slippery - Türkçe İngilizce Sözlük

slippery

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slippery — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kaygan, güvenilmez
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈslɪpəri/ – BrE /ˈslɪpəri/)
Terim Türü:
Sıfat: slippery
Bu sıfat, tutunması zor yüzeyi ya da kaçamak davranışı betimler. Slip kökünden türemiştir. Fiziksel ve ahlaki bağlamlarda çift anlam taşır.
Eş Anlamlılar:
slick
Zıt Anlamlılar:
secure

"slippery" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
slippery s. kaygan
Watch out! The road is slippery.
Dikkat et! Yol kaygan.

More Sentences
Genel
slippery s. kaypak
Everybody thinks that he is a slippery co-worker.
Herkes onun kaypak bir iş arkadaşı olduğunu düşünüyor.

More Sentences
slippery s. kaygan
Watch out! The road is slippery.
Dikkat et! Yol kaygan.

More Sentences
slippery s. belirsiz
His ideas sounded quite slippery to me.
Fikirleri bana oldukça belirsiz geldi.

More Sentences
Teknik
slippery s. kaygan
Watch out! The road is slippery.
Dikkat et! Yol kaygan.

More Sentences
Otomotiv
slippery s. kaygan
Watch out! The road is slippery.
Dikkat et! Yol kaygan.

More Sentences
Genel
slippery s. hilebaz
slippery s. akılda kalıcı olmayan
slippery s. kayan
slippery s. hilekar
slippery s. kayağan
slippery s. zor anlaşılır
slippery s. yalız
slippery s. yalçın
slippery s. hatırlanması zor
slippery s. güvenilmez
slippery s. hiç sağlam olmayan (durum)
slippery s. sabit olmayan
slippery s. değişken
slippery s. muğlak
slippery s. bir öyle bir böyle
slippery s. çok anlamlı
slippery s. iki anlamlı
slippery s. anlam karmaşası yaratan
slippery s. ahlaksız
slippery s. düzenbaz
slippery s. üçkağıtçı
slippery s. dalavereci

"slippery" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slippery surface i. kaygan yüzey
slippery road i. kaygan yol
slippery customer i. kurnaz ve güvenilmez müşteri
slippery ground i. kaygan zemin
slippery fish i. poşet dosya
slippery slope i. belirli olaylara dayalı tartışma
get slippery f. kayganlaşmak
become slippery f. kayganlaşmak
on the slippery road zf. kaygan yolda
Konuşma Dili
slippery dip [australia] i. uzun kaydırak
Deyim
slippery hill i. kaygan zemin
slippery slope i. riskli durum
slippery hill i. riskli durum
slippery slope i. kaygan zemin
a slippery slope i. hiç sağlam olmayan bir durum
a slippery slope i. riskli bir durum
a slippery slope i. yaş tahta
a slippery slope i. problem yaratabilecek bir durum
a slippery slope i. kaygan zemin
a slippery slope i. başarısızlığa/sıkıntıya neden olabilecek bir durum
be as slippery as an eel f. sağlam ayakkabı olmamak
be as slippery as an eel f. gündüz külahlı gece silahlı olmak
be as slippery as an eel f. kaypak olmak
be as slippery as an eel f. dönek olmak
slippery as an eel s. gündüz külahlı gece silahlı
slippery as an eel s. kaypak ve dürüst olmayan
as slippery as an eel expr. gündüz külahlı gece silahlı
as slippery as an eel expr. kaypak ve dürüst olmayan
on a slippery slope expr. hiç sağlam olmayan bir durumda/duruma
on a slippery slope expr. riskli bir durumda/duruma
Trafik
slippery road i. kaygan yol
slippery when wet i. yağışta kaygan satıh
slippery when wet expr. yağışta kaygan zemin
Deniz Biyolojisi
slippery dick (halichoeres bivittatus) i. batı atlantik'in sığ ve tropikal sularına özgü bir lapina
Botanik
slippery elm i. kaygan karaağaç
slippery elm i. amerika'nın kuzeyinde yetişen bir tür karaağaç
slippery elm i. kırmızı karaağaç
slippery elm i. birleşik devletler'in güneybatısına özgü bir ağaç cinsi
Ormancılık
slippery elm i. kırmızı karaağaç odunu
slippery elm i. kırmızı karaağaç kabuğu
Coğrafya
slippery rock i. pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri
Star Wars
slippery slopes cantina i. kaygan bayır kantinası