defy - Türkçe İngilizce Sözlük

defy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

defy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
meydan okumak, karşı gelmek, hiçe saymak
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈfaɪ/ – BrE /dɪˈfaɪ/)
Terim Türü:
Fiil: defy (defies – defied – defying)
Bir otoriteye, kurala veya beklentiye bilinçli şekilde karşı durmayı tanımlamaktadır; “defy gravity” gibi kullanımlarla imkânsızı zorlamak tonunu da taşır. Eski Fransızca defier (“meydan okumak, sadakati reddetmek”) kelimesinden İngilizceye geçmiştir; kökteki “bağlılığı koparma” fikri modern kullanımda inatçı karşı koyuşa dönüşmüştür.
Eş Anlamlılar:
resist, challenge
Zıt Anlamlılar:
obey, comply

"defy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
defy f. karşı gelmek
How dare you defy your teachers?
Ne cüretle öğretmenlerine karşı gelirsin?

More Sentences
defy f. meydan okumak
I am not suggesting that direct intervention in the country which defied the Red Army is either appropriate or feasible.
Kızıl Ordu'ya meydan okuyan bir ülkeye doğrudan müdahalenin uygun ya da uygulanabilir olduğunu öne sürmüyorum.

More Sentences
defy f. alnını karışlamak
defy f. dayanmak
defy f. kafa tutmak
defy f. gücünü aşmak
defy f. karşılaşmaya davet etmek
defy f. küçümsemek
defy f. karşı koymak
defy f. kışkırtmak
defy f. dikelmek
defy f. mukavemet etmek
defy f. başkaldırmak
defy f. baş kaldırmak
defy f. diklenmek
defy f. hiçe saymak

"defy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
defy somebody f. efelenmek
defy the years f. yıllara meydan okumak
defy the ban f. yasağa karşı gelmek
defy the ban f. yasağı protesto etmek
defy time f. zamana meydan okumak
defy order f. emre karşı gelmek
defy orders f. emirlere karşı gelmek
defy description f. tarif edilememek
defy description f. anlatması/betimlemesi (çok) zor olmak
defy easy explanation f. açıklaması zor olmak
defy the system f. düzene meydan okumak/baş kaldırmak
defy logic f. mantığa karşı gelmek
defy logic f. mantıksız olmak
Deyim
defy belief f. inanması zor olmak
defy belief f. inanılır gibi olmamak
Konuşma
I defy you to do so expr. yap da göreyim
Hukuk
defy the curfew f. sokağa çıkma yasağını ihlal etmek
defy the curfew f. sokağa çıkma yasağını çiğnemek