kaypak - Türkçe İngilizce Sözlük

kaypak

"kaypak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kaypak shifty s.
He had a shifty look in his eyes.
Adamın gözlerinde kaypak bir bakış vardı.

More Sentences
kaypak fickle s.
Like many other journalists, he can be fickle.
Tıpkı pek çok diğer gazeteci gibi o da kaypak olabiliyor.

More Sentences
kaypak slippery s.
Everybody thinks that he is a slippery co-worker.
Herkes onun kaypak bir iş arkadaşı olduğunu düşünüyor.

More Sentences
kaypak elusive s.
kaypak unctuous s.
kaypak slippy s.
kaypak unstable s.
kaypak greasy s.
kaypak lubricous s.
kaypak unreliable s.
kaypak sleek s.
kaypak makeshift s.
kaypak makeshifty s.
kaypak wriggly s.
kaypak moonish s.
kaypak glibbery [dialect] s.
kaypak sleek s.
Konuşma Dili
kaypak a nasty piece (or bit) of work i.
kaypak hunker-slider i.
kaypak full of it s.
kaypak bent as a nine bob note expr.
Kimya
kaypak unctuous s.
Argo
kaypak flake i.
kaypak skate [westcountry] i.
İngiliz Argosu
kaypak shonky s.

"kaypak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kaypak şey eel i.
kaypak kimse makeshift [obsolete] i.
hilekar, acımasız ve kaypak kimse ruffian i.
kaypak kimse fly-by-night i.
(iş anlaşmalarında) kaypak fly-by-night s.
Konuşma Dili
kaypak kimse hog on ice [us] i.
sözüne güvenilmez ve kaypak flaky s.
Deyim
kaypak olmak be as slippery as an eel f.
kaypak olmak be wishy-washy f.
kaypak ve dürüst olmayan slippery as an eel s.
kaypak ve dürüst olmayan as slippery as an eel expr.
Argo
kaypak kimse pullet i.