shore - Türkçe İngilizce Sözlük

shore

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

shore — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kıyı
Okunuş (IPA):
(AmE /ʃɔːr/ – BrE /ʃɔː/)
Terim Türü:
İsim: shore (shores)
Bu kelime, deniz veya göl kenarındaki kara parçasını ifade eder. Eski İngilizce scora kökünden evrilmiştir. Coğrafi ve edebi anlatımlarda mekânsal sınır vurgusu taşır.
Eş Anlamlılar:
coast
Zıt Anlamlılar:
offshore

"shore" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
shore i. sahil
The second aspect is that Europe has many ports, many shores and many coasts.
İkinci husus ise Avrupa'nın çok sayıda limana, çok sayıda kıyıya ve çok sayıda sahile sahip olmasıdır.

More Sentences
shore i. kıyı
Royal Navy's zone of duty ends 7 miles from the shore.
Kraliyet Donanması'nın görev bölgesi kıyıdan 7 mil açıkta sona ermektedir.

More Sentences
Genel
shore i. kıyı
Royal Navy's zone of duty ends 7 miles from the shore.
Kraliyet Donanması'nın görev bölgesi kıyıdan 7 mil açıkta sona ermektedir.

More Sentences
shore i. kara
Shore leave has been canceled.
Kara izinleri iptal edildi.

More Sentences
shore i. sahil
The second aspect is that Europe has many ports, many shores and many coasts.
İkinci husus ise Avrupa'nın çok sayıda limana, çok sayıda kıyıya ve çok sayıda sahile sahip olmasıdır.

More Sentences
Denizcilik
shore i. sahil
The second aspect is that Europe has many ports, many shores and many coasts.
İkinci husus ise Avrupa'nın çok sayıda limana, çok sayıda kıyıya ve çok sayıda sahile sahip olmasıdır.

More Sentences
Genel
shore i. destek
shore i. dayanak
shore i. payanda
shore i. kırak
shore i. deniz kenarı
shore i. hudutsuz
shore i. yalı
shore i. yaka
shore i. kenar
shore i. deniz kıyısı
shore i. deniz kıyısı
shore i. hudut
shore i. sınır
shore i. bir sınırın bağlı olduğu ülke
shore i. bir sınırın bağlı olduğu bölge
shore f. destek olmak
shore f. payanda vurmak
shore f. desteklemek
shore f. kanıtlamak
shore f. kıyıya çıkarmak
shore f. karaya ayak bastırmak
shore f. sınırını belirlemek
shore f. tehdit etmek
shore f. gözdağı vermek
shore f. sunmak
shore f. teklif etmek
shore f. önermek
shore s. kıyıya ait
shore s. kıyı ile ilgili
shore s. kıyıda yer alan
shore s. sahile ait
shore s. sahil ile ilgili
shore s. sahilde bulunan
Teknik
shore f. kuvvetlendirmek
shore f. payandayla dengelemek
shore f. takviye etmek
Demiryolu
shore i. destek
Denizcilik
shore i. destek
shore i. dayak
shore i. payanda

