara parçası) birleştirilmemiş unannexed s.
(kara parçası) dahil edilmemiş unannexed s.
(kara parçası) ilhak edilmemiş unannexed s.
gözü kara unblenching s.
gözü kara undaunted s.
kara ile kuşatılmış landlocked s.
gözü kara madbrain [obsolete] s.
gözü kara mad–brained s.
kara ciğerinden hasta liverish s.
kara gözlü black-eyed s.
kara başlı blackhead s.
kara ile çevrili olan midland s.
neredeyse kara ile çevrili olan midland s.
bir kara adamı olarak landlubberly zf.
kara gün için for a rainy day zf.
kara kara düşünerek broodily zf.
kara kışta in the deep of winter zf.
kara kara düşünerek broodingly zf.
gözü kara bir şekilde foolhardily zf.
kara yolu ile by land zf.
kara yönünde landwards zf.
gözü kara bir şekilde unflinchingly zf.
kara listede on the black list zf.
kara çalarak calumniously zf.
kara çalarak slanderously zf.
gözü kara biçimde recklessly zf.
(gemi, kara) görünen yönünde where away zf.
kara göründü land ahoy ünl.
kara büyü kitabı grimoires
Phrasals
(biri/bir şey hakkında) kara kara düşünmek brood about (someone or something) f.
(biri/bir şey hakkında) kara kara düşünmek brood about someone or something f.
(biri/bir şey hakkında) kara kara düşünmek brood on someone or something f.
(biri/bir şey hakkında) kara kara düşünmek brood over someone or something f.
kara kara düşünmek brood about (someone or something) f.
kara kara düşünmek brood about someone or something f.
kara kara düşünmek brood on someone or something f.
kara kara düşünmek brood over someone or something f.
kara yoluyla yola çıkmak wheel off f.
(birine/bir şeye) kara çalmak blow upon (someone or something) [obsolete] f.
(birine/bir şeye) kara çalmak blow on (someone or something) [obsolete] f.
Phrases
kazan kazana kara demiş beam in (one's) eye expr.
kara kışta in the depth of winter expr.
Proverb
tencere dibin kara seninki benden kara the pot calls the kettle black
kara haber tez duyulur bad news travels fast
iyi dost kara günde belli olur a friend in need is a friend indeed
ak akçe kara gün içindir save up something for a rainy day
ak akçe kara gün içindir one must put by for a rainy day
ak akçe kara gün içindir save for a rainy day
tencere dibin kara seninki benden kara the pot calling the kettle black
tencere dibin kara seninki benden kara it takes one to know one
ne karanlıkta yat ne kara düş gör foresight is better than hindsight
ak akçe kara gün içindir keep something for a rainy day
dost kara günde belli olur a friend in need is a friend indeed
gerçek dost kara günde belli olur a friend in need is a friend indeed
isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara a dumb priest never got a parish
ak akçe kara gün içindir early money is like yeast
dost kara günde belli olur a false friend and a shadow stay only while the sun shines
iyi gün dostu kara günde yok olur a false friend and a shadow stay only while the sun shines
Colloquial
ayaklarına kara sular inmek be worn to a frazzle f.
aralarına kara kedi girmek be at loggerheads f.
aralarında kara kedi olmak be at loggerheads f.
bahtı kara olmak be down on one’s luck f.
kara listeye alma bozo filter i.
kara gün a black day i.
kara büyü black art i.
kara haber job's news i.
kara leke black wash i.
ne bu kara kara düşündüğün? what's biting (someone)? expr.
kara kaplı kitaba göre according to the book expr.
kara kaplı kitaba göre by the book expr.
vay benim kara bahtım just my luck expr.
tencere dibin kara seninki benden kara hello pot, meet kettle expr.
tencere dibin kara seninki benden kara pot, meet kettle expr.
akla kara değil not all black and white expr.
Idioms
kara çalmak give (someone or something) a black eye f.
kara çalmak paint (one) black f.
kara çalmak paint black f.
kara çalmak point the bone at (someone or something) f.
bir konuda kara cahil/kör cahil/zırcahil olmak not be able to tell one end (of something) from the other f.
bir konuda kara cahil/kör cahil/zırcahil olmak not know one end (of something) from another f.
kara bulutları dağıtmak clear the atmosphere f.
