elusive - Türkçe İngilizce Sözlük

elusive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

elusive — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ɪˈluːsɪv/ – BrE /ɪˈluːsɪv/)
Terim Türü:
Sıfat
Fiziksel olarak yakalanması zor olanı; zihinsel olarak da “tam tanımlanamayan, kaçamak” niteliği tanımlamaktadır. Latince eludere (“oynayarak atlatmak, savuşturmak”) kökünden gelir; kökteki “atlatma” fikri, modern dilde hem av–kaçış dinamiğine hem de kavramsal belirsizliğe aynı anda uygulanır.
Eş Anlamlılar:
evasive, hard-to-grasp
Zıt Anlamlılar:
tangible, straightforward

"elusive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
elusive s. anlaşılmaz
Tom is elusive.
Tom anlaşılmazdır.

More Sentences
elusive s. anlaşılması zor
There was always an elusive quality to her stories.
Hikayelerinde her zaman anlaşılması zor bir nitelik vardı.

More Sentences
elusive s. bulunması zor
Platypus is such an elusive creature; we would be lucky to spot one.
Ornitorenk bulunması öyle zor bir yaratıktır ki, bir tanesini görebilsek şanslı sayılırız.

More Sentences
elusive s. zor elde edilen
Sales were high, yet profitability remained elusive.
Satışlar yüksekti, ancak kâr elde etmek zordu.

More Sentences
elusive s. tarifi zor
elusive s. ele geçmez
elusive s. güvenilmez
elusive s. tutulmaz
elusive s. çabucak geçen
elusive s. akla gelmeyen
elusive s. kaypak
elusive s. bulunmaz
elusive s. kaçamaklı
elusive s. yakalanması zor
elusive s. tarif edilmesi zor
elusive s. ifade edilmesi güç
elusive s. tanımlanması zor
elusive s. yalnızlığı tercih eden
elusive s. münzevi yaşayan
elusive s. tek başına yaşayan
elusive s. hatırlaması güç olan
elusive s. belirsiz
elusive s. ele avuca sığmaz