greasy - Türkçe İngilizce Sözlük

greasy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

greasy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yağlı, kaygan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɡriːzi/ – BrE /ˈɡriːzi/)
Terim Türü:
Sıfat
Yağla kaplı olma hâlini veya mecazda güven vermeyen, sinsi tavrı tanımlayan sözcüktür; fiziksel özellikten ahlaki yargıya uzanan bir anlam alanı taşır. Grease kökünden gelişen bu sıfat, kayganlığın olumsuz algısını nitelik hâline getirir.
Eş Anlamlılar:
oily, slick
Zıt Anlamlılar:
clean

"greasy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
greasy s. kaygan
The pavement was greasy due to the snow.
Kar nedeniyle kaldırımlar kaygan hale gelmişti.

More Sentences
greasy s. yağcı
He can be very greasy if he needs to convince people.
İnsanları ikna etmesi gerekiyorsa çok yağcı biri olabilir.

More Sentences
greasy s. yağlı
All the tools in the box were greasy.
Kutudaki tüm aletler yağlıydı.

More Sentences
Teknik
greasy s. yağlı
All the tools in the box were greasy.
Kutudaki tüm aletler yağlıydı.

More Sentences
Genel
greasy i. taşrada bir grup erkeğe yemek pişiren aşçı
greasy s. kaypak
greasy s. yapışkan
greasy s. ele avuca sığmaz
greasy s. yağlanmış
greasy s. gresli
greasy s. alışılmadık miktarda yağ içeren
greasy s. yavaş kuruyan (kağıt hamuru)
Teknik
greasy s. gresli
greasy s. gres dolu
greasy s. yıkanmamış
Denizcilik
greasy s. bulutlu
greasy s. fırtına tehlikesi gösteren
greasy s. fırtınalı
Medikal
greasy s. yağımsı
Veterinerlik
greasy s. topuk eklemlerinde inflamasyon olan (at)
Tarım
greasy i. kırkma makinesi
Meteoroloji
greasy i. bulanık gökyüzü
Argo
greasy s. (birine yapılan) yanlış/yamuk

"greasy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
greasy spoon i. yağlı kaşık
greasy hair i. yağlı saç
greasy food i. yağlı yemek
greasy spoon i. genelde kızartma menüsü sunan küçük ve ucuz restoran
greasy [obsolete] s. müstehcen (dil)
greasy [obsolete] s. ahlaksız (dil)
Deyim
the greasy pole [uk/australia] i. yükselmeye giden meşakkatli/zor yol
the greasy pole i. başarıya giden zorlu yol
the greasy pole [uk/australia] i. başarıya giden zorlu yol
the greasy pole i. kariyerinin zorlu basamakları
the greasy pole [uk/australia] i. meşakkatli yol
the greasy pole [uk/australia] i. ilerlemenin/yükselmenin zorlu yolu/tırmanışı
a greasy spoon i. ucuz ve kötü kafe/restoran
a greasy spoon i. küçük, ucuz ve çirkin kafe
a greasy spoon i. genelde kızartma menüsü sunan küçük ve ucuz restoran
the greasy pole expr. terfi
Teknik
greasy wool i. yağıltılı kapak
greasy wool i. kirli yün
Mekanik
non-greasy s. yağlı olmayan
Tekstil
greasy wool i. kirli yün
greasy wool i. yağıltılı yapak
Veterinerlik
greasy heel i. bukağılık deri yangısı
Mutfak
the food is very greasy expr. yemek çok yağlı
Argo
greasy spoon i. küçük ve ucuz restoran
greasy hair i. yağlı saç
İngiliz Argosu
greasy spoon i. ucuz kafe