(bir şeyin ya da birinin) üzerinde kara bulutlar dolaşmak a cloud hangs over (someone or something) f.
yüzünü kara çıkarmamak come up with (or deliver or produce) the goods f.
gözü kara davranışlarda bulunmak fling (one's) cap over the windmill f.
gözü kara davranışlarda bulunmak fling your cap over the windmills f.
gözü kara davranışlarda bulunmak throw your cap over the windmills f.
gözü kara davranışlarda bulunmak fling your cap over the windmill f.
gözü kara davranışlarda bulunmak throw your cap over the windmill f.
gözü kara davranışlarda bulunmak fling (one's) hat over the windmill f.
gözü kara davranışlarda bulunmak fling (one's) cap over the windmill f.
gözü kara davranışlarda bulunmak fling (one's) bonnet over the windmill f.
gözü kara davranışlarda bulunmak throw (one's) hat over the windmill f.
gözü kara davranışlarda bulunmak throw (one's) cap over the windmill f.
gözü kara davranışlarda bulunmak throw (one's)bonnet over the windmill f.
kara geçmek be above water f.
alnına kara sürmek soil one's hands f.
aralarına kara kedi girmiş olmak be estranged from f.
aralarına kara kedi sokmak put the cat among the pigeons f.
aralarına kara kedi sokmak set people by the ears f.
aralarına kara kedi sokmak set the cat among the pigeons f.
ayaklarına kara sular inmek walk someone's feet off f.
ayaklarına kara sular inmek be worn to the bone f.
birinin kara listesinde olmak be in someone's black book f.
bahtı kara olmak be out of luck f.
birini kara listeye almak put someone in one's black books f.
kara sevdaya düşmek be head over heels in love f.
kara kara düşüncelere dalmış olmak be in a brown study f.
kara kara düşünmek brood on f.
kara sevdaya düşmek fall over heels in love f.
kara listeye alınmak be in someone's black books f.
kara listeye alınmak be in someone's bad books f.
kara sevdaya düşmek have a case on f.
gözü kara dövüşmek fight like a lion f.
gözü kara hareket etmek throw discretion to the wind f.
gözü kara hareket etmek throw discretion to the winds f.
(birinin) kara listesine girmek/alınmak get into (someone's) bad books f.
birine kara çalmak cast aspersions on someone f.
(birinin) kara listesinde olmak be in (one's) black books f.
kara leke a black mark (against somebody) i.
kara leke a black spot i.
üzerinde kara bulutlar olma a cloud hangs over (someone or something) i.
üzerinde kara bulutlar dolaşma a cloud hangs over (someone or something) i.
kara göz black eye i.
kara leke a black mark beside (one's) name i.
küçük kara kitap little black book i.
küçük kara kitap little black book i.
kara kutu black box i.
kara kutu black box i.
kara kutu a black box i.
kara kutu a black box i.
kara talih bad break i.
kara çalma/sürme bogus beef i.
kara çalma/sürme bum beef i.
adındaki kara leke black mark beside someone's name i.
bahtı kara an albatross round someone's neck i.
bahtı kara the albatross round someone's neck i.
bahtı kara the albatross round about someone's neck i.
bahtı kara an albatross round about someone's neck i.
gözü kara as bold as brass i.
kara gün akçesi rainy day fund i.
kara liste black list i.
kara mizah gallows humour i.
kara gün rainy day i.
kara mizah gallows humor i.
kara sevda bad romance i.
kara liste a hit list i.
kara gün dostu a friend in need i.
kara gün black day i.
kara para filthy lucre i.
kara borsa black market i.
kara gün parası rainy day fund i.
kara günler dark days i.
kara talih hard cheese i.
kara gün a rainy day i.
on parmağında on kara maligner i.
on parmağında on kara slanderer i.
on parmağında on kara detractor i.
ufuktaki kara bulutlar dark clouds on the horizon i.
ufuktaki kara bulut a cloud on the horizon i.
kara cuma ve siber pazartesi gibi insanları tüketime teşvik eden günlere tepki olarak ortaya çıkmış bir yardım günü giving tuesday i.
(birinin) kara günü a black day (for somebody) i.
(biri) için zor/kara bir gün a black day (for somebody) i.
kara bir leke a black mark i.
(birinin) üzerinde kara bir leke a black mark against (one) i.
birinin üzerinde kara bir leke a black mark against someone i.
kara leke a black mark against someone i.
birinin/bir şeyin üzerinde kara bulutlar dolaşmak a cloud hangs over somebody/something i.
birinin/bir şeyin üzerinde kara bulutlar olmak a cloud hangs over somebody/something i.
ufuktaki kara bulut a (small) cloud on the horizon i.
kara gün dostu a friend in need (is a friend indeed) i.
kara koyun a/the black sheep i.
gözü kara as bold as beauchamp s.
kara listeye girmiş in (one's) bad graces s.
kara listeye girmiş in someone's bad graces s.
kara kış colder than the shady side of a banker's heart s.
kara geçmiş above water s.
ak ve kara kadar açık as clear as black and white zf.
kara koyun ilan edildi the knives are out (for somebody) expr.
dost kara günde belli olur friend in need is friend indeed expr.
dost kara günde belli olur a friend in need a friend indeed expr.
dost kara günde belli olur a friend in need is a friend indeed expr.
gerçek arkadaş kara günde belli olur a friend in need is a friend indeed expr.
iyi dost kara günde belli olur a friend in need a friend indeed expr.
kara gün için for a rainy day expr.
kömür gibi kara as black as coal expr.
tencere dibin kara seninki benden kara the pot calling the kettle black expr.