mess - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

mess

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "mess" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 39 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
mess n. karışıklık
mess n. karmakarışıklık
mess n. dağınıklık
General
mess v. altüst etmek
mess v. karışmak
mess v. pisletmek
mess v. bozmak
mess v. karışık yemek
mess v. karıştırmak
mess v. kirletmek
mess n. bozukluk
mess n. pasaklı
mess n. asker sofrası
mess n. kirlilik
mess n. karavana
mess n. düzensizlik
mess n. pislik
mess n. çorba
mess n. güç durum
mess n. karmakarışıklık
mess n. karışık şey
mess n. kirli
mess n. karışık durum
mess n. yemekhane
mess n. keşmekeş
mess adj. intizamsız
mess adj. darmaduman
Colloquial
mess karmaşa
mess askeri kantin
mess askeri yemekhane
mess bulaşmak
Slang
mess herze
Automotive
mess zor durum
mess bela
Marine
mess manga
mess yemek vermek
Military
mess yemekhane
mess yemek yemek
mess askeri gazino

Sens de "mess" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 207 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
mess around v. oyalanmak
mess with v. dalaşmak
mess with v. bulaşmak
General
mess with v. müdahale etmek (başkasının işine)
turn into an unresolved mess v. yılan hikayesine dönmek
make a mess of v. pisletmek
mess up v. altüst etmek
mess up v. becermek
mess up v. ahıra çevirmek
make a mess of v. allak bullak etmek
mess up v. yüzüne gözüne bulaştırmak
mess (something) up v. içine etmek
mess together v. karavanadan yemek
mess up v. alan talan etmek
mess something up v. bir yeri dağıtmak
mess (something) up v. ağzına sıçmak
make a mess of v. yüzüne gözüne bulaştırmak
mess up v. ırgat pazarına döndürmek
mess something about v. karıştırmak
mess up v. işi berbat etmek
turn into an unresolved mess v. yılan hikayesine döndürmek
turn into a mess v. arapsaçına dönmek
mess things up v. berbat etmek
mess up v. sıçmak
mess up v. darmadağın etmek
turn into a mess v. allak bullak olmak
be a complete mess v. yangın yerine dönmek
mess around v. dalgasına bakmak
mess up v. karmakarışık etmek
mess with v. uğraşmak
mess up v. karıştırmak
make a mess of v. çorbaya döndürmek
mess up v. işleri berbat etmek
be in a mess v. karmakarışık olmak
mess something up v. bir şeyi bozmak
make a mess of v. berbat etmek
become a mess v. çorbaya dönmek
mess with v. bulaşmak
mess around with v. uğraşmak
be in a mess v. altüst olmak
mess with v. karışmak
mess one's clothes v. altına kaçırmak
mess with v. alay etmek
make a mess of v. dağıtmak
make a mess v. allak bullak etmek
mess up v. berbat etmek
make a mess of v. paçavrasını çıkarmak
mess around with women v. fındık kırmak
make a mess of v. başını gözünü yarmak
mess with v. birine takılmak (şaka)
mess up v. ortalığı dağıtmak
mess up v. bozmak
mess up v. kirletmek
make a mess of v. paçavraya çevirmek
make a mess of v. çorba etmek
mess with v. oynamak
mess around with v. düşüp kalmak
mess about with v. düşüp kalmak
mess about v. oyalanmak
clear up the mess v. pisliği temizlemek
clear up the mess v. karışıklığı temizlemek
house is (such) a mess v. evi bok götürmek
mess up v. mahvetmek
make a mess v. ortalığı batırmak
turn into a mess v. berbat bir hal almak
be a mess v. berbat bir hal almak
become a mess v. berbat bir hal almak
mess hall n. yemek salonu
a complete mess n. yangın yerine dönmüş
mess-deck n. manga
mess-tin n. karavana
mess hall n. zabitan odası
officer´s mess n. zabitan odası
mess deck adj. yemek salonlarının yerleştirildiği güverte
in a mess adv. karmakarışık
in a mess adv. çorba gibi
in a terrible mess adv. korkunç bir karmaşa içinde
Phrasals
mess someone over birine kötü davranmak/zarar vermek/kötülük etmek
mess with dalaşmak
mess around with someone biriyle uğraşmak
Colloquial
in a mess karman çorman
in a mess düzensiz
in a mess darmadağınık
in a mess karışık
mess up berbat etmek
mess up bozmak
mess up içine etmek
mess up perişan etmek
a mess of (something) bir dolu/sürü
what a mess! buranın hali ne?
what a mess bu ne dağınıklık
mess about oynayıp durmak
mess with a bull you get the horns boğaya bulaşırsan boynuzu yersin
mess hall askeri kantin
