| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | rebel i. | isyancı | ||
|
The governmental agreement therefore needs to be linked to an agreement with the rebels. Bu nedenle hükûmet anlaşmasının isyancılarla yapılacak bir anlaşmayla bağlantılı olması gerekmektedir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | rebel i. | asi | ||
|
Social democracy was a rebel child of modern capitalism. Sosyal demokrasi modern kapitalizmin asi çocuğuydu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | rebel f. | ayaklanmak | ||
| Yaygın Kullanım | rebel f. | başkaldırmak | ||
| Genel | ||||
| Genel | rebel i. | isyankar | ||
|
The rebel vein of art should be searched there. Sanatın isyankar damarı orada aranmalı. More Sentences |
||||
| Genel | rebel i. | asi | ||
|
Social democracy was a rebel child of modern capitalism. Sosyal demokrasi modern kapitalizmin asi çocuğuydu. More Sentences |
||||
| Genel | rebel f. | isyan etmek | ||
|
The other family members either accept this situation or feel oppressed and rebel. Diğer aile üyeleri ya bu durumu kabullenir ya da kendilerini baskı altında hissedip isyan ederler. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | rebel i. | asi | ||
|
Social democracy was a rebel child of modern capitalism. Sosyal demokrasi modern kapitalizmin asi çocuğuydu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | rebel i. | zorba | ||
| Genel | rebel i. | ayaklanma | ||
| Genel | rebel i. | şaki | ||
| Genel | rebel i. | ayaklanan kimse | ||
| Genel | rebel i. | başkaldıran kimse | ||
| Genel | rebel f. | asilik etmek | ||
| Genel | rebel f. | karşı gelmek | ||
| Genel | rebel f. | baş kaldırmak | ||
| Genel | rebel f. | isyan çıkarmak | ||
| Genel | rebel s. | serkeş | ||
| Genel | rebel s. | baş kaldıran | ||
| Genel | rebel s. | ayaklanan | ||
| Genel | rebel s. | başkaldıran | ||
| Tarih | ||||
| Tarih | rebel i. | (amerikan iç savaşında) konfederasyon askeri | ||