"shore" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
shore protection i. sahil koruma
the opposite shore i. karşı yaka
native shore i. vatan
shore lark i. kulaklı toygar
shore excursions i. kıyı gezintileri
shore line i. sahil hattı
shore protection i. kıyı koruma
shore effect i. kıyı etkisi
bosphorus shore i. boğaz kıyısı
long-shore current i. kıyı akıntısı
shore patrol i. kıyı devriyesi
north shore i. kuzey kıyısı
south shore i. güney kıyısı
opposite shore i. karşı kıyı
shore boulder i. kıyıya sürüklenmiş kaya parçası
shore leave i. karada geçirilen süre
shore [dialect] i. drenaj çukuru
shore [dialect] i. ağzı açık kanalizasyon
shore leave i. karaya çıkma izni
shore party i. kıyı devriye üyesi
shore boulder i. kıyı kenarında duran kaya parçası
lake shore i. göl kıyısı
lake shore i. göl kenarı
be washed up onto a shore f. karaya vurmak
shore up f. destek vurmak
shore up f. desteklemek (fiyatları)
shore up f. bir tarafına destek koymak (bir şeyin çökmesini önlemek için)
shore up f. payanda vurmak
sail from the shore f. kıyıdan açılmak
walk the shore f. sahili dolaşmak
(waves) lap up against the shore softly f. (dalgalar) kıyıya hafif hafif vurmak
swim to shore f. kıyıya yüzmek
off shore s. kıyıdan uzak
off shore s. sahilden biraz uzakta
ship-to-shore s. gemiden karaya
shore-dwelling s. kıyı şeridinde yaşayan
shore-dwelling s. kıyıda yaşayan
off shore zf. açığında
in shore zf. kıyıya yakın
off-shore zf. açıkta
along the shore zf. sahil boyunca
by the lake shore zf. göl kıyısında
on the lake shore zf. göl kıyısında
along the shore zf. kıyı boyunca
on shore zf. sahil yakınında
on shore zf. ülke içinde
on shore zf. yurt içinden
sp (shore patrol) kısalt. kıyı devriye görevlisi
sp (shore patrol) kısalt. kıyı devriye memuru
Konuşma Dili
a thousand miles off shore expr. kıyının bin mil açığı
Deyim
shore up the votes f. oyları toplamak
spend like a sailor (on shore leave) f. yarınını düşünmeden para harcamak
spend like a sailor (on shore leave) f. parayı sağa sola saçmak
spend like a sailor (on shore leave) f. müsrifçe para harcamak
spend like a sailor (on shore leave) f. sorumsuzca/dikkatsizce para harcamak
spend like a sailor (on shore leave) f. çok fazla para harcamak
spend like a sailor (on shore leave) f. har vurup harman savurmak
spend like a sailor (on shore leave) f. parayı çarçur etmek
spend like a sailor (on shore leave) f. su gibi para harcamak
Ticaret/Ekonomi
off-shore banking i. kıyı bankacılığı
off-shore banking i. kıyı ötesi bankacılığı
off-shore banking i. off-shore bankacılığı
ship-to-shore crane i. konteynır vinci
ship-to-shore gantry crane i. konteynır vinci
off-shore industry i. kıyıların ötesindeki endüstri
Siyasal
off-shore financial center i. yurt dışında bulunan finans merkezleri
Turizm
shore edge line i. kıyı kenar çizgisi
shore excursion agent i. liman turu düzenleyen acenta
shore excursion i. liman turu
shore excursions i. seyahat gemilerindeki yolcular için uğranılacak limanlarda düzenlenen kısa geziler
Teknik
shore formation i. göl tortusu
horizontal shore i. yatay payanda
long shore i. kıyıya pareler akım
ship to shore communication i. kıyı gemi arası iletişim
shore connection i. destek bağlantısı
shore hardness i. shore sertliği
shore based radar i. kıyı radarı
sea shore i. deniz kıyısı
shore effect i. sahil etkisi
shore erosion i. kıyı erozyonu
shore formation i. kıyı formasyonu
flying shore i. uçardestek
off-shore boring i. deniz sondajı
horizontal shore i. yatay destek
shore guys i. sahil gergi halatları
off-shore platform i. kıyıdan uzak platform
shore hardness test i. shore sertlik deneyi
shore scleroscope i. shore sertlikölçeri
off-shore petroleum platform i. açık deniz petrol platformu
off-shore petroleum platform i. kıyıdan uzak petrol platformu
shore up f. desteklemek
adjustable shore s. ayarlı destek
Bilişim
ship-to-shore communication i. gemiden karayı arama
Telekom
ship-to-shore communication i. gemiden karaya iletişim
İnşaat
shore hardness tester i. destekli sertlik test cihazı
concrete shore i. beton takoz
dead shore needle i. dayak kirişi
dead shore i. destek ayak
raking shore i. eğik destek
raking shore i. payanda iksa
raking shore needle i. payanda kiriş
shore line i. kıyı kenar çizgisi
shore d hardness i. shore d sertliği
Trafik
shore protection i. kardökon
shore protection i. sahil tahkimatı
shore edge line i. kıyı kenar çizgisi
Denizcilik
shore protection works against erosion i. erozyona karşı kıyı koruma çalışmaları
lee shore i. rüzgar altındaki kıyı
shore protection facilities i. kıyı koruma tesisleri
shore station i. sahil istasyonu
shore fog i. kıyı sisi
shore patrol i. sahil devriyesi
shore platform i. kıyı platformu
shore protection works i. kıyı koruma çalışmaları
shore duty i. sahil görevi
rocky shore i. kayalık kıyı
shore protection works against storm surge and waves i. fırtına kabarması ve dalgalara karşı kıyı koruma çalışmaları
shore bird i. sahil kuşu
gmdss shore based maintenance certificate i. küresel deniz tehlike ve emniyet sistemi kıyıda bakım sertifikası
shore pass i. (uğranılan limanda) gemi personeline verilen dolaşma izni
shore pass i. karaya ayak basma belgesi
table shore i. alçak kıyı
lie along the shore f. kıyı boyunca uzanmak
off shore s. açıkta
off-shore s. açık deniz
off shore s. sahilden açılmış
ship-to-shore s. gemiden kıyıya/sahile
Medikal
off-shore nursing i. kıyıların ötesindeki hemşirelik
Mutfak
shore crab i. yengeç
shore crab i. çingene yengeç
shore dinner i. deniz ürünlerinden oluşan akşam yemeği
Deniz Biyolojisi
shore clingfish i. ördek balığı
shore seine i. ığrıp
shore clingfish i. yapışkan balığı
shore rockling i. gelincik balığı
shore rockling i. gelincik
Zooloji
shore lark i. kulaklı toygar
shore bird i. sahil kuşu
shore crab i. güney avustralya'ya özgü bir yengeç
shore crab i. bir kıyı yengeci türü
shore crab i. libinia cinsi bir örümcek yengeci
shore crab i. kuzey amerika'nın batı kıyısına özgü bir yengeç
Botanik
shore pine i. kontorta çamı
shore arrowgrass i. sığ su veya bataklıkta yetişen püsküllü çok yıllık bir bitki
shore pine i. kıyı çamı
shore pine i. çarpık çam
shore pine i. sahil çamı
Çevre
shore terrace i. sahil terası
near shore current i. kıyı açığı akıntısı
Coğrafya
cliffed shore i. falez kıyı