| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | blackbird i. | karatavuk | ||
|
The blackbird found a little red worm in the green grass. Karatavuk yeşil çimenlerde küçük kırmızı bir solucan buldu. More Sentences |
||||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | blackbird i. | karatavuk | ||
|
The blackbird found a little red worm in the green grass. Karatavuk yeşil çimenlerde küçük kırmızı bir solucan buldu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | blackbird i. | kara tavuk | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | blackbird i. | kara tavuk | ||
| Zooloji | blackbird i. | kara bakal | ||
| Tarih | ||||
| Tarih | blackbird i. | eskiden kaçırılıp avustralya'da köle olarak satılan kimse | ||
| Tarih | blackbird f. | kaçırıp köle olarak satmak | ||
| Kuşbilim | ||||
| Kuşbilim | blackbird i. | avrupa karatavuğu | ||
| Kuşbilim | blackbird i. | sarı gagalı karatavuk | ||
| Kuşbilim | blackbird i. | kızıl kanatlı karatavuk | ||
| Kuşbilim | blackbird i. | karga karakuş | ||
| Kuşbilim | blackbird i. | pas rengi karatavuk | ||