| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | hearse i. | cenaze arabası | ||
|
A large black hearse was waiting in the front of the church. Kilisenin önünde büyük siyah bir cenaze arabası bekliyordu. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | hearse i. | cenaze arabası | ||
|
A large black hearse was waiting in the front of the church. Kilisenin önünde büyük siyah bir cenaze arabası bekliyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | hearse i. | tabut mesnedi | ||
| Genel | hearse f. | cenazeyi kaldırmak | ||
| Genel | hearse f. | kefenlemek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | hearse i. | üçgen mumluk | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | hearse i. | iki yaşındaki dişi geyik | ||
| Dini | ||||
| Dini | hearse i. | katoliklerin paskalya'dan önceki haftanın son üç gününde yapılan ayinlerde kullandığı üçgen mumluk | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | hearse i. | mezar | ||
| Eski Kullanım | hearse i. | kabir | ||
| Eski Kullanım | hearse i. | anıt | ||
| Eski Kullanım | hearse f. | tabuta yerleştirmek | ||
| Eski Kullanım | hearse f. | cenazeyi nakletmek | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | hearse [obsolete] i. | tabut sehpası |