mess hall askeri yemekhane
mess deck askeri kantin
mess deck askeri yemekhane
Idioms
get into a mess başına dert açmak
get into a mess başı derde girmek
get into a mess başı belaya girmek
mess up çorba etmek
mess up berbat etmek
mess up içine etmek
mess up eline yüzüne bulaştırmak
mess-up piç etmek
mess-up içine sıçmak
mess-up içine etmek
make a mess of çorba etmek
make a mess of karman çorman etmek
make a mess of yüzüne gözüne bulaştırmak
make a mess of eline yüzüne bulaştırmak
mess with a bull you get the horns çirkefe bulaşma üstüne sıçrar
mess something up -i berbat etmek
make a mess of something -i berbat etmek
mess someone's face up birinin suratını darmadağın etmek
mess someone's face up birinin suratını dağıtmak
get out of a mess sıkıntıdan/sorundan/karmaşadan kurtulmak
for a mess of pottage üç kuruş için/çer çöp için
mess around with somebody başkasıyla takılmak/yatmak
mess around with somebody biriyle dalga geçmek
get something into a mess berbat etmek
get something into a mess bir şeyin içine etmek
get something into a mess arap saçına çevirmek
get something into a mess karman çorman/düzensiz/başa çıkılamaz hale getirmek
get something into a mess içinden çıkılmaz hale sokmak
whole mess of someone or something sürüsüne bereket
whole mess of someone or something bir sürü
mess with dalaşmak
make a mess ortalığı batırmak
mess around ağırdan almak
Speaking
what a mess ne karmaşa
how do i get out of this mess gel de işin içinden çık
how do we get out of this mess gel de işin içinden çık
house is (such) a mess evi bok götürüyor
don't mess up your room odanı dağıtma
you look a mess berbat görünüyorsun
you look like a mess berbat görünüyorsun
don’t mess with my business işime burnunu sokma
i'm sorry about the mess dağınıklık için özür dilerim
don't mess with me benimle uğraşma
don't mess with me bana bulaşma
who did this mess? bu karışıklığa kim neden oldu?
who did this mess? bu karışıklığı kim yaptı?
who caused this mess? bu karışıklığa kim neden oldu?
excuse the mess dağınıklık için beni affedin
excuse me for the mess dağınıklık için özür dilerim
excuse me for the mess dağınıklık için beni affedin
excuse the mess dağınıklık için özür dilerim
i'm such a mess darmadağın haldeyim
if you mess with one person you will have the whole family after you içlerinden birine dalaşırsan tüm aile peşine düşer
don't mess up my room odamı dağıtma
sorry for the mess dağınıklık için kusura bakmayın
sorry for the mess dağınıklık için kusuruma bakmayın
sorry for the mess ortalık dağınık kusura bakmayın
sorry for the mess dağınıklığımın kusuruna bakmayın
don't mess your hair up saçın bozulmasın
don't mess this up bunu berbat etmeyin
who is responsible for this mess? bu karışıklığın sorumlusu kim?
Slang
mess (something) up v. piç etmek
mess around v. boş yapmak
mess up içine etmek
mess up eline yüzüne bulaştırmak
mess up berbat etmek
a hell of a mess bombok bir durum
a mell of a hess (a hell of a mess) bombok bir durum
don't mess with me bana bulaşma
mess around amaçsızca takılmak
mess around dalgasına bakmak
mess something up bir şeyin içine etmek
mess up mundar etmek
don't mess with her ona bulaşma
don't mess with him ona bulaşma
mess around goy goy yapmak
Technical
mess kit sefertası
Military
officers' mess gazino
mess dinner veda yemeği
mess jacket ziyafet ceketi
mess kit yemek takımı
mess gear yemek takımı
mess call yemek borusu
mess dress tören kıyafeti
mess hall yemekhane
mess orderly mutfak görevlisi
mess attendant mutfak görevlisi
transient field ration mess misafir personel sahra tabldotu
field mess sahra yemekhanesi
mess kit sefertası
field ration mess sahra rasyon mutfağı
mess gear sefer tası
mess tin sefer tası
mess kit sefer tası
mess account tabldot hesabı
open mess subay gazinosu
officer's mess subay tabldotu
mess council tabldot heyeti
crew mess erat salonu
mess officer iaşe subayı
chief’s mess kıdemli astsubay salonu
mess call karavana borusu
unit mess birlik tabldotu
unit mess birlik yemekhanesi
military mess askeri gazino
mess tent yemek çadırı
mess tent yemekhane çadırı
officer's mess yemekhane
mess sergeant karavana çavuşu
officers' mess subay yemekhanesi